Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
497
 

Dünya değişirken, geçmişte kalmak

Dünya değişirken, geçmişte kalmak
 

Dünya değişirken, gençler bilinçlenirken, köylüler akıllanırken Dünyayı hâlâ bundan 15-20 yıl önceki gibi algılayıp, aynı taktiklerle bencilliklerini devam ettirebileceklerini sanan zavallıları gördükçe “yuh yahu artık!” diyorum kendi kendime. Ve arkasından da ekliyorum “yahu sizin taktikleriniz, düşünceleriniz doğru olsaydı zaten bugünlerde bu sorunlarla karşı karşıya kalmazdık, etrafınıza zavallı ve geleceğinden korkan insancıkları değil, fikir üreten, sorgulayan ve elde ettiklerini de karşıya bunu da en uygun dille ileten insanları toplardınız”.

Yapamadıysanız, beceremediyseniz eğer hâlâ aynı şark kurnazlığı içeren taktiklerde, yaklaşımlarda ısrar ederek hem kendinizin, hem çocuklarınızın hem de başkalarının çocuklarının geleceklerini karartmaya ne hakkınız var sizin?

Siz biraz olsun akıllanamaz mısınız?

Görmez misiniz, Dünyanın sizin korumaya çalıştığınız Dünyanızla alakasının kalmadığını, insanların artık köleleşmeye karşı isyan etmeye başladıklarını?

Siz kendinizi Dünyanın en akıllısı mı sanırsınız?

Siz elinize geçirdiğiniz küçücük kalelerinizden Dünyayı ve ruhu engin sonsuzluklara ulaşma yeteneğinde olan insanoğlunu kontrol edebileceğinizi mi sanırsınız?

Görmez misiniz, yürüttükleri yanlış politikalarla ellerinde tuttukları küçük kalelerini savunma pozisyonunda kalan insanların, hücum ederek yeni kaleler almak için yeterli enerjiye ya da taktiksel birikime sahip olamayacaklarını?

Sizin taktiklerinizle Halkın her bir ferdinin mutluluğunu düşünen Cumhuriyet Rejimi sapağına değil, aşiret ve cemaat kültürleri sapağına sapılır, görmez misiniz hâlâ?

Sizin taktiklerinizle ne bilim yapılamayacağını ne toplumun sorunlarına çare bulunamayacağını ne de ekonominin ülkenin refahı için üretime yönelemeyeceğini göremez misiniz hâlâ?

Sizin taktiklerinizle ve sahaya diziliş şeklindeki yanlışlarınızla yeni yerler fethedemeyeceğinizi göremez misiniz artık?

O sapağın ulaştığı kasabada bugüne kadar defalarca konakladık ve mutlu olmadık, neden inat edersiniz ki hâlâ?

Sanırım bilincinizin açılması ve gerçekleri görmeniz için biraz daha zamana ihtiyacınız var, yanılıyor muyum yoksa?

Bilinciniz açılana kadar, sahip olduğunuz enerjinin yanlış yerlerde kullanılmaması için sanırım sizin biraz daha kontrol altında yaşamanız gerekecek… Tersi bir davranışın ülkeye açıktan zarar verdiği ne yazık ki aşikâr…

Sanırım Avrupalı (sakın yanlış anlaşılmasın aydınlanmış olma ve akıl kullanabilme yetisinden bahsediyorum) anlamda düşünebilen insanlar, yani, ABD’li gibi düşünenler değil, yavaş yavaş yönetici pozisyonlarına gelmek zorunda kalacaklar…

Not: Bu yazı sadece siyasiler için değil üzerine alabilecek herkes için, işadamları, eğitimciler, bilim insanları vs için, yazılmıştır…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok sıkça dile getirilen bir sözü var A.Einstein'ın :“Karşılaştığınız sorunları, onları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz”. İşte bizler de (eğitimciler, sivil toplum kuruluşları, bilim insanları, sanatçılar, yazarlar, çizerler, işadamları, vs), paradigma değiştirmek zorunda olduğumuz gerçeğiyle yüz yüzeyiz. Yeni paradigma ile, sosyal toplumsal sorunlarımıza neden olan tüm unsurları sistematik bir şekilde ve çözüme odaklı olarak önce zihnimizde masaya yatırmamız, kavramsal dokunulmazlıkları kaldırıp iyice bir mıncıklamamız gerekiyor.. Ancak ondan sonra nesnelliğe taşıma yolunda farklı kavşaklara yönlenebiliriz ancak. "Bilincimiz açılana kadar sanırım biraz daha kontrol altında yaşamamız gerekecek.." ifadenizin stırarasındaki anlamı da anlıyorum ancak, bugüne kadar o düzleme geçmek de bir sonuç verdi mi? diye sormaktan da kendimi alamıyorum...Öte yandan, düzlem değiştirmenin artık kaçınılmaz olduğu da bir gerçek. Elinize sağlık, farkındalıkları tetikleyici bir blogtu.

Yeşim E. Narter 
 19.12.2007 16:25
Cevap :
Katkılar ve güzel ifadelerle kullanarak yaptığınız yorumlar için öncelikle sonsuz teşekkürler... Mıncıklamak gerektiği konusunda hemfikiriz, ancak bu mıncıklamanın olabilmesi ve mıncıklamalardan sonra ortaya çıkacak sonuçların halk yığınlarına ulaşması için de akılların, beyinlerin serbest olması gerekitği konusunda bir savaşım içindeyiz ve bu savaşı kazanıp kazanmamamız bağlı ne kadar başarılı olacağımız... Ama bu coğrafyanın insanı çok uzun vadede olmayan bir sğrede bunu başaracaktır eminim... İşte o zaman, göz göre göre kendisine yalan söyleyene tekarar gülme ya da yalan söyleyene oy verme gibi zavallıklardan kurtulacak insanlarımız... Tekrar teşekkürler katkılarınız için... saygı ve sevgiler... Not: Bu arada iş değiştirme konusundaki cesaretinize hayran kaldım, sanırım buda kişinin kendisi olma yolculuğunda karşılaştığı doğal sonuçlardan birisi olsa gerek...  19.12.2007 17:03
 

Yazdıklarınıza aynen katılıyorum. Tebrik ederim çok isabetli bir blog yazmışsınız. Saygılr ve sevgiler

Matilla 
 17.12.2007 8:41
Cevap :
teşekkür ederim... saygı ve sevgilerimle...  17.12.2007 10:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 872
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

Kimim? Nereden gelir, nereye giderim?29 Kasım 1970 tarihinde Türkiye'nin Doğu-Batı geçiş yolunun en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster