Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
288
 

Dünden bugüne din reformistlerimiz...

Dünden bugüne din reformistlerimiz...
 

“Ben yanmasam,

Sen yanmasan,

Biz yanmasak,

Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.

                          (Nazım Hikmet)

Dünden bugüne, dinlerde birçok değişimler olmuştur.

Bu değişimler çağlarla birlikte anlayış değişimini de  getirmiştir.

Dinler, çok tanrılı anlayıştan, tek tanrılı anlayışa doğru bir evrim geçiriyor…

Tek tanrılı dinler de; devam eden evrim süreci içinde değişimlere uğrayarak günümüze kadar gelmişlerdir…

Hıristiyan Dünyası bu değişimleri reform hareketleriyle birlikte yaşama geçirmişlerdi… Dinin devleti yönetme, yönetime katılma isteği, yönlendirme gibi etkilerini süreç içinde en aza indirmişlerdir…

Bu değişim sürecine düşünürler, yazarlar, felsefeciler çok önemli katkı sağlamışlardır...

15. ve 16. yüzyıllar Avrupa'nın yavaş yavaş kendisini kilisenin baskısından kurtardığı dönemlerdir.

Bu sayede bilimsel çalışmalar özgürleşmiştir. Bilim teknik, felsefe bu dönemde önemli bir hale gelmiştir.

Avrupa'nın gelişmesinin temeli bu dönemlerde atılmıştır. Avrupa, Osmanlı'ya bu dönemle birlikte fark atmaya başlamıştır.

Aynı dönemlerde Osmanlı ise katı şeriat kuralları içinde yönetiliyordu. Bilimden, teknikten uzaktı. Tarihsel bilgilerinizle ve izlediğiniz “Muhteşem Yüzyıl dizisin de kısmen de olsa gördüğünüz gibi, Başbakan’ın hayran olduğu Ebussuud örneğindeki Şeyhülislamlar, bu topraklar üzerinde yaşayan halklara en büyük zulümleri yaşatmışlardır… Bugün çektiğimiz sıkıntılarda bu anlayışların etkisi çok büyüktür…

Şeyhülislamlar, sadrazamdan sonra en etkili makam durumundaydı.

Her türlü bilimsel çalışma, dine uygunluk yönünde değerlendiriliyordu.

Matbaa örneğinde olduğu gibi karşı çıkılıyordu. İstanbul'da kurulan rasathane, melekler rahatsız ediliyor diye Şeyhülislam tarafından yasaklanıyordu.

Tüm baskılara, yıldırmalara, işkencelere, baskılara zulümlere rağmen, dünden bugüne çok önemli İslami reformistlere rastlıyoruz. Çoğu bunu canıyla ödemiştir.

Hemen ilk başlarda aklımıza, Hallac-ı Mansur ve Nesimi geliyor. Şeyh Bedrettin, Hacı Bektaşi Veli, Mevlana, Pir Sultan önemli reformistler olarak tarihte yerlerini almışlardır.

Cumhuriyetle birlikte, Mustafa Kemal Atatürk önemli bir reformist olarak karşımıza çıkar.

Cumhuriyet devrimleriyle, Avrupa'nın 15 ve 16. Yüzyılda yaptıklarını gerçekleştirmeye çalışır.

Bu devrimin alt yapısı tam oluşturulamadığından zaman zaman birçok ayaklanmalar ve başkaldırılar olmuştur.

Şeyh Sait isyanı, Menemen olayları gibi…

Atatürk'ün ölümünden sonra din bezirgânları tekrar iş başına geçerek, Cumhuriyetin kazanımlarına ve laikliğe karşı bir duruş sergilemişlerdir.

Tüm bunlara rağmen, günümüz Türk reformistleri sayesinde aydınlanma hareketleri önemli bir şekilde gelişmektedir. Günümüz reformistleri olarak, birçok aydın, din adamlarımızın, yazarlarımızın, ismini sayabiliriz.

Bir zamanların müftüsü olan, yazdığı kitaplarla gericilerin kurşunlarına hedef olan Turan Dursun bu süreçte önemli bir yere sahiptir.

Turan Dursun, öldürüleceğini çok iyi biliyordu ve şöyle diyordu: "Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım." Aydın ve cesur bir insan olarak o ikincisini seçti…

İlhan Arsel’in yazmış olduğu kitaplar da aydınlanmaya önemli katkılar sağladı… Özellikle de “Şeriat ve Kadın” aydınlanmanın önemli kitaplarındandır… İlhan Arsel de; ne yazık ki baskılar yüzünden uzun yıllar ülkemizden uzakta Amerika’da yaşamak zorunda kaldı ve orada öldü…

Yaşar Nuri Öztürk'ün kitapları ve düşünceleri de bu aydınlanmanın içinde önemli bir yer tutar.

Yaşar Nuri Öztürk’ün yazıp da yayınla(ya)madığı kitaplarının varlığını, Saba Tümer’in programındaki sözlerinden öğreniyoruz… Yaşar Nuri Öztürk, tüm bunların noterde olduğunu –olacağını- ve ölümünden sonra yayınlanacağını belirtti…Bu da reformistlerin ne kadar baskı altında tutulduğunun bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor…

Zekeriya Beyaz da; bu konuda halka inerek, televizyonlarda kadın programlarına katılarak, kitaplar yazarak, biraz da konuları magazinleştirerek farklı bir aydınlanma hareketi yapmaktadır. Zekeriya Beyaz’a da “dinciler” gerek basın yoluyla gerek diğer yollarla baskılar yapmaktadırlar…

Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu da aydınlanma hareketine önemli katkılarda bulunmuşlardır. Aydınlanma hareketinin etkili olabilmesi için çok okuyan bir toplum olmalıyız. Özellikle de bu konuları içeren kitapları okumalıyız, okunması için gayret göstermeliyiz..

Hala çoğu insanımız; hacıdan, hocadan, cinciden, muskacıdan, şeyhten, yatırdan, türbeden medet ummaktadır.

Eğitimimizin temel anlayışının içine de, bu gibi düşünceler kasıtlı ve planlı olarak serpiştirilmektedir.

Atatürk'e saldırılarak, yaptığı devrimler geriye döndürülmek istenmektedir.

Atatürk o dönem bu devrimleri yapmamış olsaydı, bir daha kolay kolay bu devrimler yapılamazdı.

Atatürk bunun için çok büyük bir lider ve reformisttir.

İranlı bir yazarın bu konuda söylediği gibi " Bizim, sizin gibi bir Atatürk'ümüz olmadı" sözü çok anlamlıdır.

Her şeye rağmen, bu aydınlanmadan, laik anlayıştan geri dönemeyiz.

Bu ülkemizin birliği, gelişmişlik ve çağdaşlık düzeyi için de çok önemlidir.

Bu aydınlanma sürecine katkıda bulunan aydınlarımıza binlerce teşekkürler.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine paralel bir yazınız."Anadolu'da devrim rüzgarları" başlıklı yazımla benzerlik taşıyor. Bir eleştiri getireceğim yazınıza. Aydınlanmayı tek taraflı anlatmışsınız. Dini çevreler dediğimiz kesimlerde herkes geri görüşlü müydü?

Kerim Korkut 
 16.02.2013 10:04
Cevap :
Teşekkür ederim Kerim Bey, en kısa zaman da sizin yazılarınıza döneceğim...Esenlikler dileğimle...  16.02.2013 22:02
 

Bu çok anlamlı yazınıza ben de bir söz söyleyeyim. Bu kadar yanma yetsin gari. Sevgiler selamlar.

Şahin ÖZŞAHİN 
 11.02.2013 23:32
Cevap :
Evet haklısınız...Şahin Bey, sevgilerimle teşekkür ederim...  11.02.2013 23:36
 

Yazınızı okuyan ikinci kişi ben oldum. Ben de dün siyaset sayfasında yeni bir yazı dizisini yayınlamaya başladım. Yazınız tam da bu nedenle ilgimi çekti. Doğrusu gayet anlamlı ve benin yazı dizimle de ilişkili bir yazı olmuş. yazılarınızı beğeniyle takip ediyorum. Saygılar Ahmet Elden.

Ahmet Elden 
 11.02.2013 23:28
Cevap :
Ahmet Bey, sevgilerimle çok teşekkür ederim...  11.02.2013 23:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1391
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1026
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster