Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '06

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
391
 

Dünya dünya yalan dünya

Yine ortalık karıştı, yine ortalık kan gölü ve yine bir dur diyen yok!!!

Bütün bunların altında yatan nedenin BEN duygusu olduğunu herhalde hepimiz tahmin edebiliriz. Ülkelerde bu , "en güçlü ben olmalıyım, en büyük ben olmalıyım, dünyanın hakimiyetini ele almalıyım" şeklinde, bizlerde ise "evim olsun, arabam olsun, çocuğum şu özel okula gitsin ,onun maaşı benimkinden niye yüksek, onun şunu var benim niye yok?" vs. uzayıp giden bencil istekler... Aslında tüm problemler, dünyayı bile etkileyen bu zararsız gibi görünen bencil isteklerle başlıyor.

Elimizdekinin kıymetini bilmeden daha fazlasını istemekten kaynaklanıyor. Düşünsenize ülkemizde ortalama insan hayatı 65 yıl civarı. Bunun, bilinçlenmeye başladıktan sonra kalan yılı 45... Aslında göz açıp kapayıncaya kadar geçip giden bir süre öyle değil mi? Hepimiz mutsuzuz, hepimiz tatminsiz, duyarsız bireyler olup çıktık. Evet ben de çoğu zaman kendimi de eleştirmiyor değilim, T.V.'lerde gazetelerde iç karartan bir dolu haberlerle karşılaşınca insan doğal olarak etkileniyor hak veriyorum. Ama son zamanlarda şunu öğretmeye çalışıyorum kendime. Her şeyden bir ders almak lazım, halimize şükretmek lazım, kimi görsem işimden memnun değilim diyor , oysa ki bir işi olduğu için şükretmiyor, bunun gibi bir çok örnek var.

Şimdi içinizden bazılarının "o kadar kolay mı, bu da çıkmış konuşuyor boş boş" dediğini duyar gibiyim. Elbette hayatta zorluklarla karşılaşıyoruz, zorluklar olmasa mücadeleler olmasa hayat çok boş ve anlamsız olmaz mıydı sizce de? Başımıza gelen her zor olaydan sonra bazı şeylerin kıymetini daha iyi anlıyor insan. Hayatta önce sağlığımız yerinde olduğu için zaten mutlu bir insan olmamız gerekmez mi? Nice insanların sağlıkları yerinde değil ve mücadele edebilecek maddi güçleri de yok. Ama bu kadar zor durumda olanlar mücadeleyi elden bırakmamışken, bizlerin sağlığı, ailesi, işi ve geçinecek parası olduğu halde bu boşvermişlik niye??? Mutsuz olmak için bahane aramak niye???

Günahsız birçok insan bir anda kendini savaşın ortasında buluyor ama hala yaşam mücadelesi veriyor, hiç düşünüyor musunuz kendinizden kötü durumda olan insanları ve onları düşünüp te halinize şükredip mutlu olmayı? Az önce dediğim gibi yaşam boyu ortalama 45 yıl süremiz ya varrr ya yokk, niye kendimizi bu kadar kasıyoruz da hayatın tadını çıkarmıyoruz. Bu dünya ne ABD'ye ne başkasına ne de şu anda elimizdekiler bize kalacak. Neyin kavgasını yapıyoruz kendimizle ki? Sevgi ve barış önce insanın kendi içinde başlar, siz mutlu olursanız aileniz, aileniz mutlu olursa çevreniz, çevre mutlu olursa ülkemiz daha mutlu ve olumlu olmaz mı?

Evet, bu kadar kolay her şey... Yeterki isteyin, pes etmeyin buna hakkınız yok, çünkü pes etmesi gereken bir çok insan ayakta ise hala, sizin buna hakkınız yokkkk!!! Ben pollyannacılık oynamıyorum şu anda, sadece böyle düşünmeye başladıktan sonra kendimi daha iyi hisettim ve paylaşmak istedim. Başarı kendi iç huzurunuzla ilişkilidir. Ama maalesef bir çoğumuz acı çekmeyi sevdiğimiz için bir çok şeyi denemiyoruz bile. NİYE ???

SAĞLIK SEVGİ VE BARIŞ DOLU GÜNLER DİLERİM...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 400
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

1973 İstanbul doğumlu yüksek okul mezunuyum. 12 yıldır  finans sektöründe özel bir şirkette gör..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster