Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '09

 
Kategori
Hayvanlar Alemi
Okunma Sayısı
1128
 

Dünya hepimizin! Hayvanlar da bu dünyanın bir parçası

Dünya hepimizin! Hayvanlar da bu dünyanın bir parçası
 

MUTLU YAŞAMAK HAYVANLARIN DA HAKKI!


Bugün 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü. Yaşadığımız dünyayı birlikte paylaştığımız hayvanların korunması günü. Taa 1931 yılında belirlenmiş. Demek ki yüzyıl öncesinden hayvanların insan yaşamındaki önemi anlaşılmış, korumak için her 4 Ekim tarihi Havanları koruma günü olarak ilan edilmiştir. Hayvanların insan yaşamındaki önemine dikkat çekilmek istenmiş. Özellikle gelişmiş ve demokrasiyi özümsemiş ülkelerde hayvanlar daha iyi korunmaktadır. Bu konuda ağır yaptırımlar getiren yasal düzenlemeler yapılmıştır. Ancak gelişmekte olan ya da geri kalmış ülkelerde hayvanlar acımasızca katledilmekte, ya da hayvanlara eziyet edilmektedir. Çocukluğum Anadolu’da bir köyde geçti. Keçi, inek, öküz çobanlığı yaptım. Doğal olarak köpeklerimizde vardı. Bir de farelerin düşmanı kedilerimiz. İçiçe yaşardık. Çok iyi arkadaştık onlarla. Onlar da birbirleriyle iyi arkadaştılar.

Hep sevgiyle bakarlardı. Hep sevilmek isterlerdi, sevildikçe mest olurlar, onların bu sevinçlerini gözlemlerken insan çok mutlu oluyor. İnsanda stres falan kalmıyor.
Daha sonra İzmir’e göç ettim. Yıllarca hayvanları sokaklarda uzaktan izledim. Çok az hayvanı sevebildim. Yalnızca yaz tatillerinde köye gidersem sevme olanağım oldu. Geçen yıl Temmuz ayında, kızım elinde minnacık bir kedi yavrusu getirdi. Daha gözleri bile açılmamıştı. Şırıngalarla besledik, kısırlaştırdık, aşılarını yaptırdık şu an 15 aylık oldu. Evin bir bireyi olarak hanemize yerleşti. Çok mutlu bir hayvan. Ailece onu çok seviyoruz. Hani derler ya zevkten dört köşe işte öyle yaşıyor yanımızda. Yalnız kalsa özlemle kapının arkasında bizi bekler. Daha apartman bahçesine girer girmez, daire kapısın arkasına koşar, kapı açılır açılmaz sevinç gösterileri yapar. Yere yatıp hırlayarak taklalar atmaya başlar. Adı PAMUK.Tüm streslerin o an ruhunu terk eder. Olanakları ve uygun yerleri olan tüm insanlar mutlaka bir hayvan beslemelidir. Bugün 4 Ekim “ Dünya Hayvanları Koruma Günü “ DÜNYA HEPİMİZİN. Hayvanlar da bu dünyanın bir parçası. Dünya yalnızca insanlara ait değil, hayvanlar ve diğer canlılar da en az bizim kadar bu dünyanın sahibidir. Onların yok olası dünya dengesinin bozulmasıdır. Dünya dengesinin bozulması İnsanlığın sonu demektir. Hayvanları koruyarak mutlu olabiliriz ancak.Yalnızca yaz aylarında yanımıza aldığımız hayvanları, tatil dönüşü piknik artığı gibi sahillere terk etmek vicdansızlıktır. Hayvanlar piknik artıkları değildir. Ya da belirli bir süre baktıktan sonra sokağa bırakmayınız.

Evde büyütmüş bir hayvan sokağa bırakıldığında, ortama uyum sağlayamamakta, dolayısıyla ölmektedir.
SOKAK HAYVANLARI OYUNCAK DEĞİLDİR. Sıkıldığınızda sokağa atılacak. Hayvanlara karşı duyarlı ve vicdanlı olalım. Hayvanların da duyguları vardır. Sevinirler, üzülürler, gülerler, ağlarlar, hüzünlenirler. PAMUK hayvan severlere selamlarını yolladı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayvan sever birinin insanı sevmesi daha kolaydır. Çünkü hayvanlar vicdan yapıcıdırlar. Üstelik sadece kendimizi mutlu etmek için değil, dünyanın yaşanabilir bir yer olarak varlığını sürdürebilmesi için de hayvanları korumak gerekir. Dünyanın hakim kral "hayvanı" insan olduğuna göre, diğer hayvanları korumak da onun görevidir. Hayvanı sevmesek de olur; fakat hayvanı korumak insan olmanın sorumlu davranışıdır. Tıpkı bütün insanları sevmediğimiz halde, ileri insanlığın onların yaşam haklarını koruduğu gibi...

Muharrem Soyek 
 06.10.2009 15:42
Cevap :
Hayvanlar vicdan yapıcıdır. Çok önemli bir konuya parmak basmışsınız. Vicdanı olanlar da hayvanlara kıyamazlar. İnsana hiç kıyamaz. Bu anlamlı katkınız için çok teşekkür ederim.  06.10.2009 19:07
 

o modern zamanlardayız diye bazan burun kıvırdığımız eski dönemlerde çok daha barışık çok daha çevreye uyumlu yaşarmış insanlarımız. istanbul da eski evlerin konakların hemen tamamının dış cephelerinde kuş evleri vardır. kuşlar yuva yapsın diye, mimarinin bir parçası olarak.. eskiden zengin kişi hayır olsun diye çeşme yaptırırmış, yoldan geçlen yolcu su içsin diye, yalak taşı da koyarlarmış ki yolcunun atı, kurt, kuş gelsin onlar da su içsin diye. şimdi suyu pet şişelerden içiyoruz. kentlerde sözde havuzlar yapılıyor ama kimyasal ekleniyor ki kuşlar gelip de içmesin diye. etrafı kirletmesinler diye.1909 büyük istanbul depreminden önce o zamanki belediye başkanı güya istanbulu temizlemek için sokak köpeklerini toplatıp hayırsız adaya attırmış. günlerce hayvanlar bağrışmış, acı ve açlık içinde ..birbirlerini parçalamışlar.. balıkçılar geçemezmiş ,dayanamadıkları içim manzaraya. ardından deprem olmuşş. eskiler o olaya bağlar.hayvan sevmeyen kesinlikle insan sevmiyor, bundan eminim. slm

mor lale 
 05.10.2009 18:35
 

çok önceleri köpekten korkardım, severdim ama uzaktan. sonra bir akşam karşımıza Miço çoktı. 1 aylık falan bir yavru. yolun orta banketine tırmanmaya çalışıp düşermiş. eşim gördü.. yolun kenarına koyayım şunu diye gitti. sonra da kucağında geldi. gözümün içine öyle bir baktı ki bırakamam dedi. yol üstünde annemin evi. bari karnını doyuralım dedik, oraya gittik. annem ayy bu pistir falan dedi önce, ayakkabılığın üstüne küçük kapla süt getirdi. yavru uzandı , bir kere yaladı ve küt diye düştü. tutuştuk tabi. hiç birimizde muhalefet falan kalmadı. canım, yorgunluktan açlıktan bayılmışş. tüm yaşamımızı değiştirdi. kızım bir yıl sonra dünyaya geldi. ama Miço' yu evden uzaklaştırmadım . o kızımın Miço ablasıydı. 9 yaşında kayboldu. çok aradık, bulamadık.. inanılmaz kötü bir duygu.. annemin de kedisi vardı. kızım küçükken parkta yolda kedi köpek görünce sevmeye koşardı. bir tek sinekten korkardı.. şimdi kedilerimiz var..boncuk ve benek teyzeleri pamuğa sevgi yolluyorlar.. dvm

mor lale 
 05.10.2009 18:27
 

bazen kardeşim ve eşiyle Mili'yi anıyoruz... bir başkasına vermek hepimiz için çok zordu, zor oldu... bende alamazdım; çünkü yaşadığım ortam bir hayvanla yaşamaya müsait değil. ama ortamım müsait olur olmaz kesinlikle küçük bir köpek alacağım, adını da mili koyacağım...

Ruksan İLDAN 
 04.10.2009 23:02
Cevap :
Çok iyi geleceğine yürekten inanıyorum.  05.10.2009 19:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 221
Toplam yorum
: 1772
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1773
Kayıt tarihi
: 27.09.06
 
 

Evli bir kız çocuğu babasıyım. Yüksekokul mezunuyum. Bir kamu kurumunda çalışıyorum.16.03.2017 ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster