Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '16

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
1642
 

Dr. House

Dr. House
 

Bir beyniniz var, onu kullanın.


Filmler insanların karakterlerine bir şeyler ekliyor. Bu dizi 2004-2012 yıllarında 8 sezon 177 bölüm olarak gösterildi. ABD’de, New York yakınlarında Princeton kentinde geçiyor. Jenerikte gösterilen yapı gerçekten var ama hastane değil. Bugünlerde Dr. House’un yapısı olarak ünlenmiş ve müze gibi geziliyor. Aslında hastane tümüyle bir stüdyo, o yapıyla ilgisi yok. Dizi stüdyolarda çekilmiş. İzlenmesinde yarar olan bir dizi. İnternette veya dizi film satıcılarında bulabilirsiniz.

Karakterler:

Hugh Laurie: Dr. Gregory House

Lisa Edelstein: Dr. Lisa Cuddy

Robert Sean Leonard: Dr. James Wilson

Omar Hashim Epps: Dr. Eric Foreman

Jennifer Morrison:Dr. Allison Cameron

Jesse Spencer: Dr. Robert Chase

Anne Dudek: Dr. Amber Volakis

Olivia Jane Wilde: Thirteen, Dr.

Kalpen Suresh Modi: Dr. Lawrence Kutner

Peter Jacobson: Dr. Chris Taub

Amber Tamblyn: Yalan söylemeyen doktor

Charlyne Yi: Uzak doğu kökenli doktor

Odette Anabelle: Dr. Jessica Adams

Altıncı sezondan sonra Hugh Laurie dizinin yönetmenliğini de yaptı. Dizi iki kez altın küre ve 42 TV ödülü kazandı. Yüzeysel olarak anlatırsam, bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. House, bir hastanede 4 kişilik bir ekiple birlikte çalışıyor. Görevleri hastalara tanı koymak. Bir hastalığı iyileştirebilmek için doğru tanı koymak gerekir. İşte onlar bu işi yapıyor ve görevleri her zaman zor. Her bölümde yeni bir şey öğreniyoruz ve Doktor olmak isteyenler varsa, onlar da doktorluk konusunda çok şey öğreneceklerdir.

Biraz detaya girersem, bu işi yaparken araya insan ilişkileri, kişisel sorunlar giriyor. Dr. House’un bir ayağı sakat ve bastonla yürüyebiliyor. Bacağından bir kas eksilmiş. Bunun verdiği acıyı dindirebilmek için sürekli vicodin adlı bir ilaç kullanıyor. İnsanları iyileştiriyor ama kendisi iyileşemiyor. Her başarılı insan gibi, iyi fakat ters bir adam. Sakatlığı yalnız bacağında iz bırakmamış, onu derinden yaralamış. Dr. House bir ateist. Hastalığı nedeniyle hiç kimseyi suçlamıyor ama bir yardım da beklemiyor. Yalnızca kendine güveniyor.

Kuşkusuz Dr. Gregory House karakteri ön planda. Ancak diğer karakterler de ondan aşağı kalmıyor. Dizinin ilk üç sezonunda kendisi ve 5 karakter Cameron (güzel doktor), Foreman (isyankâr siyah doktor), Chase (Avustralyalı doktor), Lisa Cuddy, (patron, yönetici doktor) ve arkadaşı cerrah Wilson, (1989 yapımı Ölü Ozanlar Derneği filminden tanıdığımız çocuk karakter) oynuyor, bir de her bölümde değişen hastalar ve onların yakınları. Dördüncü sezonda yeni karakterler katılıyor, 4 yeni oyuncu. Thirteen (Dr. House işe alacaklarını numaralamıştı ve onları numaralarıyla çağırmaktaydı ve onu işe aldıktan sonra adı öyle kaldı), önceki işinden mutlu olmayan bir estetik uzmanı doktor, bir Hintli doktor, Amber (Dr. House’un –bir nedenle- hep hayalini gördüğü çok önemli bir karakter). Hintli ve Thirteen bir bölümde diziden çıkıyor. Arada kısa süreli katılan birkaç kişi daha var (hiç yalan söyleyemeyen genç doktor). Son sezonda Cuddy yok, bir uzak doğulu genç kadın doktor katılıyor. Bu hareketler genellikle kişilerin başka dizilerden veya filmlerden aldıkları daha çekici teklifler nedeniyle oluyor. Tek veya bir-iki dizide rol alan oyuncuları da unutmamak lazım. Hem iyi oyunculardı, hem de içlerinde çok ünlü olanlar da vardı. Cuddy’nin annesi rolünde, 1970 yapımı “Mavi Askerler” (Soldier Blue) filmindeki rolünden tanıdığımız güzel oyuncu Candice Bergen’i yaşlanmış haliyle izledik. Prison Break’in başrol oyuncusu Wentworth Miller bir bölümde oynadı. CSI New York dizisinden tanıdığımız Sela Ward, birkaç bölümde House’ın eski karısı rolünde oynadı. Person of Interest dizisinden Dedektif Carter rolü ile tanıdığımız Taraji P. Henson bir bölümde oynadı.

Bunlardan başka tek olarak yine stüdyoda çekilen fakat dış sahne imiş gibi gösterilen bölümler (6. Sezon ilk iki bölümünde pencerenin dışında görünen ağaçlar ve bütün görüntü dev resimlerden oluşmuştu), iki tane de animasyon ağırlıklı bölüm var. Dış sahne görüntüsü veren bölüm çok az, bir-iki tane.

Birçok dizide olduğu gibi bu dizide de eğlenceli, komik, üzüntülü olaylar izledik. Beni hem güldürdü, hem de dizinin gerçekçiliğine bağlı olarak  birkaç bölümde ağlattı. Bir bebeğin ölümünü haber verirken ağızdan çıkan birkaç sözcük, “I am sorry…” Üzgünüm. Ya da iyi bir haber “Excellent…” Mükemmel!.

House patronuna aşık oldu. Önce karşılık göremeyen House daha sonra isteğine kavuştu, ancak kendini değiştiremediği, düzeltemediği için yeniden kaybetti ve başına büyük işler açtı.

Abartılı, gerçekte olmayacak bölümler ve durumlar da vardı. Örneğin destek üniteleri ile hayatta tutulan, nefes alamayan bir hastanın konuşabilmesi olanaksızdır, ama bu bir bölümde oldu. Duygusal bir sahneydi, abartılıydı.

Dr. House ve ekibi, bazen kendi özel yaşamlarını arka plana atmak pahasına bütün dizi boyunca hayat kurtarmaya çalıştılar. Bunun için daha çok Dr. House kuralları çiğnedi, hapse girmeyi göze alarak yasaları çiğnedi, bazen arkadaşlarını hiçe saydı. Hepsini hayat kurtarmak için yaptı. Dizi bize kaç bin türlü hastalıktan ölebileceğimizi gösterdi. Ancak dizide beni en çok etkileyen şey, fark ettirmeden neden yaşıyoruz sorusunun sorulmasıydı. Neden yaşıyoruz? Bu kadar ilaç, ameliyat, bakım, uğraşma sonucunda herkes ölecekse bütün bu çaba neden? Her zaman olduğu gibi bir yanıt yok. Belki diyorum bütün bu çabaya sebep, bir gün ölümsüzlük bulunur. Ama bu yine de neden yaşadığımız sorusunun yanıtı olamaz. Yapı itibarıyla zayıf karakterli insanlar –ki genellikle insanlar zayıf karakterlidir- hemen Allah’a sarılıyor. Cehenneme gitmeyi düşünmeksizin gideceği cennetin hayalini kuruyor. Gerçekte ise bu, ölüm olayını hafifletmek için üretilmiş bir fikirdir. Böylece ölüm kabullenilebilen bir olay olur. Bir doktorun kanserli hastasını tedavi edebilmek yerine acısını dindirmek için morfin vermesiyle eşdeğerdir.

Yaşıyoruz çünkü dünyaya geldik, o kadar. Günün birinde de geldiğimiz gibi gideceğiz. Başka bir yerden gelmedik, başka bir yere de gitmeyeceğiz. 

House gerçek hayatta da hayat kurtarmış.

http://www.hurriyet.com.tr/dr-house-gercek-dunyada-da-hayat-kurtardi-25756934

House’tan inciler:

Herkes yalan söyler.

Gerçek yalanla başlar.

Birine ihtiyaç duymanın ne demek olduğunu bilir misiniz?

Bir beyniniz var, onu kullanın.

Kişisel değil ama kimseden hoşlanmıyorum. Bu hoş bir şey. 

Eğer dindar insanları ikna edebilseydiniz, dindar kimse kalmazdı. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 316
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 18820
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Antakya 1955 Doğumluyum. O.D.T.Ü. Mimarlık Fakültesi 1982 Mezunuyum. O zamandan beri firmalarda m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster