Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2229
 

Dünya Çocuk Hakları Günü kutlanırken modern çağda karanlık günlerden kalma kölelik (1)

Dünya Çocuk Hakları Günü kutlanırken modern çağda karanlık günlerden kalma kölelik (1)
 

Geçen yazımda kölelik konusuna genel olarak değinmiş bu konuya devam edeceğimi belirtmiştim. Bu yazımda çocuk haklarının kutlandığı şu günlerde köle olarak kullanılan çocukları ve çocuk istimrarını kendi tespitlerimle konunun ciddiyetini anlatmak istiyorum.

Tespit edilen raporlarda ki rakamlara göre bugün dünyada 8.4 milyon çocuk köle bulunmakta. Bu tabii bilinen rakamlar. Kim bilir tespit edilemeyenler ne kadar? Önce dünyada ki duruma bir bakalım.

Fildişi Sahilleri’ nin güneydoğundaki kakao tarlaları kakao çiftliklerinde işçilik yapan çocuklarla dolu. Bu yolla dünyanın kakao üretimin önemli bir kısmı karşılanıyor. Yoksul ailelerin çocuklarını, eğitim görmeleri yada bir meslek öğrenmeleri için daha iyi durumdaki akrabalara yada tanıdıklara vermesi, Batı ve Orta Afrika’da geleneksel bir uygulama. Dünyanın en yoksul ülkelerindeki eskiden beri süregelen bu uygulamanın anlamı; çocukların büyük bölümünün modern bir köle ticaretinin çocuk köleleri olması. Çikolata ve kahve üreticileri ise kamuoyunun tepkisinden çekindikleri için “Biz tüccarlardan alıyoruz, çiftçilerden değil” diyerek nereden geldiğini bilmediklerini belirtiyorlar. Evimize kadar giren nescafeler, çikolatalar işte bu minik ellerin birer ürünü aslında.

UNICEF’ in yaptığı araştırmalara baktığımızda kaçakçılık çetelerinin yoksul aileleri çocuklarına dair bir gelecek vaat ederek kandırdığını, modern köle tacirlerinin ailelere çocuklarının iş sahibi olacağı, iyi eğitim göreceği sözlerini verdiklerini, bunun karşılığında komik paralar verdiğini görürüz. Yine UNICEF’in araştırmalarına bakıldığında çoğunlukla bu çocukları ailelerinin bir daha görmediği söyleniyor. Çocukların çoğunluğu, kahve, kakao yada pamuk çiftliklerine kelle başı , bazı ailelere de uşak olarak satılmakta. Bir kısmı da fuhuş pazarlarına düşürülmekte. UNICEF yaptığı araştırmalarda bu çocukların bu çiftliklerde vahşice dövüldüğünü, yeterince beslenemediklerini, saatlerce çalıştırıldıklarını ve tek bir kuruş bile almadıklarını açıklamakta. Bir çok yerde de çocuklar kanolara konulup kaçırılıyor.Bu çocuklar Mali, Benin, Togo ve Burkina Faso’dan sınırdan geçirilerek Fildişi Sahilleri’nde ki kakao üreticilerine köle olarak satılıyor. Çocuklarsa daha iyi hayat amacıyla bu tuzağa kanmaya devam ediyor.

Ya Uganda’da evinden kaçırılıp Tanrı adına öldürmeye ve ölmeye zorlanan çocukların yaşadıkları? Onları unutmamak gerek. Grace Akollo’nun hikayesini okuyanlar bunu iyi bilirler. Kendisi imkansızı başarıp esaretten kaçmış sonraki yıllarını Ugandalı çocukların kaderini dünyaya anlatarak geçirmiş bir insan.Hikayesinde Uganda da yaşanan gerçekleri şöyle anlatır; yedi ay elinde esir kaldığı Tanrı’nın Direniş Ordusu, Uganda hükümetini devirmek için silahlı mücadeleye 1987’de başlamış bir paramiliter grup. İslamcı Hartum hükümetinin de desteğini alarak acımasız taktiklerini, İncil’den esinlenerek bir tür din adına uyguluyor. Askerleri ise, geceleri köyleri basıp evlerinden kaçırttığı ve akranlarını öldürterek tarikata soktukları çocuklar. Son 20 yılda, bu yolla ailesinden kopartılan beş ile 18 yaş arası 30 bin Ugandalı çocuk olduğu söyleniyor. Uganda’nın kuzeyinde yaşayan on binlerce çocuk ise, artık geceyi evinde geçirmiyormuş. Her akşam, aile büyükleriyle, köylerinden en yakın kente, bazen 20 kilometre kadar yürüyüp orada topluca ediyorlarmış sabahı.

Son yıllarda bir çok terör örgütü de aynı yollarla çocukları kaçırıp militan olarak yetiştiriyorlar. Köle olarak kullanıyorlar. Bütün bunlara birde son yıllarda daha büyük tehlike olan çocuk pornocuları katıldı. Çocuk yaşta istimrarın köleliğin şekli değişmekte ve sayısı her geçen hızla artmakta. Bunlar yetmezmiş gibi çocuklar birde aile içi şiddet ve tacizlere maruz kalıyor. Brezilya’da IBDFAM adlı bir sivil toplum kuruluşunun yaptığı bir araştırma sonucunda yaklaşık 300 bin kız çocuğunun ensest kurbanı olduğu 100 bininin intihar girişiminde bulunduğu ortaya çıkmıştır. Yine bu araştırma sonucuna göre ensest vakalarının üçte birinde kurbanların altı yaşın altında olduğu % 90’nın cinsel tacizi aileden biri tarafından olduğu tespit edilmiştir. Erkek çocuklarında ise taciz vakalarının saptanmasının daha güç olduğu ama on erkek çocuktan birinin cinsel tacize uğradığı tahmin edilmekteymiş.

Peki bütün bunlar sadece geri kalmış ülkeler için mi böyle? Kesinlikle hayır ne yazık ki gelişmiş ülkelerde de durum çok farklı değil. Örneğin Amerikan Adalet Bakanlığı'nın tahminlerine göre 100.000 ve 3.000.000 arası çocuk pornografiye, fuhuşa bulaştırılmış veya kaçırılmıştır. Çoğunluğu tarım sektöründe 400.000 çocuk işçi İspanya'da çalışmaktadır.

Çocuklar, ayakkabı imalatı ve domates yetiştirilen ticari çiftliklerde tehlikeli koşullar altında çalışmaktadırlar.Ayrıca çocukların Bask bölgesinde şiddet olaylarına karıştıkları rapor edilmiştir. İtalya’daysa tahminlere göre yaklaşık 30.000-300.000 arasında çocuk çalışmaktadır. Ancak 50.000'e ulaşması olasıdır. Bunların büyük bir çoğunluğu göçmen olmasına rağmen İtalyan çocukların da çalıştıklarını görmek mümkündür. Avrupa Konseyi'ne göre, Çingene çocuklar Yugoslavya'dan kaçırıldıktan sonra İtalya'da çeteler tarafında suça itilmektedir.

Bu acı tablolar içinde biz bugün Çocuk haklarını kutluyoruz. Peki bu konuda dünya çocuk haklarını savunan Avrupa ve Dünya ne kadar samimi?

Buna da bir sonraki yazımda devam edelim..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 561
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 3685
Kayıt tarihi
: 01.10.06
 
 

Milliyet Bloğa nasıl geldim ve nasıl yerimi aldım bilmiyorum. Sanırım uzun yıllar okuduğum bölüml..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster