Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
19
 

Dünya, Toplum ve İnsan

İlk başta birey olmak vazgeçilmez insanlık unsurudur. Birey donanımlı olursa eğer önce kendisi için sonra içinde yaşadığı toplum için sonra da kaybetmeye tahammülümüz olmayan dünya için yeni şeyler inşa edebilir. Bireyin kendini inşası ve sonrasında yaşadığı olaylar zinciri onda büyük bir gelişmeye sebep olduğu gibi zaman zaman problemler yaratan aşamalar da oluşturur. En başta insanın fizyolojik eksiklikleri olması algı süreçlerinin oluşmasında problemler yaratırken daha herhangi bir yükselişe başlamadan hayat sıkıntılar içermeye başlar.Durum böyle olduğu gibi belirli bir mesafe kat eden bireyin içine düştüğü durumlar onu çetrefilli bir bulmaca çözmek zorunda bırakabilir.Bu bulmaca çözümsüz anları içinde barındırdığı gibi ağır ağır ilerleyen bir süreç sonucunda insanı bir spiralin başlangıç noktasına doğru da sürükleyebilir. Son nokta spiralin başlangıç noktasına ulaşmak olabileceği gibi bireyin dans edercesine merkezden uzaklaşmak çabasıyla kendini spiralin dışında bulduğu bir duruma da dönüşebilir.Bu iki durum gerçekliğin kaybolduğu iki boyuttur.Ulaşılan nokta merkezse bunun dönüşü yoktur.Fakat spiralin dışına çıkılmışsa eğer geri dönmek mümkün kılınabilir.Dönüş yolculuğu sona erdiğinde bireyin yeniden spirale gelişiyle terapi başlar.Modern anlamda köklü bir terapi bireyin kendi kendine yaptığı terapidir.

İnsan hayatında toplum da terapi yapar. Bu terapinin sonuca ulaşması toplumu oluşturan bireylerin organize olmalarına bağlıdır.İnorganik bir organizenin başarı şansı düşüktür. Organik bir organize ise her zaman başarılı olmaya adaydır.Günümüz dünyasında toplumsal yapının zayıflaması toplumun terapi yapma gücünü azaltmıştır.Sağlık noktasında dünyada mükemmele erişmek iddiası bir gerçeklik payı barındırıyorsa toplumsal yapıyı güçlendirmek için geldiğimiz noktada yeniden düşünmek zorundayız.

Tesadüfün bireyi etkilediği bir gerçektir. Her şeyden önce maddeden oluşan dünya ve dünyada i yaşam hiçbir anlam içermediği sanılan şeyler aslında bizler için anlamlıdır. Bu yüzden terapinin birinci boyutu dünyadır. İnsan havayı içine çektiği gibi bilgi birikimini de içine çekerek dayanılmaz anlarda dünya ile terapiye geçebilir.Kuşkusuz bunun ilk basamağı gözlem yapmaktır. Sonrasında denemektir.

Terapide üç boyut; birey, toplum ve dünyadır.

Varoluş aşamasında bireyler toplumu oluşturur toplumlar dünyayı oluşturur.Terapide ise bu yol tersine çevrilmelidir.İnsana terapiyi ilk önce dünya sonra toplum yapar.Sonra da birey kendi kendine terapi yapar.

Varoluşun ölüm anı gelene kadar sürdüğü düşünülürse doğum anından ölüm anına kadar birey algılaması sürdüğü için kendisine terapi yapmalı, toplumun ve dünyanın terapisine açık olmalıdır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 22
Kayıt tarihi
: 03.07.19
 
 

1972 Samsun Merkez doğumluyum.1988 yılında Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü kazandım...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster