Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
2788
 

Dubai borç batağında, çılgın bir rüya kabusa mı dönüyor?

Dubai borç batağında, çılgın bir rüya kabusa mı dönüyor?
 

Dubai, sivri noktalar şimdi dünyaya batıyor


Dubai, vergisiz ticaretin yegane adresi, dünya turizminin gözdesi, çılgın ve dev yatırımları ile yer yüzündeki cennet gibi bir çok tanımlamalarla tüm dünyanın ilgi odağı idi. Çölden yaratılan bu yapay cennet, son yıllarda adeta bir şantiye görünümü ile de dikkat çekiyordu.

Dubai’nin bu çok hızlı yükselişinin diğer tarafı olan düşüşünün de bir o kadar sert olacağını, bilseler bile görmek istemediler, zira Dubai çoktan dünya finans piyasalarının cirit attığı bir bölge haline gelmişti.

Birleşik Arap Emirlikleri(BAE), yedi emirlikten oluşan bir federasyon yönetimde ve monarşi ile idare ediliyor. Başkenti Abu Dabi, emirlikler içinde petrol zenginliği ile bilineni. Dubai ise geçmiş zamanda denizden inci toplayan insanlarının yaşadığı (bu nedenle Körfezin incisi diye de bilinir) şimdilerde ise Abu Dabi kadar olmasa da önceleri petrol zenginliğini sermaye yapıp ticaretle zenginleşen ve şimdilerde dev turizm yatırımları ile dikkati çeken dünyaca ünlü bir diğer emirlik.

Petrol gelirleriyle başlattığı ticari hamlesi bugüne kadar Dubai’yi her alanda bir cazibe merkezi haline getirmişti. Lüksün ve gösterişin sınır tanımadığı çılgın yatırımlar; biraz da Dubai Şeyhi El Maktum’un kişisel hırslarından da kaynaklanıyordu…yani dünyanın en liberal ticaret rejiminine sahip olsa da, bazılarının da dediği gibi ne Şeyh çok rasyonel ve iyi düşünen bir iş adamı, ne de ticaret liberal değildi…sonuçta yatırımların çoğu devletin ve çok da serbest piyasa kurallarından söz edilemez. Her ticari adımı veya ekonomik gidişatı Şeyh El Maktum belirliyor…şu anda altı ay için borç ertelemesi isteyen Dubai World Holding ve onun şirketi Nakheel de Şeyh El Maktum tarafından kontrol ediliyor…CEO su bizzat Şeyh’in kendisi.

Dubai’yi aslında cazibe merkezi konumuna getiren, vergisiz ticarete eğilmesiydi. Tüm dünyadan büyük finans kuruluşlarının, holdinglerin, firmaların ve markaların Dubai’de oluşumları mevcut ve tüm dünyadan büyük bir turist akını var. Alış veriş merkezleri ve dev turizm yatırımları adeta kara para aklanan bir ticaretin merkezi gibi olmuş…ve öyle dünya ile iç içe geçmiş bir ticaret ve yatırım sistemi ki bu, tüm dünya burada buluşmuş, buradan da Dubai menşeili olarak yine dünyaya geri dönen finansal yatırımlar haline gelmiş…Dubai menşeili paranın sirkülasyonu çok hızlanmış. Ondandır ki, Dubai Şeyhi borç ertelemesi istediğinde dünyanın eli ayağı birbirine dolandı.

Ülke tamamen yabancıların ilgisi odağı halinde…Dubai’de yaşayanların yüzde 20’si bu ülkenin vatandaşı ve onlar da zaten zengin. Geri kalan kesim, buraya çalışmaya gelen Hintli, Pakistanlı, İranlılar (bu çalışanların pek çoğu kötü koşullar altında ve düşük ücretlerle çalışıyorlar) ile Avrupalı yatırımcılar ve tüm dünyadan gelen çoğu ticaret amaçlı turistler. Dubai’de bazı büyükTürk firmalarını görmek de mümkün… Dubai Ticaret ve Sanayi Odası’na kayıtlı 70 bine yakın şirketten 150 tanesi Türk. Türk firmaları ve markaları, tekstil, inşaat, mobilya gibi sektörlerde yoğunlaşmışlar. Damat Tween, Koton, Colin’s, Network, İpekyol, Alfemo, Dorya, Goldaş ve Mado gibi onlarca Türk firmasının Dubai’de mağazaları var. Ünlü Palmiye adasının yapımında, STFA zemin dolgusu işi yapmıştı. Baytur, Güriş, Nurol, TAV, Yüksel, Zemtaş, Zetaş gibi holdingler de Dubai ile yoğun işbirliği içindeler. Dünyanın en büyük şantiyesi Dubai’deki inşaatlarda kullanılan demir ve çeliğin de yüzde 70’i Türkiye’den geliyor. Seramik gibi alanlarda da Türk firmaları ürünlerini bu piyasaya sokmaya çalışıyor.

Bir çölün içinde bir cennet ama yapay bir cennet yaratmanın Dubai’ye getirisi yüzde 8’lik büyüme oranı ve 1, 5 triyon dolarlık finansal ve ticari hacme sahip bir cazibe merkezine dönüşmüş olmasıdır. Dubai, artık uluslar arası değişimin bir merkezi haline gelmiştir ancak yanlış hesap, lüks ve gösterişe dayalı büyüme modeli bu sefer Bağdat’dan dönmüştür…Petrol’ün fiyatının düşmesi nedeni ile petrol gelirindeki azalma ve dünyada oluşan finans krizi ile Dubai, artık cennet olma vasfını yitirmeye başladı…rüya kabusa dönüştü. Aslında Dubai’nin bu krizi bir sene önceden belli idi, dış borçlar gitgide yükseliyor ve uluslar arası kredi kuruluşlarının puanı da düşüyordu…şimdi 80 milyar doları bulan bir borcun nasıl geri ödeneceği ve moratoryuma gidiş olabileceği, ertelenen dev projelerin tekrar hayata geçirilip geçirilemeyeceği konuşuluyor.

BAE Merkez Bankası devreye girdi, Dubai'ye ait 10 milyar dolarlık tahvili satın aldı ve bir10 milyar dolarlık tahvil daha alabileceği sinyalini verdi…Dünya piyasaları ile o kadar içiçe ki Dubai’nin batmasına asla izin verilmez…önecelikle Abu Dabi, Dubai’nin bir takım borçlarına kefil oldu. Ancak yine de, ABD, İngiltere ve diğer körfez ülkelerinde endişe sürüyor…zira petrolle başlayan ticaretle büyüyen zenginlik ve bu zenginliğin gelişmiş piyasalarla içiçeliği ekonomileri alt üst etmeye yeter görünüyor…

Dünya, krizden çıkıyoruz diye sevinmenin bir anlamı olmadığını , yüzlerine patlayan yeni balonlar halinde yaşamaya devam ediyor…

Ne diyelim, Dubai modeli büyüme çok da rasyonel değilmiş!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dün gazetelerde okudum. Şehh maktum ......, "Haydi sevgili alkım, az veren candan... Elinizi cebinize atın." Tarzında Cennet vaatli bir şeyler gevelemiş. BAE, 7 emirlikten oluşuyor ve Dubai en fakiriymiş... Şimdi bunlar diğer petrol şeyhlerinin yanında dolarlalardan kıyıntı yaparak geçinen bir eyalet modeli. Geçim kaynakları kıyıntı mıyıntı da olsa ASİL insanlar. Bunlar hakkında ileri-geri konuşan günahkarlar büyük vebal altına girer. Bir de şu açıdan bakmakta yarar var: Şeylik şıyhlık sisteminde bir açılım için fırsat da olabilir. Adamlara demokrasi hediye etmek için böyle krizlerden yararlanılabilir. Ama Avrupa Birliği ülkelerindeki gibi kanlı olması gerekmiyor. Mesela AB ülkesi olan Romanya kendi şeyhini (Çavuşesku) ve karısını öldürerek hıncını almıştı. Öyle öldürüp meydanda asmaya gerek yok! DUBAİ'ye diğer şeyhlik şıhlı ülkelere... (Mesela Sudan gibi) demokrasi getirilmesi iyi olur. ABD bu ihtimali mutlaka EYLEM PLANI bazında geliştiriyordur... Selamlar...

Murat SEVGİ 
 04.12.2009 20:20
Cevap :
Katkın için teşekkürler Murat, sevgiler  05.12.2009 22:49
 

Petrol şehir kentinin şeyhi borç ertelemek istiyor; bu cümle yanlışsa ben yanlış anlamışım; doğruysa şeyhte bir yanlışlık var. Ayrıca hem şehir Devletin Başkanı hemde CEO işte buradada bir yanlışlık var. Cehennemi sıcakta yabancı işçilere iş yaratmayı hangi mantığa dayandırmışlar. O paralarla bırakın Antalyayı Karadenize yatırım yapsalardı katlayan rantlar yaklarlardı. Anladığım kadarıyla Dubai bugün batmasa yarın batacakmış, biraz öne alınmış. AYRICA ben sizin Türkiye konjoktürü özet yorumunuzu merak ediyorum veya varsa böyle bir blogunuz bana önerirmisiniz, güzellikler diliyorum. Kadri KANPAK

Kadri KANPAK 
 30.11.2009 22:37
Cevap :
Di mi?:))) olacak iş değil...paraları saklıyor mu ne? Kesinlikle bir yerlerde yanlışık var Kadri Bey: Antalya'yı niye bırakıyorsunuz:)) Hem Karadeniz hem de Antalya nasiplense fena mı olur:) Dubai batmaz, batırmazlar...Türkiye konjontürü için zaman zaman yazıyorum...geçmişe yönelik yazılarımın çoğunda var...hatta daha "tsunami" teleffuz edilmezken biz Milliyet Blogda söylemişiz:) her gümümü yazmaya ayıramıyorum, vakit az:)...sevgiler  01.12.2009 19:05
 

Sırf Dubai gelişmesine değgin yorumları aktardım. Çok büyük bir paniğe gerek yok anlamında...Yoksa; özellikle faizlerde yıl boyu yaşanan düşüş sonucu -daha yüksek getirili olan, vadesi geldiği için çözülen- porföylerin nereye yöneleceği, hengi alanlarda ne tür riskler alınabileceği konusu önemli bir belirsizlik ve risk yaratmış durumda. 2010'da -ceteris paribus- bankacılık kesimi toplam karlılıklarında 2009'a göre önemli bir düşme yaşanacağı kesin gibi... Üretken zihninize ve kaleminize sağlık. Sevgiler ve esenlik dileklerimle...

Ersin Kabaoglu 
 30.11.2009 22:27
Cevap :
Evet, panik gereksiz...Dubai'yi batırmazlar! Bunun dışında çözülecek portföylerin yönelim belirsizliği altını körükler...daralan reel sektör bankacılığı etkiler, bireysel kredilerin de geri dönüş riski yüksek, hane halkı işsiz, kredi kartı borçları yüksek, şüpheli işlemler hacmi büyüyor ve 2010 a bankalar tedirgin girebilir...sizin de katkınıza sağlık, çok teşekkürler  30.11.2009 22:35
 

Türk bankaları oldukça sağlam. Bu yeni kriz dalgasından fazla etkilenmeyeceği kanısı hakim. Aralarında JCR'nin de bulunduğu uluslararası reyting kuruluşlarının analistleri,Türk bankalarının gerek yabancı ülkelerdeki varlık ve ilişkileri, gerekse mali bünyelerinin sağlamlığı nedeniyle, bu yeni kriz dalgasının Türk mali sistemini etkilemeyeceğini vurguluyor. Yunanistan ve Rusya bizden kötü durumda... Yunanistan'ın risk primi yükselerek, Türkiye'yi geçti! Fakat -bir ara 20 milyar Dolara ulaştığı bile söylenen-, "carry trade " ağırlıklı Körfez'den akan paralar aniden kaçışa geçebilir! Bu da ödemeler dengesinde cari açık kaleminde ek sorun demektir. Dubai'deki Türk şirketleri- taahhüt yatırımı olan 50'ye yakın şirket var- finansal sıkıntı yaşayabilir! Ayrıca 'Uluslararası sermaye' bu durumu fırsat bilip Dubai'de ki tüm değerli varlıklara ucuzca el koyabilir' (Tıpkı 2001'de bizde olduğu gibi) Bu da bize yönelik cılız özelleştirme geliri beklentilerini yok edebilir. Saygı ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 30.11.2009 13:25
Cevap :
Merhaba Ersin Bey,evet analistlerin görüşü bu yönde...Ancak Dubai'deki kriz yeni değil, dünya finans krizinin akabinde ABD ve Avrupa'daki finansal yatırımcılar ile girişimcilerin, kriz etkisi ile Dubai'den kaçışları zaten başlamıştı,likidite Dubai'den dışarı doğru yön değiştirme eğilimine girmişti...Avrupa ve ABD nin uzunca süredir Dubai'den alacaklarına ilişkin emirliği sıkıştırma durumları da söz konusu idi...epeydir beklenen bir durumdu ve özellikle Kurban Bayramı öncesi borç ertelemesi talep edildi(İslami kesimi dalgalandırmamak adına)...krizin Türkiye'yi etkisi; İstanbul'da Dubai menşeili bazı şirketler ve yatırımları var, bunların durumu belirsiz, dediğinizi gibi bir de Dubai'deki Türk yatırımcılar ve inşaat firmaları var, bunlar kısa dönemde etkilenebilir. Türk bankalarını az bir risk de olsa dolaylı etkileyebilir...ama sakın ola bankaların karlılığı iyi,perormansları yüksek demeyin...başka problemler var,kredi geri dönüşleri gibi...2010 bankalar için alarm!...teşekkürler, sevgi  30.11.2009 19:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 485
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2267
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster