Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
453
 

Dün aralıkları

Dün aralıkları
 

Bakmayın siz insanların gelecekten haber alabilmek için falcı falcı dolaşmalarına. Aslında gelecekten daha gizemlidir geçmiş. Daha bilinmezdir. Geçmişe gitmek geleceğe gitmekten daha zordur.

Eski bir fotoğraf düşünün. 1950'li yıllardan kalma. Bir chevrolet gitmekte ağaçlar arasından siyah beyaz. Chevroletin arka koltuğunda bir genç kadın. Hep düşünmüşümdür. O Chevrolet'in arkasındaki genç kadın o gün nereye gidiyordu? Ne yapıyordu? Neler yaşıyordu?... Bunu hiç bir zaman öğrenemeyeceğim.

Ya da 1960'lı yılların İstiklal Caddesi. Yoldan gelen geçenler. Fötr şapkalı genç adamlar. O dönemin modası diz hizası etek giymiş kısa, dolgun saçlı genç kadınlar. Dudakları pastel rengi rujlu. Yanaklarında o dönem İstanbul'unda bağlarda, bahçelerde yetişen meyvelerin tüm renkleri... Ve hızla yürürken objektife yakalanmış bir genç adam. Acaba randevusu mu var Çiçek Pasajı'nda. Yoksa iş için mi bu telaş? Kırk yıl sonra bir siyah beyaz fotoğraftan bir hayat çözümlemek kolay mı?

Ben geçmişe gidiyorum zaman zaman. Özellikle gece yarıları. Geçmişi merak edenler için yolu biliyorum. Anlatabilirim. Geçmişe sadece ve sadece "dün aralıkları"ndan gidebilirsiniz. Kapı aralığı gibi, yaşanmış günlerin de aralıkları vardır bilir misiniz? Anılara oradan yürünür gidilir.

Dün aralıklarının anahtarı gözyaşlarıdır. Kapının ne zaman açılacağını bilemezsiniz... Bazen bir eski şarkıyla bazen bir fotoğrafla, bazen pencerenizden sızan gecenin nefesiyle açılır dün aralıkları... Sizi geçmişe götürür.

Dün aralıklarından sadece yaşadığınız değil yaşayamadığınız geçmiş de dokunur yanaklarınıza... Dün aralıklarından yürürken anılar yağar yaz yağmuru gibi. Ansız, apansız anılar... Hiç söylenememiş aşklar... Hiç öpülememiş ilk sevgililer...

Geçmişi değiştirmek mümkündür dün aralıklarından ulaşıldığında o günlere. O anlara... Düşünüp de cesaret edip söyleyemediğiniz şeyleri söyleyebilirsiniz ilk aşkınıza. "Seni seviyorum" diyebilirsiniz. Hatta onunla buluşup, öpüşebilir, ona dokunabilirsiniz...

Bugüne dönerken yine dün aralıklarından geçeceksiniz. Deneyin. Dünün bugünden daha canlı yaşanmakta olduğunu göreceksiniz... Bugün, bu gece dalgınlığımız, şaşkınlığımız, kafamızın karışıklığı bundandır. Bir yanımız geçmişte kalmıştır. Bir yanımız orada yaşamaktadır.

Zamansız dolması gözlerimizin bundandır. Bir gece, "Bir şey unuttum ben. Birşey yapacaktım" deyip de ne olduğunu bulamıyorsanız dün aralıklarından geçmişe yürüyün. Mutlaka orada bir randevunuz vardır. O'nu bekletmeyin...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben dün aralıklarından geçmişe yürüdüm geçenlerde birinin yanındaydım:)o beni görmedi ben onun gözyaşlarına şahit oldum.Görmedi ama sanırım oda hissetti...sevgiler..

ScReAm 
 28.05.2007 14:34
Cevap :
ScReAm... Sevgiler...  28.05.2007 18:00
 

Hiç böyle düşünmemiştim. Bu kafa karışıklıkları, bu sebepsiz sandığımız hüzün, nedeni bilinmez bir göz yaşı damlası... Yeni bir pencere açtın aklıma...Çok teşekkür ederim.Sevgiler...

Fulya 
 30.01.2007 11:03
Cevap :
O halde Fulya seni de dün aralıklarından geçmişe gitmeye davet ediyorum. Geçmişte belki senin de bir randevun vardır...  30.01.2007 14:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 1562
Toplam mesaj
: 289
Ort. okunma sayısı
: 2486
Kayıt tarihi
: 21.01.07
 
 

Barışa ve kardeşliğe inanıyorum. Türkiye'nin yaşadığı tüm sorunların kardeşlikle çözümlenebileceğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster