Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '10

 
Kategori
Efsaneler
Okunma Sayısı
736
 

Dün bir adam gördüm!

Dün bir adam gördüm!
 

Görsel:mcsps.com


Günümüzden 30-35 yıl öncesine kadar halk kültürümüzün özünde de var olan, paylaşımcı, imececi, insanların omuz omuza verdikleri hayat biçimleri vardı... Ve bu hayat biçiminin onurlu temsilcileri... İşte onlar, her yerde, sık sık karşımıza çıkarlardı. Fakat aradan geçen süreçde maalesef çıkarcı, yüzeysel, yarışmacı, hep bir fayda uman, piyasacı ve ulvi inançların istismar edildiği hal ve tavırların dayanılmaz egemenliği karşısında onlar da artık dar alanlarda tutsak kalmaktalar...

Sen, ben, hepimiz önceden kestirimi zor olan bu hayat oyunun ya içinde ya da kıyısında var olmaya devam ederken o türden insanlar da artık her yerde, sık sık değil, nadiren karşımıza çıkmaktalar...

Ben, yolda, işte onlardan birini gördüm, Karaburun virajlarında, karavanının direksiyonunda... Mola da karşılaştık, kısa ama coşkulu bir sohbetimiz oldu. Başı dumanlı dağlar gibiydi, hemen her söyleminin ardından dize dize şiirler dökülüyordu dudaklarından... Ben de etkisinde kaldım ve onu şiirleştirerek o kısa anı kalıcı kılmak istedim.

Dün, yolda,

Hayalini sonunda gerçekleştirmiş bir adam gördüm.

Kalın parmaklarıyla sarmıştı sıkıca,

Direksiyonunu karavanın.

 

Ak saçı, kır sakalı ile yalnız

Ama çok da iyi bilir gibi,

Nasıl da yaşanır yalnızlığın tersi

Ve ne derece gürdür, dayanışan kalabalığın güçlü sesi.

Keskin gözlerinin içine sığdırmış gibiydi ufku,

Geçmişten gelip geleceğe gider gibi düş-seldi.

Ve dilinin ucuna bırakılmıştı sanki

Tüm sevda ve mücadele türküleri.

Ufku ve türküleriyle yedeğine almış gibiydi o,

Ardındaki tüm karartılmış sevdaları, sevgileri.

Dün, yolda,

Hayalini sonunda gerçekleştirmiş bir adam gördüm.

“Hayalî” artık küçük, “an” kısa olsa da.

Karavan eski, sanki 68 modeldi,

Görünen köy kılavuz istemez

Adam da sanki öyle, 68’lilerdendi.

O sevdalar ki, “memleket” olanıyla başlar,

O en yüce, en adanılmış olanıyla başlar.

İdealler teknesinde, umut rüzgârıyla

Bin bir kahır ve eziyetin cenderesinde

Sonunda, maalesef

Unutulmuş bir mücadelenin körfezine sığınılan.

Küçük ve zarif tekneler de olsa gerek,

Aynı körfezde

Sevdaların cins-i latif olanlarını temsil eden,

Lacivert denizin narin dalgalarıyla

Anılarda da şıpır, şıpır salınan.

Şimdi, yollarda o karavanın

Şoför mahalline sığınmış giden

O kararlı ve cesur yürek

“Kim bilir?” diyor içimden bir ses

Ne büyük savaşlar verdi geçmişinde

Ne mücadeleler belki de…

Sanki yüzüne sinmiş gibiydi, acı gölgesi

Elinde olmayan “konjonktür” giyotiniyle

Başı gövdesinden ayrılmış toplumsal ideallerin.

O şimdi muhtemelen

Kent kent, kıyı, kıyı,

Koy koy, körfez, körfez,

Yeni serüvenler ve keşifler diyarında

“Bu, hiç aynı şey olur mu?” diye zihninde salınan

Soru işaretlerinin çengelli kıvrımları altında.

Dün, yolda,

Hayalini sonunda gerçekleştirmiş bir adam gördüm

“Hayalî” artık küçük, “an” kısa da olsa.

İnsan, efsaneleri de unutmamalı derim,

Yaşamın sıradanlığına katlanabilmek için!

İ.Ersin KABAOĞLU,

28 Ağustos 2010, Mercan koy, Karaburun

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Karartılmış sevdaların üzerine basarak, aydınlığa yürümek... Nasıl bir yazgı olduğu tarafımızca bilinmese de, her kuşakta insan kızı ve insan oğlunun, sürekli hep önüne çıkan, döngü sel bir engel, belki de kutsal, yaşam oyunları!... Neyse,bir yazda daha anlamadan bitiyor. Şaire bakalım ne diyor?... ''YAZ SONU / Yaz inceliyor, güz bizse hiç büyümeyen rus bebekleri bir düşte karşılaşmıştık, bir düşte kaybolduk hadi birimiz uyandırsın artık ötekini birbirinin karanlığına kapatılmış birbirinin içinde tipiye tutulan her kozaya ayrı biçilen uzun kışlardan hadi birimiz uyandırsın artık ötekini ilkgençliğin yazıları bitti. Şimdi bırakılmış çiftlikler yağmurlarla boşalmış leylek yuvaları elimizde sorular, gün yeniden dağıtıyor kalanlar için yazılanları yaz sonu yaz sonu yaz sonu Biliyorum yine haziran yine temmuz yine ağustos...'' Dostça selamlarımla.

zeki etferat 
 06.09.2010 11:34
Cevap :
Sevgideğer söz ustası Murathan Mungan'ın bu dizelerini ne de güzel oturtmuşsunuz yorum karesine... O "ak saçlı, kır sakallı" efsanevi dosta göz kırparcasına... Yaşam bir devr-i daim, döner durur, mevsimler de, ömürler de öyle... İçten teşekkürler ve dostça selamlarımla üstat.  07.09.2010 14:48
 

formunda yazılmış kısmın şiirsel ritmi ve içeriği oldukça başarılı ve doyurucu, tebrik eder, başarılar dilerim yazın çalışmalarınızda, saygıyla.

ElçiNSevgİ 
 05.09.2010 13:36
Cevap :
İçten teşekkürlerimle...  05.09.2010 16:39
 

köy köy, koy koy dolaşmak ve oralarda ki insanlarla uzun uzun eskilerden sohbet etmek...çok güzeldi...kaleminize ve tabi ki yüreğinize sağlık.

B Gelincik 
 03.09.2010 17:39
Cevap :
"...uzun uzun geçmişten söz etmek..." derken, bizlere bir anlamda bu günü, geçmişi unutmadan -ve tabii ki yarının umutlarıyla- yaratıcı bir üretkenlik ve bilinçli bir şekilde yaşamamızı öğütleyen bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Okuyup yorumladığınız için de... Dostça selamlar ve daimi esenlik dileklerimle...  04.09.2010 1:15
 

İlk satırlarınız Raymond Carver' in şiirlerini anımsattı bana ve yazı boyunca anlatılan o adamın siz olduğunu düşündüm nedense. Kaleminize, yüreğinize sağlık. Selamlarımla...

Münevver Saral 
 03.09.2010 0:32
Cevap :
"Winter Insomnia" (Kış Uykusuzluğu)'ndaki birkaç şiiri dışında pek de tanımadığım Carver'ın dizelerine yönelik kurduğunuz nazik ve gurur verici benzeşim için sonsuz teşekkürler Münevver hanım. Bu tespitiniz sonrası kendisini yakın bir izlemeye almam iyi olur sanırım. Diğer konuya gelince; tüm değerli yorumcularım "Sizi anımsattı" noktasında hem fikirler. Bu beni hiç şüphesiz gururlandırmakta...Fakat benim mücadelelerim, yenilgi ve kazanımlarım burada çizdiğim "onurlu özlemler ufkunun" maalesef oldukça gerisinde kalır. Şu ya da bu nedenle... O nedenle de yorumlara yönelik yanıtlarımda "Ahh... Keşke... Nerdee?" gibi özlem dolu hayret nidalarına sığındım. Ama o entellektüel olgunluğunuzla acılı ve zorlu bir yaşam süren Carver'e iyi işaret ettiniz doğrusu. Bana daha yakın bir duruş(u) olabilir. İçten teşekkürler ve dostça selamlarımla...  03.09.2010 14:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 335
Toplam yorum
: 3204
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2374
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster