Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '16

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
152
 

Dünya çapında bir yazar olamadıysak yazmayalım mı?

Dünya çapında bir yazar olamadıysak yazmayalım mı?
 

The Guardian'dan...


Yazılarıma eleştiri geldiği zaman çok seviniyorum. Eleştiren kişi size bir ayna tutuyor… Bu harika bir yardım… Ayna tutulmazsa kusurlarınızı nasıl görecek, nasıl düzelteceksiniz.

Eleştiren kişi size bir de pusula hediye ediyor. Yolunuzda sapma varsa düzeltebilesiniz diye… Böyle okuyuculara şükran borçluyum. Eleştiriler kendimi daha iyi, daha değerli hissetmemi sağlıyor.

Tabii bir özeleştiri yapma imkânı da buluyorsunuz… Misal, 8 senedir yazdığınız halde, niçin “dünya çapında bir değer olamadığınız”ı sorgulamanız gibi!

18 Haziran 2016 tarihinde, “300 bin nüfuslu İzlanda ve 78 milyonluk Türkiye” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Orada, 300 binlik veya 4 milyonluk ülke futbol takımları nasıl oluyor da 78 milyonluk Türkiye’nin futbol takımından daha başarılı olabiliyorlar diye sormuştum. Büyük Türkiye’den sadece futbol konusunda değil, diğer spor dalları, sanat, edebiyat, bilimde de Aziz Sancar hariç, dünya çapında değer çıkaramadığımızı dile getirmiştim.

Bunları yazarken, kendi kendime düşünmüş ve üzülmüştüm; “ben de dünya çapında bir kıymet, bir yazar değilim”!

Benim düşündüğümü tabii ki herkes düşünebilir, benim aklıma gelen herkesin aklına gelebilir. Nitekim gelmiş:  Zeynullah Yeroz adlı okuyucu, “Peki, siz niye dünya çapında biri olmadınız? Çalışmak mı zor geldi yoksa Aziz Sancar’dan daha mı az imkânlara sahiptiniz? Herkes her şeyi başkasından bekliyor ve kendini doğru sanıyor, başkalarını eleştirerek haklı hale gelemeyiz. Çok çalışmak lâzım, oturduğun yerden yazmak, göndermek kolay. İcraat önemli olan, sizin kişiliğinizde böyle düşünüp hiçbir şey yapmayan kişilerde belki yeniden düşünme şekli ve çeşitliliği fikri oluşturmuş oluruz. Başarılar.” diyor.

Doğru söze ne denir?

Bilhassa, “yeniden düşünme şekli ve çeşitliliği fikri oluşturmak” hakikaten değerli bir bakış açısı… Bunu yapmaya, dünya çapında bir yazar olmaya gayret edeceğim.

Peki, dünya çapında yazar kim? Nerede? Kimi örnek almalıyız?

Burada, aklıma Nobel ödüllü romancımız Orhan Pamuk geliyor. Yukarıda söz ettiğim yazıda ondan bahsetmemiştim. Hakkını yemeyelim. Dünya çapında bir yazarımız. Lâkin o bir romancı… Ondan esinlenelim ama köşe yazarlığı için yardımı sınırlı olur.

Aklıma dünya çapında bir gazete geliyor… İngiliz The Guardian… Onun yazarlarından ilham alabiliriz. Nitekim bendeniz, hemen her gün o gazeteyi gözden geçiriyor ve en az bir yazarını okumaya çalışıyorum. Zaman zaman alıntılar yapıp, düşüncelerini burada da paylaşıyorum. O yazarların özelliği ne? İlk bakışta, bizim gibi yazıyorlar. Ama çok daha serbest oldukları belli. Okuyucu kitleleri çok geniş. Birkaç ay evveldi, bir yazara gelen yorum sayısının 2.700’lerde olduğunu görmüştüm. Ertesi sabah bişeye bakmak için tekrar girdiğimde, yorum sayısının 4 bini geçtiğini gördüm. Yazı, 24 saat içinde 4 binden fazla yorum almıştı. Bizdeki en popüler yazarlar, bu rakamların 10’da birine ulaşabilirler mi? Demek ki “okuyucu ilgisi” konusunda ciddi bir farkımız var!

Aramızdaki diğer bir fark da “sansür” meselesi, korkma-çekinme meselesi olabilir mi?

Sansür, bütün yaratıcılığı, bütün özgünlüğü öldürür… Sansür bütün çabaları iğdiş eder.

Bizde sansür, korku, çekinme var mı?

Hiç uzağa gitmeyelim: Söz ettiğim yoruma bakalım…

Yorumcunun adı doğru mu? Nüfus cüzdanındaki adı mı? Yorumcunun fotoğrafı da yok!

Büyük bir ihtimalle takma bir adla, resimsiz olarak yorumu gönderdiniz. Neden çekiniyorsunuz?

Bu şartlarda sormak hakkımız değil mi: Siz şu kadarcık yorumu yaparken kendinizi gizlemek zorunluluğunda hissediyorsanız; biz her şeyimiz açık ve ortadayken nasıl her aklımıza geleni, her düşündüğümüzü yazabilelim de yaratıcılığımızı, özgünlüğümüzü ortaya koyalım?

Sansürsüz, oto-sansürsüz günlere ulaşabileceğimiz ümidiyle yazıyoruz.

“Fikirlerin çatışmasından hakikatin şimşeğinin çakacağı”nı öğreten Namık Kemal’lerin talebeleri olarak yazıyoruz.

Dünya çapında bir yazar olamasak da yazmanın gerekli olduğunu düşünüyoruz. Kimse anasının karnından dünya çapında yazar olarak doğmadığına göre, dünya çapına erişebilmek için de önce “küçük”, “küçük” yazmaktan başka çare olmadığını değerlendiriyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle yazım dilinizi beğendiğimi ifade etmek isterim. Yalın ve akıcı. Ancak sizinde bu yazınızda belirtiğiniz gibi "küçük, küçük" yazarsanız bloglarınızı okumaktan daha büyük zevk alacağım efendim. Bitmediğinden usanç veriyor.

Abdullah Kuloğlu 
 01.07.2016 17:15
 

Sarcar ornegini aslinda daha derin irdelemenizi beklerdim. Ancak abd nin verdigi olanaklarla erisebilmis olmasi ulkem adina sahiplenilmesi carpisikliginida getiriyor. Sancar ulkede kalsa idi ? Pamuk ise Ny universitelerindde edindigi kultur ve dunya bakis acisiyla mi demeli yoksa? Ulke malesef evrenselligi bu haliyle yakalamasi imkansiz. Dis dunyada ki gozlugu goremediginiz icin ulusal sinirlari asmak zor. Aslinda bilim ve dogma bir arada olamaz . Olmasi icin calisiliyorsa boyle olur!!!!!!!!!!!!!!!

Newyorker 
 26.06.2016 17:09
 

Bizde sorun yok bizim okuyucularımızda sorun var.Marifet The Guardian yazarında değil bilinçli okuyucularında.

Kerim Korkut 
 26.06.2016 14:44
 

Benim sorunum da herkesin beni çok beğenmesi.Oysa eleştirilmek istiyorum.Çünkü eleştirilecek çok yanım var. O zaman da demek ki seni eleştirmeye dahi layık görmüyorlar deyip boynumu büküyorum!

Kerim Korkut 
 26.06.2016 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1417
Toplam yorum
: 4695
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1144
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Anadolu Üniversitesi, Uluslararası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster