Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
489
 

Düğün salonları çevreyi rahatsız ediyor

Düğün salonları çevreyi rahatsız ediyor
 

Düğünlerin çoğaldığı dönemlerdeyiz.

Havaların sıcak olmasına aldırış etmeden,

Kim/kimler ölmüş, acısına ortak olmadan,

Memleket ne durumda, insanlara neler oluyor, dikkate almadan,

Varsa yoksa sözde “gözümüzde hasreti kalmasın” kabilinden, “vur patlasın çal oynasın,”

Davullu –zurnalı, orkestralı eğlenceli, bazen de mevlitle evlenme/evlendirme merasimleri,

Önce mevlitle, dini merasimle insanlar derinden bir muhasebeye gark ediliyor, akabinde çeşitli şekillerdeki müziklerle tabiri caizse kurtlar dökülüyor.

Önceleri sokak aralarında, sonra okul bahçelerinde, devamında şehir içindeki muhtelif yerlerdeki düğün salonlarında yapılan düğün merasimleriyle, her geçen gün çevrede ses kirliliğine sebep olunuyor.

Düğünler yapılsın, yapılacaktır elbette, buna mani olmak mümkün değil, haksızlıktır.

Ancak volümleri yüksek olan cihazların, özellikle açık havalarda kullanılması çevreye rahatsızlık vermektedir.

Kapalı alanda yapılması kısmen gürültü kirliğini, bir nebze olsun azaltıyorsa da, açık havada yapılan düğün merasimlerindeki cihazlar, hem gürültülü bir şekilde ses kirliliği yapıyor, hem de çevrede ikamet edenlere rahatsızlık veriyor.

Her düğün esnasında havai fişeklerin atılması veya bomba diye tabir edilen patlayıcıların kullanılmasıyla; ekolojik denge bozuluyor, hem civardaki hayvanlar korkutuluyor, hem, gürültü-ses kirliliği yapılıyor. Sırf bu yüzden, kulakları tırmalayan bu gürültüden dolayı işitme cihazı kullanan ve bu cihazlarla yaşayan, hayatını idame eden çokça insanlar var.

Belki başkası yapacak olsa, mevcut durumdan rahatsız olacak olan insanlar, sıra kendilerinin yapmasına gelince; aynı hassasiyeti göstermiyorlar/gösteremiyorlar.

Hâlbuki ki biraz daha empati yapsalar ve sağduyuyla duruma yaklaşsalar,  biraz daha anlayışla karşılasalar, her şeyin farkında olacaklar; ama bir türlü o hassasiyete sahip olamıyorlar.

Şahsen evleri düğün salonlarına yakın olan birçok insan tanıyorum ki, evleri ya satılığa çıkarmışlar veya satmışlardır ya da başka semtlere kiraya çıkmışlardır.

İnsanları rahatsız ederek, para kazanan bu düğün sahipleri, aslında kul hakkına da girmiş oluyorlar. Bu işin günahını ve vebalini üstlenmişlerdir. İnsanların sağlıklarıyla oynamış oluyorlar.

Hiç kimse kimseyi rahatsız etmek hakkına sahip değildir.

Şimdi bazılarınız; “ne olmuş yani eskiden de böyle değil miydi? O zamanlar herkes evinin önünde düğünler yapmıyordu?” diyebilir. Evet, haklısınız diyorum, ancak dünya sürekli bir değişim ve gelişim halindedir. Bu değişim ve gelişime paralel olarak insanların hakları, istekleri ve talepleri de değişebilmektedir. Belki o zamanlar imkânlar onu gerektiriyordu; ama şimdi her şey değişkenlik arz etmektedir, bu yüzden insanların bunu istemeleri en doğal hakkıdır.

Ne yapılması gerekir derseniz?

Düğün salonlarında kullanılan cihazların ses desibelleri biraz aşağılara çekilebilir, bu şekilde gürültü ve ses kirliliği önlenebilir.

Bu işle iştigal edenler, biraz daha gözetim altında tutulabilir,  en azından gece saatlere kadar yapılması önlenebilir, gerekirse caydırıcı cezai müeyyideler uygulanabilir.

En önemlisi de mevcut düğün salonları şehrin dışında muhtelif yerlere taşınması, çıkarılması sağlanabilir.

Bu konuda, Adıyaman Üniversitesinde Akademisyen olan Mehtap Demir’in “Taziye evleri gibi düğün evleri yapılsın, şehir merkezinden uzakta yapılsın...”önerisi, gayet akılcı, kalıcı bir öneridir, dikkate alınabilir.

Ben de biraz empati, biraz el vicdan, biraz daha dikkat ve titizlik diyorum.

Yoksa daha çok rahatsız olacağız ve rahatsız edeceğiz.

 

Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 119
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 208
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi İ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster