Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2076
 

Dünya kan ağlıyor

Dünya kan ağlıyor
 

Ağlama çocuk...


Dalgınım yine...
Başımda bir ağırlık.
Bazen rüyalarım netleşiyor, bir duruluk bir huzur...
Bazen yeniden hortluyor kabuslarım, tekrar çocukluğuma dönüyorum.
Düşlerimdeki canavarların ağızlarından ateş çıkıyor yine...
Bir farkla; bu ateş beni yakmıyor artık.
Gülüyorum... Bir delinin deliliğinde gülüyorum.

Uykuya dalıyorum. İnsan, aynı insan.
Tecavüzcü, katil, ırkçı, savaşçı... ve hepsi ikiyüzlü.
Ne tarafa baksam kan, ne yana dönsem bir darbe alıyorum.

Somali de, açlıktan kuruyan sıska bedenlerimizle, yakan güneşin altında, bir hayvanın dışkılamasını bekleyecek kadar çaresiz kaldığımızda...
Asaletini kanında arayanlar geliyor aklıma. Daha yanan trenler soğumadan, Filistin'de ölen babamın üzerine kapanmış ağlıyorum.

Birden uyanıyorum. Oturuyorum ve düşüncelere dalıyorum...
Aklıma, kafası dipçikle ezilen Kürt çocuğu geliyor. Şakaklarıma bir sancı giriyor, kalkıyorum. Elimi yüzümü yıkayıp aynaya baktığımda, karşımda kafası taşla ezilen Uygur Türk' ü kanlar içinde, korkuyorum... Gözlerimi kaçırıyorum aynadan, arkamı döndüğümde, oğlunun teskeresini bekleyen bir ananın, yerine sarıldığı tabutu görüyorum.
Ve çığlıklar...

İçim çok acıyor. Yine de, deli gibi gülüyorum.
Her parçamı bir yere bırakmışım sanki.
Bosna'da tecavüze uğruyan kadınım. Irak'ta bombalanan çocuk, İran'da sokak ortasında taşlanarak öldürülen genç kızım. Sivas'ta yanıyorum, Hakkari'de, avucunda taş izi var mı, diye bakılan çocuk oluyorum...

Bu kadar zulüm içinde, asillerin Osmanlı'dan kalma çözüm arayışları güldürüyor beni. Yakınlara geliyorum...
Saraylarında içki içilmezmiş. Oysa ben, sarayda içen Osmanlı padişahları hakkında çok şeyler duymuştum ama...
Toplanıyorlar, içki bahanesi ile yollara düşüyorlar, bir kadının başını vursunlar diye, namaza duruyorlar tanıdık seslerle... ALLAHU EKBER!

İran geliyor aklıma ama orada şeriat var. Bizim ülkemizde yoktu, değil mi?
Peki sokak ortasında küfür edip, abdestsiz namaz kılmak, Müslümanlıkta var mıydı?
Diyorum ki, her mahallede en az iki cami olan bir ülkede, sokaklarda namaz kılınacaksa, sokakları da cami yapsak Allaha daha yakın olur muyuz acaba? Hadi olduk diyelim, bu kan gölü, bu zulüm son bulur mu?

Birden kendimi çok yalnız hissettim. Bir Tanrım bile yoktu, onların ki gibi... Tanrı adına yapılanları düşündükçe, neden kafamda bir Tanrı yaratamadığımı anladım.
Gülmeye başladım yine. Delirdim galiba, olsun... Onlar gibi akıllı olacağıma!

Bu arada ikiyüzlülük demiştim değil mi? Uykuya dalıyorum yeniden.
Ne çok ikiyüzlü insan var dünyada. Vatan için, ırk için, sınırların için kafa eziyorsun ama ezeni de kınıyorsun diğer tarafta.
Bu arada nedenleri kıyaslıyorsun... Kıyaslama!
Her şey Tanrı, vatan, millet aşkına!!!

mavi pencerem, Yapukay bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tartışma götüremeyecek tek kısımdır o kısım! İslamiyetin verdiği değerdiyorum, islamiyeti yaşıyoruz diye ortada baldırıcıplak dolaşanların kadına verdiği değerden bahsetmiyorum...bu konu uzun, içerisine girebilirsen güzel ama kabuğu aşmadan galiba girmenin çareside yok. Meselelerin üzeri kabuk bağlamış. Kabuğu sıyırırsak yara kanayacak tabi. Bilmiyorum ama bu geçe beyin hücrelerinde bir hareketsizlik var, çalışmıyorlamı ne...sigaradan olabilirmiş, arkadaşın biri öyle dedi. Belkide ondandır. Duman kapmamış her yanı, göremiyorum, gördüklerimde hayal meyal, seçemiyorum. İyi olmak istiyorum, kötülere sabredemiyorum. Sabredemzsek iyi olamayız ki. Bu gece yazmak istemiyorum, sadece okumak istiyorum. Kendimin dışındaki herkesinde haklı olduğunu düşünmek istiyorum. Bakalım ne olacak.:) sevgilerimle.

Ceyhun İnce 
 03.09.2009 23:43
Cevap :
Ne çok şey istiyorsun bugün:) Bir de hepsini bugün istiyorsun.Biraz yavaşla. Sigarayı arttırmalısın, bizim gibi içiciler, böyle durumlarda, sigarayı arttırırlarsa, kafaları daha çok çalışır:)) Yazmak istemiyorum diyorsun, yeni yazı giriyorsun:) İslamiyet konusuna gelince, benim için tartışılabilir.Sen tartışılamaz dersen, bir dayatma söz konusu olur:) Zorla, islamiyet kadına çok değer vermiş dedirtirsen, kötülere ben de sabredemeyebilirim:)) En iyisi bunu da başka bir zaman tartışalım biz. Selamlar,sevgiler efendim:)  04.09.2009 23:45
 

Doğru, 100 kişiden bir kişiye anlatabilsek yeter, aynen network sitemi, o yüzden seviyorum netwrok'u...ben de zaten pes et demedim ki, anlatım şeklini değiş dedim, şekillendir, yeniden bak yeni bakış açıları yakala, bakalım ne olacak, karşıdaymış gibi görünen belkide aynaya baktığımız kendimiz, oysa hedef diye belirlediğimiz zaten yanımızda. Ya bu kumandanında pilleri ne tükenmez bir şey, kumanda kimin elinde acaba! Kadının hakkı var ve herşeyin üstünde ama kadın hakları hikaye! Hayvan haklarıda var ama hayvan hakları hikaye! Her hak sahibinin vermiş olduğu hakkı inceledim ama hepsi savsata. Kadına İslamıyet vermiş en büyük değeri, sanki dünya kadınlara hizmet yapmak için yaratılmış, bir an öyle bile düşünebilirsin, bu derecede bir değer. Hep örtmüşler üstünü, kadın örtünüyor diye, kadından almışlar örtüyü islamiyete örtmüşler, insanlar görmesin anlamasınlar diye. Örtünenlerde başıboş kalmış, ortalıkda maskara olmuş. Konu nereye geldi yahu, neyse sevgilerimle.

Ceyhun İnce 
 02.09.2009 0:32
Cevap :
Kadına en büyük değeri islamiyetin verdiği kısım var ya:) işte o kısım tartışma götürür. Hem de çok uzun bir tartışma çıkabilir aramızda. Çünkü kesinlikle katılamam sana. Yok mantıklı şeyler söylersen katılırım ama şu an ki düşüncelerime uymadı:)) Bu yorumunda diğer söylediğin herşeye katılıyorum.Sen önceden bu kadar güzel konuşmazdın, network mu yaptı böyle:)Harbiden konu nerelere geldi, baksana network sistemine kadar geldik:) Hadi hayırlısı:) Sağol arkadaşım,sevgilerim seninle.  02.09.2009 23:18
 

Saçmalama diyorum çünkü bazen hakikaten saçmalıyorsun. Anlamayana laf anlatmaya çalışmak bi anlamda saçmalamaktır, evet pes etmemek gerekir ama bazanda baktın olmuyor üzerine varmanın şeklini değişmek gerekir diye düşünüyorum. Kime hitap ediyor? Şuna yada buna. Şu yada bu onu zaten anlamıyor ki anlatmaya ne gerek var, anlatma yaşa ve yaşantın anlatsın anlayıp yaşamayana. Dün gece bir yazı yazdım, net'de değil sadece kağıdın üzerine... sonu şöyle bitmiş. (Güçlü olan yoktur. Sadece Korkanlar var.) "Korku ile yaşayıp..." kelimeleri geçince yorumunda aklıma geldi, geçeyim dedim. Olayları hakikaten yumuşatmak istiyorum ama bu öyle istemekle olmuyor, sertliğe yetişemiyor yumuşaklığımız yada direnemiyor var olan direncimiz. İnanç'lar yanlış algılanmış, yaşantılar inanç adı altında şekillenmiş ama inançdan uzan bir inanç yaşantısı vs. vs. bu işler böyle. İnanci yada inaçsızlığı sorgulamak istemiyorum aslında...önemli olan bildiğin doğruyu ne kadar yaşaya biliyorsun gerisi hikaye ve angarya.:)

Ceyhun İnce 
 30.08.2009 23:55
Cevap :
:)) Ceyhun, neden bilmiyorum, seviyorum tarzını ve güldürüyorsun beni:) Bu kadar açık da söylenmez ki:) Herkes okuyor ama:)) Arkadaşım söylediklerinde çok haklısın. Anlamadıkları doğru ama anlamayacakları yanlış tespit. Çünkü 100 kişiden birine anlatabilirim.Anlatabilirsem, başarılıyımdır demektir.Biri mutlaka anlayacaktır. O da 100 kişiden birine anlatabilecektir.Böylelikle çoğalacağızdır:)Nasıl ama:) Önemli olan bildiğin doğruyu ne kadar yaşayabiliyorsun demişsin ya. Çok doğru bir tespit.Mesela kadın haklarını en önde savunan birinin, karısını dövdüğünü görmüşümdür ben:) Gerçekten gerisi hikaye:) Sağol arkadaşım,sevgilerim seninle.  31.08.2009 23:37
 

Zor bir yazı değil, yine karıştırmışsın kavşakları yanlız. Hedefi bilen ama hangi yoldan gideceğine kara veremeyen bir yolcu misali...misaller ile avunduk, avuntumuzu inaç vede geçirmiş olduğumuz zamanları hayat, yaşantımızı bilmeden kabullendiğimiz, bizim olmayan ama bizim sanılan değerlere verdik ve verirken bile hata ettik, hatamız vermekde değildi vermenin şeklinde idi. mmelda yazıya başlıyorsun çok güzel bir çıkış yapıyorsun ama sonrasında nedense saçmalamaya başlıyorsun. Kizma ama hakikaten böyle..(kızmayacağını bildiğim için yazdım...) kızarsanda kız, bana ne...:) İnanan biri olarak sana değer veriyorum, çünkü sen inançdan öte bir değere sahipsin!

Ceyhun İnce 
 29.08.2009 0:37
Cevap :
Merhaba özü sözü bir arkadaşım:)) Ne güzel şeyler söylemişsin öyle:)) Hem bana katılıp, hem de yoook bu kadar güzel laf yeter, biraz dengeyi kurmalıyım,aslında çok mantıklı şeyler yazmış ama kabul edersem, bu kız şımarır, der gibisin:)))Saçmalamayı öyle aldım ben. Sen de biliyorsun ki,ben inançlara karşı değilim.Ama anlattıklarımda hata yok.Hata inanan bazı kesimlerin yüreğinde.İnançları yanlış algılamasında. Korku ile yaşayıp,şimdiki zamanı cehenneme çevirenlerde.İnancın ne olduğunu bile bilmeyip,üstüne bir de ahkam kesenlerde hata. Sen gibi inananlar tabii ki,baş tacımız,ama ötekiler varya ötekiler:)) Saçmaladığım yerler de,fazla üstlerine gitmeyeyim diye,ne diyeceğimi şaşırdığım,olayı yumuşattığım yerlerdir:)) Bu arada hiç kızmadım,aksine saçmaladığımı düşündüğünü düşünmüyorum:)) sanırım sen de olayı yumuşatma derdindesin.Gülümseten yorumuna teşekkürler.Hoşgeldin,sevgilerimle.  30.08.2009 0:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 724
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2068
Kayıt tarihi
: 15.09.08
 
 

Burdayım ya, gerisi teferruat ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster