Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
688
 

DTP ve Kürtler

DTP ve Kürtler
 

Şiddet ile mesafesini ayarlayamayan siyasi bir parti kapatıldı. Tek gerekçe şiddet unsuru olabilir parti kapatmaya yönelik.. Ancak kuruma değil şiddeti benimseyenlere savunanlara yasak getirilmesi daha doğru bir yöntem bence.

DTP 'nin kapatılmasında Ahmet Türk'e yasak getirilmesi savaş lobisini güçlendirmeye yönelik bir tercih. Emine Ayna için ise hiç şey söz konusu edilmemiş. Partiye kuruma değil, şiddeti ve ırklığı savunanlara yönelik yasal düzenlmeler yapılmış olmalı idi. Mecliste parti kapatmalara ilişkin düzenlemenin yapılmamış olması vekillerin ham hatası...

Mağdurların partisi diyebilirim DTP için; sadece etnik kökende mağdurların partisi olmak handikap olsa da.. Belki sadece bu yüzden herkesin bildiği DTP dengeleri gözetilerek bu faydasız kapatma kararı alınmamalıydı. Ancak böyle davranmasını beklediğimiz kurumsal yapı bilindiği gibi tarafsız değil..

Sokaklardan şimdi herkes kaygılı.. Bizim sokaklarımız hapishanelerimiz çok şeyler gördü.. Bu sureçte devlet büyüklüğünü gösterebilmeli devlet olabilmeli ilk kez.. Şiddet olaylarının üzerine abartısız gitmeli, tepkiler hızla sönecektir.

Kürtler yol ayrımına gelmiştir, şiddeti bir siyasal araç olarak gören zihniyetle ayrışmak elzemdir. Türkiye'de tüm ötekilerin Türklerin Kürtlerin birlikte sadece demokrasi mücadelesini öne çıkararak yürümeleri gereken barışı da içeren uzun bir yol vardır.. Bu halklar arasında güçlü dostluğun kurulmasına da aracılık edecek, şiddeti ve nefreti yok edecek bir yoldur.

Türkiye dünyada yenilenerek yerini alırken bu yolu tercih edenler "tarafsız hukuk"un hakim olması ve demokrasinin "demokrat zihniyet" temelinde gelişmesine aracılık edeceklerdir.

Bu süreçte DTP'liler kapatmaya rağmen diyaloğu, konuşmayı esas almalıdır. Şiddeti kınayan son eğilimlerini, çıkışlarını ısrarla, samimi olarak sürdürmelidirler. Barışı birlikte bu topraklarda başka türlü kazanamayız.

Ahmet Türk parti olarak yarın bir açıklama yapacaklarını belirtmiş ve daha önce aldıkları kararların arkasında olduklarını, o kararların aynen işleyeceğini kaydetmiş.

'Demokrasi ve barış mutlaka zafere ulaşacaktır. Ne kadar engellenirse engellensin barış ve demokrasi üstün gelecektir. Bu konuda endişem yok. Tabii ki böyle bir süreci yaşamak elbette ki insanlarda bir kırılma yaratır. Bu kırılmanın gerçekten çok daha yüksek noktaya taşınmaması için hepimiz bu süreci hassasiyetle izleyeceğiz. Sürecin hassasiyetini kavrıyoruz. Amacımız sorunun çözümüdür, başka da bir amacımız yok. Mücadelemiz bunun için devam edecek. Bunun için benim yasaklanmış olmam, Aysel Tuğluk'un yasaklanmış olması, 37 kişinin yasaklanmış olması siyasetin, demokratik mücadelenin biteceği anlamına da gelmez.' demiş..

Olumludur bu yaklaşım; ancak siyasette tehdit ve şiddet araç olarak görülmüyorsa.. Çünkü: "Siyasete karşı şiddeti körüklemek, sokak eylemlerinin destekçisi görünmek Öcalan'ın gölgesinde hareket etmek sadece sorumsuzluk değildir, artık açık bir demokrasi karşıtlığıdır."

Ayrıca Ahmet Türk yukarıdaki açıklamanın arkasından sine-i millet meselesindeki tavrın devam ettirilebileceğine ilişkin açıklama yapmış: 'Arkadaşlarımız tahmin ediyorum ki bu konudaki dilekçelerini Meclis'e ulaştıracaklardır'.

Bence meclisten çekilmek hatadır. Bağımsız olarak devam edilmelidir, demokratik açılım ve sivil anayasanın önemli zemini meclistir. Bu ülkede tüm sorunlar birbiriyle ilişkilidir ve sorunların ana kaynağı hala son günlerini yaşayan vesayetçi otoriter düzendir; otoriter zihniyettir.

Kürtler ne istediğine karar vermelidir.. Ya barış ve demokratikleşme için üzerlerine düşeni yapacaklardır, ya da ergenekon'un ekmeğine yağ süreceklerdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Durum son bir yılda o hale geldi ki Dtp'li kimileri belki de bilinçli olarak kapatılmayı istediler. bunu neden istediler diye sorunca bir kaç yanıt geliyor aklıma; ya, Öcalanın isteği demokratik siyaset kanalı olan partiyi kapattırmak olduğu için, ikinci olası neden, Dtp'li Öcalan karşıtlarının pkk.den ve Öcalandan kurtulma istekleri, ki böylece yeni oluşumda pkkden ayrışabilsinler, zira dtpnin pkkden ayrı bir siyaset üretme şansı yoktu, üçüncü neden ise her iki nedenin de dışında başka güçler hem pkkyi hem de Öcalanı buna "zorladılar" . Sonuçta kapatmadan Dtp sorumludur ve dediğin çok doğru meclisi boykot etmek çok yanlış. ama anlaşılan pkk.nin eğilimi bu yönde. böyle bile olsa demokrasiden faydalanmak gerekir, bundan sonra Dtp kendi içinde ayrışacak, demokratik unsurların yani ılımlı demokrat Kürtlerin ayrı bir siyasal oluşuma destek vermesi gerekiyor. Şahin kanadın kalması bile bir avantaj olabilir böylece marjinalleş-tiril-meleri kolaylaşabilir. çok selamlar.

Başak ALTIN 
 13.12.2009 16:42
Cevap :
merhaba, attıkları her adımı bir insan daha ölmemeli temelinde atmalı herkes.. insan barış hayat kimin umurunda ise bir adım öne çıksın bu ülkede başka çare kalmadı.. faydacı siyaset anlayışı çatışmayıda gerekirse mubah sayıyor.. Akp gecikiyor.. Dtp hata yapıyor bu yapıların ikiside tek bir bütün yapı değil dengeler belki daha ileri adımlar atılmasını zorlaştırıyor.. sol ise hala parti derdin sol olma derdi yine 2. plana düştü.. türk kürt barış için tavır almaktan başka siyaset olamaz.. yeni anayasa demek bu geniş katılımlı ve halk oyu ile.. meclisin bu kapatma kararı ile işlevi azaldı.. bunu önümüzdeki günlerde akp nin tavrı belirler.. çok selamlar sevgiler, sağol..:)  13.12.2009 17:34
 

Öyle zannediyorum Ufuk hoca gurup kurmalarına destek vermeye gönüllü aslında yasaklanması gereken ler son haftalarda çok ses çıkarttılar ve girmedi o konuşmalar dosyalara ayna,tuncel,sakık,dijle gibi çok isim vardı "parti kapatılırsa dağa çıkacak olanların dağa çıkmasını bekliyoruz sözün gideceğe yere dikkat etmden konuşuyorlardı hepsi ya sakıka ne demelii kamptan gelen teroristleri karşılamaya meclis başkanlığı vekili sıfatıyla resmi plaka ile gitmişti daha açılımı sindirmeden ne olduğunu tam bilmeden kopan fırtınada boğuldular yol arkadaşlarının sözleri çok manidar onun hiç zoruna gitmemiş dtp nin kapatılması baksanıza..sevgi ve saygıyla

ŞERMİN ÇIKRIKÇI 
 13.12.2009 0:02
Cevap :
merhaba.. mecliste geç kaldılar bu kapatma öngörülebilir bi durumdu. siyasi partiler kn. ve seçim sistemin değiştirebilirlerdi.. şimdi 2 eksikle daha zor.. sadece düşen 2 milletvekilliği değil sivil anayasa artık meclisle değil referandumla olmak zorunda. bu daha iyi ancak mecliste tıkanıklar yaşanabilir.. AKP nin de ayak sürüdüğü konular nedeniyle bu noktaya gelindi.. tespitlerinizde çok doğru çatışmacı siyaset yaklaşımı insana ların hayatına mal oluyor bu sorumsuzluk ..sevgi ve saygılarımla..  13.12.2009 12:02
 

ya da fikri ile zikrini buluşturmayı beceremiyor...Ahmet Türk'ün bir tek beyanının yanlış buluyorum; "PKK'yı kınarsak etkimiz kalmaz"...bu söylemin içeriği gibi bit fikir-zikir uyumsuzuluğunun kurbanı oldu...Ahmet Türk gibi deneyimli ve samimi bir politikacının zikri ve eğer gerçekse fikri bu olmamalıydı...PKK yı kınamadan istenilen barış,samimi olamaz...sevgiler

ÇokEskidendi 
 12.12.2009 18:41
Cevap :
merhaba gerekirse şiddet diyenlerle Ahmet Türk, tuğluk, Miroğlu vb. ayrıştırılabilseydi.. ona şaşardık ancak bu gelişme doğal.. şiddete tavır almak zorunda her iki yönde selamlar...  12.12.2009 20:22
 

Mecliste kalmaları konusunda sizinle hemfikirim. Ayrıca şahinler yerine ılımlıların yasaklanması çok ilginç. Selamlar...

moonlight1 
 12.12.2009 18:16
Cevap :
merhaba evet Orhan Miroğlu en somut örnek..selamlar..  12.12.2009 20:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1275
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster