Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '17

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
516
 

Dr. Tamer Çağdaş anısına

Dr. Tamer Çağdaş anısına
 

Tamer ÇAĞDAŞ


Değerli Tamer ÇAĞDAŞ ağabeye...
 
Yıllar önce Hasan TUNCER takdimiyle tanıştığım, giderek samimi olduğum geleneksel deyimle Isparta’dan Değerli Tamer ÇAĞDAŞ’IN vefatının hayata ve insanlara dair bana düşündürdükleri;
 
En çarpıcı şekilde hayatının sonuna kadar ‘kendini arayan adam’ kavramıyla ifade edebileceğim Değerli Tamer ÇAĞDAŞ, lise öğreniminden sonra Bahriye’ye başlayıp bitiren ama hiyerarşi ve disiplin bana göre değil diyerek, şerit değiştirip Mülkiye’yi okuyan, mülki idareye Kaymakam olarak geçen farklı bölgelerdeki ilçelerde görev yapan ama Harbiye kadar olmasa da yine hiyerarşi gerektiren mülki idarede kendine özgü tavırlarından kaynaklı Vali yardımcılığı sınırında kalan, mülki idarenin yoğunluğunu hafif bulduğundan Fransa’da değil (kent olarak aşık olduğu) PARİS’TE İdare hukuku doktorasını tamamlayan Tamer ÇAĞDAŞ, madem mülkiye okuyup idare hukuku doktorası yaptım eksik kalmasın deyip İst. Ünv. Hukuk Fakültesini de okuyup bitirerek, bir bütün hukukçu olur. AMA bütün bunlara rağmen en çok sevdiği ve bildiği konu edebiyattı… 
 
Kendisiyle tanıştığımda bütün birikimiyle Haliç Üniversitesinde Öğretim Üyesi olarak ders veren Değerli Tamer ÇAĞDAŞ Girişimcilik sunumu yapmam için kendi ders saatini benimle paylaşma hatırası kendisine dair önemli anımdır, sevgili Alper de o dersteki öğrencilerden biriydi.  
 
Taksim, Galata ve Etiler Sporcular parkı dendiğinde aklıma ilk gelecek olan değerli Tamer ÇAĞDAŞ’LA yıllar süren diyaloğumuzda kimi zaman grup kimi zaman ikili sohbetlerimizle gelişen dostluğumuzla davet ettiği tüm aktivitelere katılmamın oluşturduğu samimiyetle 2012 yılında bana Galata’da bir mekan tanıdım bir genç kadın işletiyor ve aktüel aktiviteler düşünüyor orada edebiyat sohbetleri yapalım dediğinde, ağabey gözlem, yorum, deneme yazarım ama edebiyatla pek ilgim yok dedim. Katılırsan edebiyata olan ilgini anlarsın deyince tabii ki kıramadım. Katılmaya başladığımda edebiyat sohbetlerini de sevdiğimi anladım ve çoğunluğuna katıldım. En unutulmazı da 2013 Gezi olayları döneminde avluda biber gazından gözlerimizin yandığı buluşmaydı, o şartlara rağmen 10 civarında insan unutulmaz buluşmayı paylaşmıştık…
 
Oluşan samimiyetimizle (aktüel içeriğin dışında kısmen özelimizi anılarımızı paylaştığımız ikili sohbetlerimiz den biri için) karlı bir kış akşamında Taksim Gezi pastanesinde buluştuk, sohbete başlarken birazdan ‘sahibim’ gelecek dediğinde o da kimdir? Diye sordum, espriyle tanıdığın biri, gelince görürsün deyince meraklandım, biraz sonra buz kesen o karlı gecede bile kendisini yalnız bırakmayan sadaket timsali (yolda kayarsa elinden tutarım hassasiyetliye gelen) Tülin hanım kapıda görününce içimden AŞK denilen duygu bu gece bile yanında olmakmış dedirtti… 
 
VE bu düşüncemi perçinleyen ‘Tülin bana Kumru’nun sadece bir anı olduğunu öğretendir’ sözleri kulaklarımda çınlıyor. 
 
Son kitabını ‘dostluğumuz sonuna kadar devam edecek’ ifadesiyle imzalayan Tamer ağabeyin cenazesine yine Edebiyatçı - Yazar (bir gönül dostumun) imza günü daveti ve 30 yıldır görüşemediğim çocukluğumun en samimisiyle buluşmak için Ankara’da olduğumdan katılamadığım için çok üzülmüştüm AMA bundan kaynaklı ben onu hep Paris’te sanacağım…
 
Olgun başak eğilir misali, birikimi kadar saygılı, özgün sohbetleri dostluk dersleri olan tanıdığım en özgün kişilik olan (siyaset-edebiyat ve özel sohbetlerle 100 den buluştuğum) Tamer ağabey, unutamayacağım,  ruhun şad olsun, rahmetler diliyorum.
 
04.02.2017 - Kadri KANPAK
Abdülkadir Güler, Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadri Bey öncelikle selamlar, sevgiler. Sevgili Tamer Hoca ve değerli eşleri Tülin Hanım, naçizane, taşrada bir üniversite benim hocalarımdı. İdare Hukuku, Yerel Yönetimler, Anayasa Hukuku gibi dersleri beraber işlemiştik kendileriyle. Tamer Bey ne kadar şen şakrak, kahkahalı ve dışa dönük bir beyefendi ise Tülin Hanım da bir o kadar, naif, sessiz, oturaklı bir hanımefendiydi. Yazıda da belirttiğiniz gibi Tamer Hoca, 3 tane üniversite (Deniz Harp Okulu'nu, Siyasal'ı ve Hukuk fakültesini) bitirmiş, doktora yapmış, ülkenin gerçek aydınlarındandı. Mezuniyetimden yıllar sonra İstanbul Metrosunda tesadüf karşılaştığımızda beni, "Hür Demokratlar Derneği'ndeki" çarşamba toplantılarına davet etmişti. Olmadı ve geçen ay tesadüf gazetede ölüm ilanını okuyunca müessif oldum. Ne denir son söz olarak, ışıklar içinde uyusun. Sizlere de ayrıca bu yazı için teşekkür ederim. Saygılarımla.

Rıfat SOYDAN 
 27.02.2017 11:29
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ediyorum, Tülin hanımla görüşürsem iletirim, rahmetler diliyorum...   28.02.2017 3:38
 

Okudukça duygulandım. Hayat işte bir varsın bir yoksun!

Kerim Korkut 
 20.02.2017 13:46
Cevap :
Nede olsa son dönem buluşmalarımıza katıldığından şahsen tanığın bir canlıydı, gerçekten hayat bir var bir yok ve ben onu şimdiki yaşımda tanımıştım :(   21.02.2017 9:17
 

Başınız sağ olsun Kadri Bey, Güzel insanlar her nedense çabuk gidiyorlar. Dr.Tamer Bey'e Allah'tan rahmetle diliyorum. Sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Abdülkadir Güler 
 18.02.2017 15:09
Cevap :
Teşekkürler, sevgiler selamlar.  20.02.2017 11:31
 

Dostlara veda zordur, başınız sağ olsun... Allah'tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 18.02.2017 13:27
Cevap :
Teşekkürler, hayat gönül hoşluğuyla güzeldir...  20.02.2017 11:30
 
 
Toplam blog
: 611
Toplam yorum
: 2065
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1156
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster