Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
51
 

Dünden bugüne gözünü açmak

Dünden bugüne gözünü açmak
 

ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI ?


Yıllar öyle bir geçiyor ki anlamak ve zamanı durdurmak mümkün değil. Zaman içerisinde verdiğimiz hayat mücadelesinde akıl almaz işler oluyor. Kimin zaman neşelenirken kimi zaman kederden ölümü dahi kurtuluş olarak görebiliyoruz. İşte insanoğlunu diğer canlı varlıklardan ayıran bu özellikleri olsa gerek. Dünyada ki en vahşi hayvana bir bakın, sadece ihtiyacı olduğunda yani açken ve sadece hayatta kalabilmek için yaşamını idame ettirmede gerekli olan gıdasını kendinin de bir başkasına gıda olması kaçınılmazken bir başka canlıyı avlayarak yaşam mücadelesine devam ediyor.

Peki, biz insanlar ne yapıyoruz? İhtiyacımız olsun veya olmasın başkalarına zarar vermeyi kendi egolarımızı tatmin etme noktasında bir an dahi tereddüt etmeden icraata geçiyoruz. Hani güzel bir söz vardır, Senin özgürlüğün bir başkasının özgürlüğünü kısıtlıyor veya zarar veriyorsa senin özgürlüğünün bittiği andır, diye. Ne kadar da doğru bir söz değil mi? Özgürlüğümüze, yaşantımıza, hatta hayatımıza karışanları yaşadığımız toplum kurallarına ve devlet kanunlarına göre değişiklikler arz eden cezalandırmalarla özgürlüğümüze müdahale edenin özgürlüğüne müdahale ederek gerekli cezai işlemleri kurallar, kanunlar çerçevesinde bunu uyguluyoruz. Peki, bu kadar kuralları düzenleyip hayatı kolaylaştırırken, mutlu ve kaliteli bir hayat sürmemiz geremez mi? Tabi ki gerekir. Ancak huzur içerisinde yaşayan bir topluma diğer bir toplum, kuralsızca, utanmadan, vahşet ile sadece kendi ve yandaşlarının emelleri için huzur kaçırıp katliamlar yapmışsa ve bunun cezası için ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet habis cezasına layık görülmüşse geçen zaman içerisinde ne değişmiştir ki bu ceza hafifletmelerle desteklenmektedir.

Yaşadığımız yakın bir tarih aralığına bir göz gezdirelim. Toplumlar seçimle atadıkları kendi duygu düşünce ve yaşam biçimlerini en güzel şekilde düzenlemesi ve yönetilmesi için lideri ve ekibi seçer ve göreve getirir. Bundan daha demokratik sistem olamaz herhalde. Bu yaşam döngüsü içerisinde de birlik ve beraberlik içerisinde kenetlenmiş bir şekilde yaşamlar huzur içerisinde devam eder. Kendi kurallarını koymuş yaşam kalitesini belirlemiş toplumlara diğer toplumların müdahalesi ve egemen olma duyguları neticesinde çeşitli oyunlarla eskiden savaşlar vardı günümüzde stratejik oyunlar var adına ne derseniz deyin bu şekilde zarar verilmekte huzurlar kaçırılmaktadır. Bu stratejik oyunlar içerisinde Birçok lider ve toplum yok edilmiş ve edilmeye de devam edecektir. Kendi koymuş olduğumuz kanunlarımıza ve kurallarımıza sahip çıkarak bize zarar verenleri engelleyip cezalarını verirken bir başka toplum menfaatlerini ve çıkarlarını güderek bu cezayı ertelemek kanunlar üzerinde oynamalar yapmak toplumun huzurunu kaçırmak ve kenetlenmiş olan bir yapıya zarar vermekten başka ne olabilir. Liderin kendi egolarının tatmini ve başka egolar hizmet etme doğrultusunda hareket etmeye başladığında nasıl bir huzurdan bahsedilir. Sistemin, Kuralların kişilerin istekleri doğrultusunda esneklik arz etmesi gelecek topluma zarardan başka bir şey getirmez. Ava giderken avlanılır. Yakın zaman içerisinde yaşadığımız toplumsal katliamlar ve toplumların yok oluşları buna canlı bir örnektir. Unutmayalım! Bu dünyadan hiç ama hiçbir şey bizimle birlikte gelmeyecek. Bahşedilen nefes bitince yanımızda sadece ve sadece yaptıklarımızı götüreceğiz.

 

Saygılarımla. 23.10.2014 SHG 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2129
Kayıt tarihi
: 21.08.07
 
 

Sağlık sektöründe toplum sağlığı teknisyeni olarak çalışmaktayım. Yüksek okul mezunuyum. Konuşmay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster