Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Dünya karanlığa değil ışığa yürüyor

Dünya karanlığa değil ışığa yürüyor
 

Sıra dışı bir kişilik olan Can Aydoğmuş'la spiritüel konular ve kişisel gelişim üzerine konuştuk.


Can Aydoğmuş, çocuk yaşında mistisizme olan ilgisinden dolayı ailesinin de desteğiyle psikoloji ve sosyoloji eğitimi aldı. 7 yaşındayken ilk meditasyonunu yaptı, 9 yaşında insanlara rehberlik etmeye başladı. Spiritüel ve kişisel gelişim alanlarında uzmanlaştı. Ailesini kaybettiğinde bu alanda kazandığı deneyimler hayata tutunmasına yardımcı oldu. ‘Aşka Yürü, Evliyalar ve Yücelerle Yaşamak’ kitabının yazarı Can Aydoğmuş’un öğretmen grup liderliği yaptığı 30 Mayıs’ta Brezilya’ya düzenlenen dünyaca ünlü transmedyum ‘John of God’ organizasyonu öncesinde konuştuk. 

  • Bu yaşa gelene dek neler yaptınız?

Enerjisel, spiritüel konular ve meditasyonu içeren bir kişisel gelişim alanında ilgileniyorum. 6-7 yaşımdan bu yana meditasyon yapıyorum. Çocukluğumda çok değişik deneyimler yaşadım. İngiltere’de okudum, buradayken meraklı olmam ve yaşadığım ciddi deneyimler sonrasında ailemin de desteğiyle feng shui ve meditasyon eğitimleri aldım. Annemin ve bir süre sonra babamın vefat etmesi, benim hayatımda ciddi açılımlara neden oldu. Yaşadığım acıları meditasyona ve aydınlanmaya tutunarak hafiflettim. Bugüne dek pek çok eğitim aldım, evim sertifikalarla dolu ama bildiğim tek bir şey var, o da hiçbir şey bilmediğim... Aldığım eğitimlerle her gün bunu daha fazla öğreniyorum. Ve şunun farkındayım, evren, sonsuzluk ya da uzay olarak bildiğimiz boşluk her an büyüyor ve gelişiyor. Sonsuzluk büyüyor ve gelişiyorken, siz ‘ben biliyorum’ derseniz, yok oluşa doğru yol alıyorsunuz demektir. Çünkü bir meyve büyür ve olgunlaştığı zaman çürür. O yüzden her an gelişim içinde olmak önemli. 

  •  Şu anda tam olarak ne yapıyorsunuz?

Yıllarca ilgilendiğim konularla alakalı olarak hocalarımdan eğitimler aldım, organizasyonlarda çalıştım. Dünya çapındaki bir sürü önemli ismin Türkiye’ye gelmesine aracılık ettim. ‘Aşka Yürü Evliyalar ve Yücelerle Yaşamak’ kitabımı yazdım. Dergilerde köşe yazıları yazdım, etkinlik düzenledim. Kişilere ya da kurumlara meditasyon eğitimi veriyorum ve organizasyonlar yapıyorum. Ayrıca feng shui danışmanlığı veriyorum. Haziran ayında ikinci kitabım, Aralık’ta da üçüncü kitabım çıkacak. İnsanlarla paylaşımda olmayı çok seviyorum ve yüksek bilince inanıyorum. Dünyada da bu bilinç düzeyinin artıyor olması benim heyecanlandırıyor.

  • Peki, dünya yüksek bilince geçecek mi gerçekten?

2012’de herkes ne olacak diye merak ediyordu. Yüksek bilince geçiş yaptık. Artık herkes meditasyon, kişisel gelişim vb konularıyla çok daha ilgili artık. Ama bilinç düzeyi çok daha gelişecek. Sonsuzlukta ışığın en yüksek olduğu ve en karanlık olduğu nokta var. Bizim yıldız sistemimiz bu iki döngünün arasında hareket ediyor. Bu binlerce yıldır devam ediyor. Biz bundan 3.000 yıl önce ışığın en karanlık noktasındaydık, yani bilincin en düşük olduğu, teknolojinin olmadığı bir dönem yaşadık. Giderek ışığa daha yaklaştık, insanlık gelişmeye başladı, teknoloji giderek arttı. Aslında bu dünyanın değil galaksinin yaşadığı bir döngü. Biz karanlıktan henüz çıktık ve ışığa ulaşmamız için daha binlerce yıl var. Gideceğimiz noktayı düşünürsek, aslında hiçbir şey bilmiyoruz. Amerikalı bilim adamı Dr. Lipton bir hücrenin içine dünyadaki tarih boyunca toplanmış bütün bilgilerin yüklenebileceğini ve hücrenin içinde bütün organları yeniden oluşturabilecek bilginin olduğunu anlatıyor. Bu yüzden ben diyorum ki, kimse korkmasın. Çünkü günden güne ışığa gidiyoruz. 

  • Dünyada her şey kötüye giderken bu çok iddialı bir söz değil mi?

Hayır hiçbir şey kötüye gitmiyor. Bir insanın yıllarca karanlıkta yaşadığını düşünün. Sonra yavaş yavaş ışığı görmeye başlıyor. Işıkla birlikte etrafını keşfediyor. Çevresindeki dağınıklığı görüyor, yapması gereken şeyleri fark ediyor ve giderek farklı bir bilinç düzlemine doğru ilerliyor. Şu an bizim ışığımız gittikçe yükseliyor. O yüzden görmeye başladık.  

  • Sizin bu konuyla alakalı kendi hayatınızla ilgili deneyiminiz nedir?

Benim de hayatım tozpembe, doğduğum günden beri bir elim yağda bir elim balda yaşamıyorum. Annemi ve babamı kaybettim, ablam vefat etti. Çocuk yaşımda sahipsiz kaldım. Ama inancım, eğitime ve kendimi geliştirmeye verdiğim önem ve Allaha olan inancım ve teslimiyetimle pek çok mucize yaşadım. Hala da yaşıyorum. Kendi hayat deneyimlerimi insanlarla paylaşmak istiyorum. 

  • Bunu nasıl yapmayı planlıyorsunuz?

Psikolojinin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Hastanelerde izin verilirse meditasyon çalışmaları yapmak istiyorum. Hastalar tabii ki tedavilerine devam edecekler ama bir ek destek olarak meditasyon almaları gerektiğini düşünüyorum. Dünyanın kabul ettiği bir şey artık. 

  • Son olarak hayatınızda önemli bir rolü bulunan 'John of God’dan bahsedelim. Nasıl bir araya geldiniz?

Bir transmedyum olan John of God’u 7-8 senedir biliyorum. Yaptığım işle ilgili olarak asistanıyla bağlantıya geçtim. Bir arkadaş grubuyla birlikte Brezilya’daki merkezine gittim. Sonrasında Atlantik Tur’la birlikte seyahat organizasyonları yapmaya başladım. Oraya giden gruba öğretmen grup liderliği yapıyorum. Her gittiğimde hayatımda değişik açılımlar gerçekleşti. Merak edenler, bugüne dek merkeze gidenlerin de tanık olduğu mucizeleri www.johnofgodturkiye.com adresinde okuyabilirler. 30 Mayıs 2016 tarihinde yeniden bir tur düzenliyoruz. İlgilenenler, turun detayları www.canaydogmus.com.tr de bulabilirler.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 131
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 753
Kayıt tarihi
: 27.04.16
 
 

Almanya'da doğdu. Oradaki öğreniminin ardından üniversite eğitimi için Türkiye'ye döndü. Gazeteci..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster