Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '17

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
37
 

Düğün

Düğün
 

Akşamın  karanlığı basmıştı, gelen giden yoktu. Koca Yahya bizi korkutmaya başladı. Karasu’dan dönenlere soruyordum: “Yahya’yı gören eden var mı?” diye. 

Karasu’da koşturan Yahya bizim kaygılarımızdan habersizdi. O, Kooperatifçi Mustafa ile aylık yiyeceklerimizi alacağına,  tutmuş bir düğün sevdası peşine düşmüşler. Karasu’da  tanıdık birilerinin düğününün yapıldığı salonu arıyorlar. Kooperatifçi Mustafa mı onu, yoksa o mu koca Yahya’yı takmış peşine; önünde sonunda öğreneceğiz.

Kim bilir düğün mü, yoksa başka bir niyet mi vardı işin içinde. Hele Kooperatifçi Mustafa neyin peşinde, bir gönül işi olmasın bizi meraklara bırakan bu gecikme. Aradıkları salonu sormadıkları kimse kalmadı Karasu’da. Yok, yok işte. Böyle bir salon olsa olsa Adapazarı’ndadır diyenlere diyecekleri yoktu. Öyle ya, olabilir. Kooperatifçi Mustafa, “Yahya, gel Adapazarı’na gidelim, biraz geç de kalsak önemli değil.”

İşte  buyur, bu akıl işi mi? Sen çocuğu aklı sıra kandır, tut peşine tak. Bu nasıl bir iş anlaşılamadı. Akşam karanlığı giderek artıyordu.Alaca karanlık yerini koyu karanlığa bırakmıştı. Kimdi bu şanslı, Kooperatiçi Mustafa’yı koşturan, bot beklemez korkusuzluğu, Sakarya izin vermez gecenin karanlığında gecişe. Tüm bunlar,  yüreğine düşen ateşi durduramadı Mustafa’nın. İşte gönül bu anlamaz, dinlemez.

Koca Yahya’yı korkular almıştı. Sakarya’nın geçit vermez yükselişi, kıvrım  kıvrım akışı  toprakları söküp  Karadeniz’e taşıyordu. Geceleyin  Botçu Yaşar da bulunmaz. Bu gece kaldık yollarda!  Karasu, Adapazarı derken sığınacak bir yer bulabilsek diye Adapazarı yolunda düşünmeye başladı Yahya.

Düğünü salonda ararken bir evde buldular. Düğün sahibi Kooperatifçi Mustafa’nın asker arkadaşıydı. Uzaktan da olsa onu tanıdı. Damatlıklarını giyinmiş sağdıcının yanında oturuyordu damat. Sağdıca gelenleri gösteriyordu. Kooperatifçi Mustafa, koca Yahya düğün evine girince  sağdıç damadın yanından doğrulup onlara doğru yürüdü. Damat da ayaklanmıştı. Asker arkadaşını düğününde hiç beklemiyordu. Siyah giysiler içinde damatlık yakışmıştı  Kooperatifçi Mustafa’nın arkadaşına.

Kooperatifçi Mustafa gün boyu Karasu, Adapazarı yolculuğunu anlattı.Sonunda düğün evini bulmasına içten içe sevindi. O geceyi askerlik anılarıyla süsleyerek asker arkadaşıyla konuşup durdu. Düğün dönüşü Karasu’ya yolculuk, sonra Botçu Yaşar Kelköy’e ulaştıracaktı kaçakları.

Hesabını verirken Mustafa gönül işini sakladı, kimselere duyurmadı. Dünkü arayış gönülde saklı duran içindi. Asker arkadaşının kız kardeşini yıllar önce görmüştü. Şimdi işi sağlama bağlamak istiyordu. Yıllar sonra düğün kalabalığında gönülde saklı duranı yeniden gördü. Hoş hoş bakışları, dünü unutmaması sevindirdi Mustafa’yı. Bunu asker arkadaşı da bilmiyordu. Artık asker arkadaşını ikinci ziyareti olsa olsa  kız kardeşi için olacaktı.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 702
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster