Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
721
 

Düalist Algının Mavimsi Grilikleri

Düalist Algının Mavimsi Grilikleri
 

 

"Ne zamandır oradasın?"

"Epeydir."

"Hadi sor, tutma içinde; başla neden buradasın demeye."

"Bilmediklerimi söylemiyorsun."

"Seviyorum Akdeniz'i. Ve hatta tuzunu, o tuzu câna basan sıcaklığını."

"Çok benziyorsun bu kente. Bir bakıyorum yağmurlar, fırtınalar içindesin; ertesi gün kavurucu çöle dönmüşsün. Bak karşına, ne görüyorsun? Kapkara bir boşluk! Oysa orada bir deniz var. Yosun dahi kokmayan, yarana bastığın tuzun efendisi deniz."

"Ufka bakmayı bana sen öğrettin Jon; ama buralarda gecenin ufku yok!"

"Sana yolculuğunda gerçek doğanı buldun, yaşamın anlamını da keşfettin de gündüz gördüğün denizin gecede kayboluşunu mu anlamadın?"

"Denizin geceye hangi yıldız aşkına sarıldığını merak ettim; ama yıldızdan önce o denize senin ermene sevindim. Çok sevdiğim Latince bir söz vardır: Beati monoculi in regione caecorum. Körler ülkesinde tek gözlüler kraldır der. Sen de, martısı olmayan şehirde kralsın dostum."

"Aman ne mutlu oldum! Şöyle havalı havalı uçup perendeler atayım bari."

"Çok şikayetçiysen benden, Meis'e git."

"Pasifik mi orası?"

"Öff Jon!! Gecenin bu saatinde uğraşamayacağım seninle. Fletch ve Sully'i çağırırsın. Yorgo ve Nathy de var."

"40 yıldır ben uğraşıyorum seninle ama!"

"Sen benimle değil, ruhumla uğraşıyorsun. Hatta, seninle birlikte ben de uğraşıyorum. İkimizi de yöneten o. Ben kendime sormuyor muyum sanıyorsun, ne işim var burada diye. Lerwick'te ne işim vardı Jon? Ya Hualien'de? Ne zaman, nereye gideceğini bize mi soruyor sanki!"

"Ruhsuz yaşasaydın sen de! Neden koştuk yıllarca peşinde? Var görünen yokluğunu bulmak için mi?"

"Kusursuzluğu bulma savaşını bana öğreten sen mi söylüyorsun bunları?"

"Ruhunu bulman mıydı kusursuz olmak? Kavuştun varlığına da ne oldu, kusursuz mu görüyorsun kendini artık? Yıllar sonra Lerwick'e dönüşünü hatırlıyorum da cennetindi orası, değil mi? Hüzün yağmurlarının esiri, makûs sessizliğiyle yeşil görünen, kusursuz gri cennetin!"

"O beğenmediğin Lerwick'e kaç dünyadan geçtim de döndüm ben, bilmez gibi konuşma Jon; ama burası Lerwick değil. Karamsı gri gökte gecenin ıssızlığı, doğacak sabahta grimsi mavinin yalan varlığı."

"Maviyi dileyen sensin. Oysa, göz alabildiğince uzanan bir boşluk sadece. Mümkün mü senin olması, senin kalması? Bulutları sevmeyi öğrettim sana ben. O sevgiyi paylaşmayı. Ama daha küçük ve gri dünyanın da varlığını. Belki senin değerini bilecek olanı. Kalın duvarlarından maviyi sızdırmayanı. Yine de dışarıyı merak ediyorsun, değil mi? Uzattığında da başını, mavi çarpmışa dönüyorsun!"

"Düşündüm de, mavinin de griyi özlediği oluyor mudur hiç? Neden mavidir mutluluk? Ben gride kalsam -yarılsa kalın duvarları bulutların- sızsa içeri mavi, kucaklasa beni; olmaz mı?"

"Pırıl pırıl güneşini mavinin ve hele parlak yıldızlarını gecenin, bırakıp da senin gri dünyana mı gelsin?"

"Mutluluk güneş ve yıldızlar mıdır Jon? Güneş mi vardır gecede, yoksa yıldızlar mı gündüzde? Aslolan gridir bence. Gecede ve dahi gündüzde."

"O'nun için değerli olan: Rengini mavi kılan güneştir. Batmadan da griyi göremez. Güneşten alıp güneşe vermezse yıldızlar onu ve sen de tutmazsan elinden umut dolu, kalmaz gri gecende ve doğar yine maviye seherde."

"Dilemeyeceğim mavi hüznü artık, o özlesin huzur grisini."

"Sen her zaman iyi bir talebe oldun."

"Beni bensiz bırakırsam bir gün, sen beni bırakma Jon. Sabahı da ettik yine. Tek damla düşmedi griye inat. Hadi kaldır çocukları da gidelim buradan, uyanmadan mavi iyice."

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir gün şu sizi Jonatanı dükkana getirsenizde Şehlayla tanıştırsak:)sizi sadece kitaplarınızı okuyanlar anlıyor galiba.selamlar

Kapadokyalı 
 16.05.2011 17:23
Cevap :
Oo, iki bilgeyi tanıştıracağız, öyle mi:) Kitaplarımı okuyanların beni daha iyi anladığı doğru. Teşekkürler Adnan'cım, sevgiler.  17.05.2011 7:57
 

Güzel olan mı güzel yoksa sizin gibi delice anlatım virtiyözleri mi güzeli daha güzel yapıyor?Şairi sustursak dünya ne hale gelirdi acaba?

Kerim Korkut 
 14.05.2011 7:53
Cevap :
Bu güzel ve anlamlı yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sevgiler.  14.05.2011 21:00
 

Madalyonun iki yüzü; biri gri, öteki mavi... Ne güzel de söyleşmişler böyle. Konuşturanın yüreğine sağlık. Yazı dedim gri geldi, tura dedim mavi geldi; ama sonuçta elimde yine bir madalyon kaldı. :-)) Selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 12.05.2011 14:49
Cevap :
Evet 40 yıl sonra, mavi-gri arkadaşlığı da Ata-Jon arkadaşlığına katıldı. Gerçi didişiyorlar şimdilerde ama eminim ki mavi de huzuru gride bulacaktır sonunda. Teşekkür ederim Mehmet Bey, sevgiler.  12.05.2011 18:09
 

İnsanın kendi gerçeğini bulması, anlaması, anlatması ve bu gerçeğe (İnsanın, kendisinin olduktan sonra, hangi renkle gerçeğini kucaklayan “kavuşma ân”ına” ulaşabildiği; aslında pek de fark etmez) sahip çıkması; bu da yetmez sahip çıktığı gerçeğine onu okuyabileni(sevdiğini) yüreklice davet etmesi, gerçeği okuyabilenin (sevilenin) bu davete cesurca icabet etmesi… İşte, hakiki buluşma.(Buna ister aşk deyin, isterse ruh-beden kavuşması).Aynı gökte birleşebilen ve birbirini tamamlayabilen iki yarım ( ya da âşıklar) için, (aşık ya da maşuk; veya ruh ya da beden tarafından bakıldığında) bu hakikî aşkın rengi; o an bakabildiğimiz cepheden farklıymış gibi görünebilse de, aslında kararını bulan tek tondur.Gökyüzümüzü işte bu ton kaplar yalnızca.Bunu bize gösteren Hakikî Yürek’e teşekkürler.Jon, lütfen darılma…Vardığımız kentin gökyüzünün rengine griyi anlamış ve tanımış “aşk” karar verir; bize söz düşmez o dem.Aşk,rengine ve kararına sahip çıkar. Sevgiler…

RANA İSLAM DEĞİRMENCİ 
 11.05.2011 15:41
Cevap :
Ben de yaşlanıyorum ve şimdi geçmişe baktığımda iyi ki o dönemi yaşamış, ruhumun sırlarını çözmüşüm diyorum. 3 kitap yazdım bu yolculuğa dair, hâlâ da yazıyorum ve torunlarıma anlatacak ne çok şeyim var. Ronnie, Yorgo ve Nathy kader ortaklarım. 2009'da kaderimin bir sırrını daha çözdüm ki dünyanın dört noktasına işaretlerini bıraktım ve onu bulmak da Mungo'ya düşüyor. Aşk!! Bence yetersiz bir tanım artık ve renginin mavi olmadığı da kesin. Teşekkürler Rânâ Hn, sevgiler.  11.05.2011 17:58
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8315
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1130
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster