Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
418
 

Duman

Duman
 

Kendi kendine sarılıyorsun şimdi. Başını tutuyorsun. Korumaya çalışıyorsun kendini. Hayatın tüm bulanık anılarından ve kötüsünden. Buğulu bir sabah vakti gözlerini güneşe açmak istiyorsun. Ama olmuyor. Hiç olmadı. Hayatını daima o sessiz sakin sahilde geçiremezsin, biliyorsun.

Sen asla hayatın seni büyütmesini istemedin. Sen hayatı büyütmek istedin. İzin vermediler. Kurallar olduğunu söylediler. Yıkılmaması gereken , tekmeler savurmaman gereken , kırılmazlardan bahsettiler sana. Binbir gece masalları okuyarak büyüdün... Ama şimdi tek başına bir gece vakti, karanlıklar ortasında soğuk monitöründe beliren bu satırları okuyorsun bir yandan. Masalların olmadığını şimdi keşfediyorsun. Bu yazdıkların binbir gece masalları değil elbette, ama bunlar binbir gece meselleri olabilir pekala.

Düşüncelerinde asla böyle bir dünya yoktu. Müziğin dinginliğini keşfettiğinde dinlenmiş oluyordun. İçinde beliren hiçliği sorabileceğin kimse yok biliyorsun. İnsanlar deli olduğunu düşünür diye düşünerek ürküyorsun. Yüreğinden kıymıkları sökmen imkansız artık. Onlar olmadan yaşayamazsın. Onları çıkardığında kanayacaksın.

Gao'nun bahsettiği maskeleri hatırlıyorsun. O maskelerden birinin yüzünden çıkaramayacağın kadar güçlü olmasından ve onu çıkaramamaktan korkuyorsun. Tek başına ölmekten korkuyorsun. Aşık olmayı ve olunmayı arzuluyorsun. Boşlukta dönüp duruyorsun. Başın dönüyor bu dönüşten. Hayat arzusu sarıyor içini. Ama evine gelip kapıyı ardından kilitleyince omuzlarına yalnızlığın yapışıyor. Seni aşağılara çekiyor. Direnmen imkansız.

Kaçmak için yazıyorsun bunları.
Hayat kaçağı olmak sana heyecan veriyor.
Kısa bir süre olsa da yaşadığını hatırlatıyor sana....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Biz büyüdük ve kirlendi dünya" diye boşa demiyorlar işte. Kaçmak ve yüzleşmek arasında mekik dokuyoruz; gerçek ve düş arasındaki farklara bakakalıyoruz...herbir satırını beğendiğim bu yazı için çok teşekkürler...

ni 
 17.07.2007 16:10
Cevap :
ben hala inatla en basit cümleyi arıyorum.. öyle basit olacak ki sadece onu telaffuz ettiğimde herseyi anlatabilmeye muktedir olacağım.. olacağız! olmalıyız... rica ederim bir de..  18.07.2007 0:42
 

Yazınızı zevkle okudum.Hepimizin zaman zaman düşüncelerinde bildiği,yüreğinde hissettiği fakat bir türlü sözlere dökemediği bir durum..çok güzel yazmışınız yüreğinize sağlık..

Nalan 
 14.07.2007 22:44
 

Dün akşam, tam olarak bu kelimelerle ifade edemesem de, aynı şeyler geçiyordu aklımdan. Hani biz insanlar hayatı anlamaya çalışırız da, aklımızdaki hayatla gerçek bir türlü birbiri ile çakışmaz ya. Ömür de bu ikisini üst üste tam olarak oturtma çabasıyla geçer de yol sonunda ya kabullenmiş ya da pes etmiş kalakalırız. Ben hep düşünürüm kafasındaki dünya ile gerçeği tam olarak oturan biri var mıdır yeryüzünde? Dünyayı tam olarak kabul edebilmiş ve onun içinde kayıtsızca olduğu gibi yaşayıp gitmiş biri...Çok güzel bir yazıydı. Sevgilerimle...

Fulya 
 12.07.2007 10:36
Cevap :
demissiniz ya; 'bu kelimelerle ifade edemesemde, ayni seyler geciyordu aklimdan'.. bende diyorum ki; 'cunku uc asagi beş yukarı hepimiz aynı kişiyiz'...... sevgilerinize sevgiler...  12.07.2007 14:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 424
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

1974 İstanbul doğumluyum. Reprodüksiyon alanında çalışıyorum. Deneme ve kısa öyküler üretmeye çalışı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster