Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1570
 

Dünden bugüne oyuncaklar

Dünden bugüne oyuncaklar
 

İnsanlık tarihi ile bilinen oyuncaklar... Çocukluğumuzda hepimizin anılarına yer etmiş, vazgeçilmez bir oyuncağımız mutlaka olamuştur. Peki hiç merak ettiniz mi oyuncak tarihini? Bana bugün kızım sorana dek doğrusunu isterseniz benimde aklıma gelmezdi böyle bir bilgi edinmek için araştırma yapmak. Bugün blog da bunu paylaşmak istedim sizlerle.

Tarihte bilinen ilk oyuncaklar Mısır'lılara aittir. M.Ö. 5. yüzyılda Mısırlı çocukların tahta atlarla oynadıklarına dair arkeolojik bilgiler edinilmiştir. M.Ö. 2. yüzyılda ise Mısır'da topaç, misket biliniyormuş. Yine aynı dönemlere ait Firavun mezarlarında oyuncak bebekler bulunmuştur. Eski Yunan, Roma ve Çin'de de kilden yapılıp fırınlanmış, hareketli kol bacaklara sahip bebekler yapıldığı bilinmektedir.

Seri olarak üretilen ilk tahta bebekler ise 1700'lerin Almanyasına aittir. Türk tarihinde satılmak üzere yapılan oyuncaklar ise Osmanlı döneminde ortaya çıkıyor. Eyüp'te hayvan bağırsağından yapılmış balonlar, tahta topaçlar, çemberler, tefler, toprak düdükler satıldığı da bilinmektedi

En basit oyuncak taş ve sopadır. Üçtaş beştaş veya dokuztaş yahut kaydırak oyunu için her yerde taş bulunabilir. Sopa denilen basit bir ağaç dalı çocuğun hayalgücünde at, araba vb işlere yarar. Bir ağaç dalından yapılan sapan tabii bir oyuncaktır. Yine tabii bir oyuncak uçurtmadır. Gazete kağıdını kullanarak ve bir iple uçurarak oyuncak haline gelir. Bir ip, ip atlama ve çekişme oyunu için de kullanılır.

Ancak 20-21. yüzyıllarda teknolojik dijital oyuncaklar bütün bu doğal oyun ve oyuncakları ikinci plana atmıştır.

Gördüğünüz gibi, teknoloji çok şey gibi burda da doğalı elimizden almış, büyük annelerimizin el emekleri ile yaptığı bez bebekleri, tahta arabaları da tarihe gömmüş :(. Çocukluğumuz da hayal gücümüzü zorlayarak kurduğumuz oyunlar dijital ekranlarda ki vurdulu kırdılı sözde savaş oyunlarına bıraktı yerini. Dahası bizlerin özgürce sokaklarda koşarak oynadığımız, saklambaçlar, taştan sopadan oyuncaklarla çomak oyunlarımız ve hepinizin şuan hatırına gelen birçok geleneksel oyuncak ve oyunlar hepsi tarih oldu tavanarasındaki yerlerini aldılar...

İşte bunlar da arkadaşlar sıkışan apartmanlar, taş bloklar arasında kayboldu gitti... Hep deriz ya şimdi ki nesil şanslı diye, bir kez daha düşünelim bakalım acaba gerçekten şanslı mı çocuklarımız? Sanal, dijital kurduğumuz dünyalarında, elektornik oyuncaklarıyla, robotları, konuşan bebekleri, kumandalı oyuncaklarıyla...

Toprağa, güneşe, gökyüzüne doymadan; doğayı ve özgürlüğü ilklerine kadar hissedip bunlarla büyümedikleri için... Ne derseniz gerçekten şanslılar mı acaba?...

Alıntı: htpp://tr .wikipedia.org

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 279
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 1566
Kayıt tarihi
: 23.11.10
 
 

Yaş otuzbeş yolun yarısı eder demiş üstad demesine ama, benim yapacak çok şeyim var:)! Anneyim, e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster