Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Haziran '09

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
5892
 

Dua almak

Dua almak
 

Dua; insanın Allah ile kurmuş olduğu en derin bağdır. Dua ederken en samimi hislerimizle yakarır, yardım ister veya verdiği nimetler için teşekkür ederiz. Bazen kendimiz için bazen de sevdiklerimiz ve yardıma muhtaç olan kişiler için Allaha sığınırız. Biliriz ki bir insanın başka bir insan için ettiği dua çok makbuldur ve geçerlidir. Allah katında hem edene hem de edilene büyük bir mağfiret vardır.


Bir insanın teşekkür ederim yerine, Allah senden razı olsun demesi çok daha fazla mutlu eder beni. O zaman gerçekten kendimi Allaha yaklaşmış hissederim. Kalbimde tarifi imkânsız bir huzur ve coşku duyarım.


Bütün bunlardan yola çıkarak bazen kendi kendime bugün birilerinden dua alayım diye niyet ederim. Çalıştığım yer dolayısı ile bu genellikle çok zor olmazdı. Olmazdı diyorum çünkü artık insanlarımız dua etmiyorlar. Beddua konusunda oldukça cömert olan halkımız dua konusunda nedense pek bir cimri davranır olmuş. Zira en küçük bir yanlışlıkta Allah belanı versin, senin de başın dertten kurtulmasın gibi birçok bedduaya maruz kalabiliyorken, yaptığın iyilikler kuru bir teşekkürle geçiştirilebiliyor. Neyse ki hak edilmeden uğranılan bedduaların geçerli olmadığını bildiğimizden acılarına verip geçiştirebiliyoruz. Yine de insanın morali bozulmuyor değil.


Bazen de öyle beklenmedik olaylar zinciri yaşıyorsun ki bu ilahi düzene hayran kalmamak elde değil. Yine böyle niyet ettiğim günlerden birisiydi. İşyerinde çalışırken birden ani bir huzursuzluk hissettim. Öyle ki yerimde duramıyorum ama ne olduğunu da bilmiyorum. Sanki bir dakika daha orada kalsam öleceğim. Hemen bir bahane ile dışarı çıktım, nereye gittiğimi bilmeden öyle boş boş yürüyorum. Biliyorum bir şey var ve beni çağırıyor, ama ne olduğunu bilmiyorum..Böyle amaçsız yürürken yaşlı bir kadının bana seslendiğini duydum. Baktım elinde bir sürü poşet var, taşıyamıyor, orada öylece bekliyor. Bana yardım eder misin kızım dedi. O an anladım içimdeki sebepsiz huzursuzluğun anlamını. Kadının poşetlerini alıp gideceği yere kadar götürdüm sonrasında içim büyük bir huzurla dolu olarak işyerime geri döndüm..


Bu ve benzeri olaylar birçok insanın başına geliyordur. Yaşadığımız olayların arkasındakileri görmeye çalıştığımız zaman ancak anlayabiliyoruz, ilahi düzenin ne kadar mükemmel işlediğini. Bazen Allaha dua ederiz bir sıkıntımız için ve hiç beklemediğimiz yerden, belki de hiç tanımadığımız kişiden aniden bir yardım gelir. Allah büyüktür..


Başka birisinin duasını almak; maddi değeri çok yüksek olan hediyeden çok daha evladır. Bir kişinin sıkıntısını gidermeye yardımcı olursan Allah da senin sıkıntını giderir. Bir kişiye iyiliği için dua edersen, Allah da senin iyiliğini sağlar. Bir kişiye karşılıksız iyilikte bulunursan Allah bunu karşılıksız bırakmaz. Allah karşılık versin beklentisi ile yapmazsın çünkü o an yaşamış olduğun manevi huzur her şeye değer.


Allah her an yanımızda ve bize her şekilde yol gösteriyor, Çoğunluğunu anlayamadan geçip gidiyoruz ne yazık ki. Bir insanın duasını almak Allahın rızasını kazanmaktır. Dilerim Allah bizi kendisini unutup, dünya işlerine gömülerek, kalplerine mühür vurulmuş insanlardan etmez.


Allah herkesten razı olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2347
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster