Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
90
 

Dünden Bugüne Kadınlar Tarihi: Ezilen Erkeklerdir, Kadınlar Değil! O Zaman Bu Şiddet Nedir? (1)

Dünden Bugüne Kadınlar Tarihi: Ezilen Erkeklerdir, Kadınlar Değil! O Zaman Bu Şiddet Nedir? (1)
 

Zayıf veya güçsüz kişi yoktur. İstediğinin bedelini ödeyen-ödemeyen vardır


Kamuoyunu korkutmanın yolu: “Kadınlar eziliyor, şiddet görüyor, haksızlığa uğruyor ve kurban ediliyor”. Bu konu tartışmaya bile açık değildir. İsterseniz açabilirsiniz! Eğer, yargısız infaz istiyorsanız.

Gerçeğinde savaşlarda ölenler, cezaevlerinde (daha çok) yatanlar; madenler, inşaatlar ve tehlikeli işlerde çalışanlar erkeklerdir. Ailenin barınması, korunması, beslenmesi de erkeğin baş görevleri arasındadır.

...

Asırlardır: “Kadın kocasının her istediğini yapar, onun sözünden çıkmaz neticesi itibariyle kendisini kocasına teslim ederse daha mutlu olacaktır!” tezi işlenir, ki: bu doğru değildir.

Akıllı hiçbir kadın yoktur ki, kocasını yönetmesin. Kocasını yönetemeyen kadın yoktur.

Bunlarla birlikte yönetmenin bir sanat, ilim olduğunu eklemeliyiz.

...

Bir Arap atasözü: “Tekrardan kanaat doğar.” Der.

Medyada, Sanayi Devrimi’nden bugüne (düşük ücret rekabeti oluşturmak için) kadını çalışmaya hayatına alan ve işlenerek gelen, “Kadın şiddet görüyor, maddi açıdan özgür olmalı!” iddiası, gerçeğinde bugüne kadar samimi olarak nedenleri ile birlikte ve tüm boyutları ile araştırılmış mıdır?

Yoksa kulağa hoş geldiği, çokça ve kolayca taraftar bulduğu için kamuoyunca peşinen satın alınmış mıdır?

...

Yukarıda iddia edilenlerin ışığı altında aşağıdakiler nasıl değerlendirilmelidir?

-Kadınlar kendilerini neden baskı altında hissediyorlar?

-Kadınlar, tüm dünyada neden şiddet görüyor, tecavüze uğruyorlar?

-Kadınlar neden erkekler kadar eşit öğrenim görme çalışma hakkına sahip değildir?

-Kadınlar neden özgür iradeleri ile kendilerine toplumda daha fazla alan bulamıyorlar?

...

İddia 1: Tarihin ilk dönemlerinden itibaren, hukuk sistemlerini erkekler (kendi işlerine gelen şekilde) oluşturmuş, kadın arka plana itilmiştir. (Örneğin, hükümet kurulmasında, miras paylaşımında, oy kullanma vb.)

İddia 2: Uzun yıllar öncesinden gelenekler oluşturulmaya başlanmış: “Kadın kocasına itaat etmek zorundadır” fikri yerleştirilmiştir.

İddia 3: "Mutlu bir evlilik için kadın evinde oturur, ev işini yapar, çocuklarına bakar ve ailesi (kendisi ile) ilgili tüm kararları kocasının almasına izin verir."

...

Sorular... Sorular... Sorular...

-Sanayi Devrimi ile birlikte İngiltere, Fransa, Almanya ve Amerika’da çalışmaya hayatına (Tekstil Atölyelerine-Fabrikalarına) alınan kadınlar, daha özgür ve mutlu mu olmuştur?

-Çalışma hayatındaki bir kadın, aynı zamanda ev hanımı-anne olduğu zaman mutluluğu katlanarak artmakta mıdır? (Bu soruya kadınlarımız dürüstçe cevap vermelidir)

-Sabah sıcak yatağından uyandırılarak yuvaya (adeta zorla) götürülen 4-5 yaşındaki çocuklar ne kadar mutludur, Onu oraya bırakan annelerimiz de?

-Bir ülke kalkınmasında kadınların katkılarının hangi alanda daha verimli olacağı hiç araştırılmış mıdır?  

-Amerika, İngiltere ve Japonya’da çalışan kadınlar mutlu, huzurlu ve geleceğe daha mı güvenle bakmaktadır.

-“Gelişmiş” olarak değerlendirilen ülkelerde (kadın-erkek) intihar olayları ve nedenleri araştırılmış mıdır? Nedenleri?

-Özellikle Amerika’da, kadına ve çocuğa şiddet hangi boyutadır? Medya aktarmadığı için olmadığını düşünürüz, ancak özellikle çocuk istismarı “imdat!” seviyesindedir.

-Gelişmiş ülkelerde insan ticareti hangi boyutlardadır. Mülteci meselelerinin arka planında yatanlar nelerdir?

-Cinslerin (kadın-erkek) ruh sağlığı (derecesi) dengesi, nedenleri?

-Alkol, sigara ve uyuşturucu kullanımı hangi cinste daha yaygındır, neden?

-Erkekler şartlar onları zorlasa da ağlamaz (ağlayamaz!) ancak, anaları ağlayabilir! Bunun bir mahzuru yoktur.

-Gerçeğinde ezilenler, kadınlar mı, güçsüz, donanımsız insan mıdır? Örneğin, İngilizler, yaklaşık 20 milyon Afrikalıyı köleleştirmek için Amerika’ya götürürken (yarısı yolda ölmüştür) kadın-erkek ayrımı yapmışlar mıdır?

-Kadınlara, erkek olma seçeneği verilmiş olsaydı, erkek olmak isterler miydi?

...

İlk bölümde okyanusun derinlerine girmeden kıyısında kısa bir gezinti yaptık.

Dizi bittiğinde göreceğiz ki, medyada yazılanlar (aslında dayatılanlarla) gerçekler birbirleri ile çok fazla örtüşmemektedir.

www.canmehmet.com

Resim: Tarafımızdan düzenlenmiştir.

 

ali açıköz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 992
Toplam yorum
: 2623
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1714
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster