Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

CENGİZ ÇETİK Yazar Şair

http://blog.milliyet.com.tr/cengizcetik

11 Temmuz '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
464
 

Dumanaltı olduk duman altı

Finike’de bir gün, işte yeniden doğuyor. Caddeler boş, yeni günü içinde. Hafiften bir duman sarar insanların içlerinde, bin bir düşünce de ilerleyen saatlerde. Kimi işte, kimi işsizlikte düşünür içinde kalan bin bir düşünceyi. Sarar içlerini dumanlı bir hava. Alır eline kimisi bir sigara “dağılsın içimdeki dumanlı hava” derken, “ DUR” içemezsin yasak” denir bir yerden. “İçeceksen falan yerde içebilirsin.” Güzel yasak, güzel de bu insanların içindeki dumanı nasıl atacak, onun da bir çaresini bulsanız ya. Dertleri sarmışsa, geçim derdi düşüncesini esir almışsa, sisli günlerin içinden duman altı olmuşsa, kim çözecek geleceğini. Gençler iş derdinde, işi olanlar maaş derdinde. Tiryakiler de içme derdinde. Duman altı olmuşuz arkadaş, duman, hayat içinde de haberimiz yok. Yoksa duman üstü müydü?

Geçen gün biri kalp krizi geçirmiş. Ambulans istenmiş, geldi, gelecek derken; komşuları götürmüş hastaneye. Son anda yetiştirdiklerini öğrenmişler. Sevk etmişler Antalya’ya, o hastane senin, bu hastane benim dolaştırılmış, durmuş. Sonunda bir hastane kabul etmiş.ya bu arada ölseydi, sorumlusu kim olacaktı? Sağlığımız Allah’a emanet olmuş da haberimiz yok. Hani doktor seçmek, hastane seçmek vardı. Nerede? Bırakın hastane seçmeyi, hastaneler içinde seçilmeyi bekler olmuşuz da haberimiz yok. Duman altı olmuşuz arkadaş, duman altı da haberiniz yok. Yoksa duman üstü müydü?

“Vietnam’ın en şiddetli günlerinden birinde gazetecilerden biri, askerlerle röportaj için ormanın derinliklerine girdi. Savaşın çetinliği karşısında dehşete düşen gazeteci, genç yüzbaşıya sormuş. “Bu kargaşalık içinde komutayı nasıl sağlıyorsunuz.” O da:” bu askerler ormana daldıklarında ne yapacaklarını bilmiyorlarsa, onlara bunu söylemeyecek kadar uzakta olurum. Benim görevim bunu onlara önceden öğretmektir. Ondan sonra ne yapacakları, karşılaştıkları duruma göre verecekleri kendi kararlarına bağlıdır. Sorumluluk daima bendedir, ama karar verme yetkisi cephedeki herkesindir.”

Bizler kendi kararımızı kendimiz verebiliyor muyuz acaba hayatın içinde? Yoksa hep birileri bizim adımıza verip, duman altımı oluyoruz? Kişi kendi kararlarını, kendi alamadığı sürece hala tamamlanmamış bir kare kalır, hayatının içinde. Yoksa hayat içinde, bizim içimizde de duman altı olan var mı? Yoksa duman üstü mü demeliydik?

“Susayan bir köpek göletin yanına gittiğinde içmeden geri dönüyormuş. Birkaç kez tekrar ettikten sonra, susuzluğa dayanamayıp içine atlamış. Sudaki yansımada, başka bir köpek var zannedip kaçtığı için içemiyormuş. Suya atlayıp, boğuşmak istediğinde, gerçeği fark etmiş başka bir köpeğin olmadığını. Bu durumu seyreden bilge;” benim bundan öğrendiğim şu oldu, bir insanın istekleri ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır. İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir.” İşte, hayatın her aşamasında bu düşünce bizi birçok engelden kurtarır. İşte, aşkta hep içimizde büyüttüğümüz korkular bizim ilerlemelerimizi engeller. Ondan sonra da yak bir sigara, duman olsun her düşünce dersin içinden. Nereden çıktı bu sigara? Sanki kırk yıllık tiryaki gibi konuşuyorsun, görende sigara içiyor zanneder. Sigara içmeden, sigara tiryakisi gibi konuşmakta nerden çıktı arkadaş demeyin. Bugün sigara içenlerin arasında duman altı olduk. Yoksa ben de mi arada bir duman altı olmalıyım?

Oldukça serin bir günde çiftçi, tarlasında, sırt üstü yatan bir serçe görmüş. Tarlayı sürmeyi bırakıp, serçeye sormuş:” neden böyle sırt üstü yatıyorsun?” serçe:”Bugün gökyüzünün yere düşeceğini işittim.” Yaşlı çiftçi gülmüş:” sanırım minik bacaklarınla, gökyüzünü tutmaya çalışıyorsun değil mi? Serçe:” Herkes sadece elinden geleni yapar.” İşte , serçe gibi herkes elinden geleni yapsaydı acaba birileri meydanda böyle rahat at koşturabilir miydi? Herkes elinden geleni yapsaydı, yaşamak daha güzel olmaz mıydı? Herkes üzerine düşen sorumluluğu görev bilseydi, neler değişmezdi, neler hayatınızda hiç düşündünüz mü? Yoksa bunda da mı duman altı yaşıyoruz? Bir duman üstü yaşamasını öğrensek şu hayatta, neleri değiştirirdik bir bilebilsek değil mi Bir duman üstü yaşamasını öğrensek şu hayatta, neleri değiştirirdik bir bilebilsek değil mi? ama şu da gerçek ki ne dumanlı, ne de dumansız yaşanır bu hayat. zincirleme bir gider bir gelir yaşam döngüsünün içinde... Dumansız, güneşli günler sizlerin yüreğinizden hiç gitmesin.
Cengiz ÇETİK.11.07.2008-Finike

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 119
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 439
Kayıt tarihi
: 07.02.08
 
 

2017 Aralık ayında ilk romanım "POKENTRANLI GÖKMEN" okuyucusuyla buluşmuştur. Deneme- şiirler- öy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster