Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
566
 

Dünya Artık Beni Yorma, Uyumak İstiyorum

Dünya Artık Beni Yorma, Uyumak İstiyorum
 

Her hatanın, her suçun ve her günahın başlangıcı dünya sevgisidir. 

Gidenler mi bizi unuttu, biz mi gidenleri unuttuk? Gidenleri biz unuttuk.

Giden değerlerimizi bize unutturan, insanlığı utandıran içinde yaşadığımız bu yalan dünyaya bağladığımız çürük umutlardır.  

Evet, dünyaya gelmekte, dünyadan gitmekte elimizde değil. Fakat yaratılış gayesine uygun yaşamak bizim elimizde.

Peki, dünyaya geldikte sonra ne yaptık. Dünyayı gördük, beğendik, sevdik ve âşık olduk. Gerçekte ise dünya hiç birimize âşık olmadı. 

Sabır ve kanaatimizi, sağlık ve sıhhatimizi,  güven ve itimadımızı yitirdik, insanlık yönünden gittikçe zayıfladık, nefsimizin esiri olduk.

Gidip dönmeyenlerimizi unutmasaydık, benliğimizi yitirip böyle beyhude bir dünyanın tutsağı haline gelmezdik. İnsanlığı utandıracak olayları duymaz, görmez üzülmezdik. 

Öyle bir dünya ki yalancılar, hileciler,  haksızlar ve hırsızlar yaptıklarının karşılığı cezayı görmüyor. Sanki dünya onları daha çok koruyor, onlara daha çok zevki, sefayı yaşatıyor. 

Desinler, görsünler, bilsinler için yaşayanları, hakkı, hukuku inkâr edenleri, arsız ve ayarsızları, nefislerine esir olanları daha güvenli barındırıyor.

Kimi dünyaya köle, kimi de emirlerine amade olmuş, dönüşü olmayan yola giden değerlerini  unutmuş.

Vefa tek kişilik değildir, karşılıklıdır. Giden gittiği günden itibaren unutulmuşsa, giden neden yalan dünyada kalanları hatırlasın.  

Böyle olmasaydı ten ile beden düşmanlarıyla birlikte aynı dünyada yaşamazdık.

Yalan dünyanın baharı da,  yazı da, sarı hazanı da, beyaz ve ayazı da birer yalandır, birer hayaldir. 

Bilinen bir gerçek geçmişte dünyanın bir yemini vardır.

Dünya dile geldi, Peygamber Efendimize“ Ben kendimi sana kabul ettiremedim, lakin senden sonrakilere kendimi kabul ettireceğim” dedi. Evet, dünya o yeminini yerine getirdi. 

Kaygı varsa güven yoktur, güven yoksa sevgi de, saygı da kalmaz.

Gülün har dikenlerini hesaba katmadan, vuslata ersinler diye bülbülü tutup güle bağlasanız, bülbül har dikenlerinin verdiği acı yüzünden ahu figan etmez mi? 

Hata etmişiz, yalancı dünya yüzünden gidenlerimizi unutmuşuz. Hiç kimseye yar olmayan beyhude bir dünyaya çok aldanmış, çok bağlanmışız.

Yaratılışın gayesi gerçeği inkâr etmek midir? Yaratılışın gayesi bir kaç gün, birkaç ay, birkaç yıl daha yalanla birlikte yaşamak mıdır?

İnsanlar insanlık benliğini kaybetmiş, ruhlar sızlarken, arzular gemsiz atlar gibi şahlanmış, para, mal, mülk insanların kalbini kirletmiş. Temizlenmesi mümkün değil.

Sanmayın demiri eriten ateştir, demiri eriten ateşi yakıp deşen duygulardır. Böyle bir dünyanın içinde barınanlar hatalarını anlamazlar, suçlarını ikrar etmezler hep inkâr ederler. 

Yalancıların, haksızların, hırsızların, ten ve beden düşmanlarının, gerçeği inkâr edenlerin, doğruyu büküp eğri edenlerin, yürekleri titresin, bedenleri ürpersin, kalpleri acıyla, günleri korkuyla geçsin, sevgiye, saygıya ve güvene hasret kalsınlar.

Bu dünyanın yalan dünya olduğunu bildiğim için ne civan yaşımda, ne mevki, makam sahibi olduğum yaşlarda hiçbir şey istemedim, sadece sağlık ve vadenin tarihini bekledim.

Beyhude dünya! Bilirim yolun uzun yoldur bitmez, tükenmez. Yürek hem küçük, hem dar ve de derinden yaralı. Can takatsiz, beden yorgun,  kısa ömür senin uzun, çileli, inişli ve çıkışlı yolunu bitirmeye yetmez.

Artık uyumak istiyorum, yalancı dünya artık beni yorma, beni uyandırma!

Kıymetli okurlarımıza saygılarımı sunuyorum.

Sizlere daima sağlık ve mutluluk diliyorum.    

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN     

 

Abbas Oğuz, NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güven yoksa sevgi de yoktur, sevginin olmadığı yerde saygı hiç olmaz kardeşim, dünyaya geldiğimizden beri sabır ve şükür içinde yaşıyoruz, çeşitli, hallere ve çeşitli mihnetlere katlanmak zorundayız. Bunları göğüsleyebilmemiz için sığındığımız Rabbimiz ve sevdiğimiz ailemiz var, bir düşünelim ya onlar da olmasaydı. Uyumak konusu, geceler ne güne duruyor? Ebedi uyku zamanını tayin etmek elimizde değil, sağlıklı günler diliyorum, selamlar gönderiyorum...

Yurdagül Alkan 
 08.03.2018 14:30
Cevap :
Kıymetli Yurdagül Alkan, Haklısınız güven yoksa sevgi yoktur. Dünyanın huzuru bozulduğuna göre insanlarda huzur kalmaz.Yaradılış gayesine esas yaşamaktan uzaklaşıldı.Bilmiyoruz belki de dünyada yoruldu. Haksızlıklar, hırsızlıklar, zulüm aldı başını gidiyor.Saygılar sunuyorum.Bacıma ve onun kıymetli evlatlarına hep sağlık, daima mutluluk diliyorum.   09.03.2018 17:39
 

Merhaba,insan umutlarını gerçekleştirmek için çalışır,çaba gösterir.Kimi insan umutlarını kısa yoldan gerçekleştirmek için hırsızlık,yolsuzluk yapmaktan;başkalarını ezmekten çekinmez.Oysa,kimileri de kendi umutlarını gerçekleştirirken toplumun mutluluğuna da kapı açar.Esen kal.

Hüseyin Başdoğan 
 03.03.2018 19:14
Cevap :
Kıymetli Hüseyin Başdoğan; Yazdığınız gibi işte o toplumun mutluluk kapısını açmak için yaşayanlaronlar insanlığın tüm vasıflarına haiz insanlardır.Hırsızlıkların,zulümdenlerin, haksılık yapanların gayesi itoplum değil, gayeleri kendilerinin şahsi menfaatleridir.Bunlarda yüreklerimize hüzün çöktürüyor.Hocamızı saygı ile selamlıyorum.Her daim sağlık ve mutluluğunu diliyorum.   06.03.2018 10:03
 

"Gidenleri biz unuttuk" sözünü okuyunca Yahya Kemal'in Sessiz Gemi şiiri aklıma geldi.

Kerim Korkut 
 02.03.2018 11:42
Cevap :
Kıymetli Korkut;Bilmiyorum ne yazdığımı bende bilmiyorum. Ancak dünyanın fani ve yalancı olduğunu biliyorum.Bizlerde geceyi isabah, sabahı akşam etmek için dünyayı seviyoruz. Ne çare ki dünya hiç birimizi sevmiyor.Dünyayı öyle çok sevmişiz ki gidenlerimizi ( değerlerimizi ) unutmuşuz.Onlardan ne bir ses, ne bir seda sanki hayal, sanki rüya.Saygılar sunuyorum.Biraz kendime gelmiş gibiyim iyileşirsem sizi telli fırçalarla yine fırçalarım)) Korkut saygılarımı sunuyorum. Sağlık ve mutluluk diliyorum.  02.03.2018 14:58
 

Şuradan her bir makalenizle bir mum yakıyor, bir ışık saçıyorsunuz sn. Burakgazi... ve sizi izlemeye devam ediyoruz. Sağlıkla...

Kenan ışık 
 02.03.2018 0:53
Cevap :
Kıymetli Kenan Işık; Siz kıymetli yazarların yanında ışık falan olamam, benimki iyürek acısıdır içimdeki isızılardır.Vatan evlatları fidanların şehit olmasıdır.Bu günlerde değil civan yaşımdan beri böyleyim. Haksızlığı, hırsızlığı, hileye, yalana tahammülüm yoktur.Bu çirkinliklere sabır gösteremiyorum.Size saygılarımı sunuyorum.Hep sağlığınızı daima mutluluğunuzu diliyorum.   02.03.2018 14:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7050
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1794
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster