Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
305
 

Duman altında yaşam

Duman altında yaşam
 

Yaşınız otuzlara gelmiş ise zamanın nasıl da hızla geçtiğini anlarsınız. Anlamak isterseniz tabi… 

13 ünden sonra ise zaman denilen o hain şey bir türlü geçmez. Hemen büyümek, mezun olmak, evlenmek istersiniz ama bir türlü geçmiyormuş gibi gelir size yıllar... İşte bir seçim daha bitti, mevsimler de peşpeşe dengesiz bir şekilde de olsa da geçiyorlar. Mesela; yazın, baharı yaşayabiliyorsunuz Haziran ayında. 

Zamanını bir ya da birkaç hobi edinerek geçiren insanlar da geriye bir belge, bilgi, doküman, yazı, şiir bırakarak, birilerine yardım ederek dahası bir anlam katarak gücü yettiğince sanki bir nebze olsun zamanla yarışıyorlar ona bir iz bir anı bırakıyorlar. Renkli kişilikler, farklı sanat alanları da kişiye yeni pencereler, farklı bakış açıları sunuyor. 

Geçenlerde AFSAD’ın bu yönde çok çarpıcı, etkilendiğim bir sergisini, gitme fırsatı bulamayanlar/fotoğraf sanatına ilgi duyanlar için biraz anlatmak da fayda var sanırım. Düşünün, bizler sıcacık yataklarımızda hafta sonu uyurken birileri Kızılcahamam’a her hafta sonu giderek odun kömürü yapan insanların yaşantılarını fotoğraflıyorlar. 

Sonra da bunun bir kısım gelirini oradaki insanlara aktarıyorlar. Doğrusu fotoğraf sanatına başka bir sanat alanına ancak o konuda biraz bilgi edinince daha bir ilgi duyuyorsunuz. * * * Amatör olarak, yaşadığım her anı belgelemek için sürekli fotoğraf çeken biriyimdir. Tatillerde nerdeyse her an kareye girer. Bu husus da az eleştiride alamadım. 

Misal, deniz kenarında tam da yemekler söylenmiş herkes kurt gibi aç ben dilenci gibi yalvarırım biri bu anı çeksin diye. Tabi bunda hiçbir sanat unsuru yok deklanşöre basmadan önce kişileri/kişiyi/manzarayı kareye almak yeterli. Ah! Birde bunlar (eskisi gibi) basılsa (tab) sadece digital ortamda hemencecik bakıyor bilgisayara aktarıyoruz. Yıllar sonrası için ciddi bir arşiv oluşturmaktan vazgeçtik ne yazık ki… 

Kimimiz fotoğraf da sanat mı? Deklanşöre basıyorsun. Bunu bir robot bile yapabilir diyebilirler. Belki o kadar olmasa da bende işi biraz derinine inceleyince doğrusu çok mutlu oldum ve şaşırdım. Fotoğraf gelecek nesiller için en gerçek, olayın en doğru şekilde verildiği belgeler olarak tarihe kaydedilecektir. 

Ne çok şey öğrenmişim efendim, fotoğraf sanatçısının belli vasıflara sahip olması gerekiyor. Bütün işlemler önceden tasarlanıp sanatçıyla özdeşmelidir. Gözlem sanatı kullanılınca ortaya düşündürücü, anlamlı, dalıp gittiğiniz mutlu bir an veya o an ki sefalet, açlık, yokluk çaresizlik o sanatçının gözünden yüreğimize doğru akıveriyor. “ 

Duman altında yaşam/Torak” fotoğraf sergisi de işte böyle insanı düşündüren alıp götüren bir sergiydi. İsin, kirin içinde beyaz ekmeğin, yaşamın kavgasını veriyorsunuz. Elinizde bulunan her eşya hem çok değerli tek tek kirlenmeyecek bir yere diziliyor. Hem de bakıyorsunuz üst üste konmuş yığınlar içinde çamaşırlarınız, ev gereçleriniz ağlıyor gibi bakıyor sanatçının çektiği bir kareden. Odundan kömür imalatı yaparken yaşananlar artık gözlerimizin önündeydi. 

Bizler oralara giden değerli sanatçılar gibi o yaşantıların artık dışında değil içindeydik çünkü Fotoğraf sanatçıları bize öyle güzel resmetmişlerdi ki, olayı görmüyor yaşıyorduk adeta.
belginturan@gmail.com http://www.facebook.com/pages/Belgin-Turan-Sat%C4%B1c%C4%B1/205170489526435 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 418
Toplam yorum
: 64
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 488
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster