Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '14

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
636
 

Dünya Klasikleri katliamı

Dünya Klasikleri katliamı
 

Çoğumuzun en büyük tutkusu Dünya Klasikleri'ni okumak ve kütüphanemizde en özel yerde saklamaktır. Ancak son yıllarda özellikle görüyorum iki büyük sorun var;

1-Kitapların çevirileri çok çok kötü. İçinde çok yanlış sözcükler, cümleler ve ifadeler var.

2-Tam metin kitap neredeyse hiç yok.

Bunlar basit ve önemsiz sorunlar değildir. Bunun en büyük sebeplerinden biri de yayınevlerinin sırf ticari rant uğruna bu güzelim eserleri mahvetmesi!

Örneğin Tolstoy'u ele alalım; ünlü Savaş ve Barış adlı eseri yaklaşık olarak 2200 sayfa. Ancak piyasada, kitapçılarda bulabilene helal olsun. Çünkü yok! Fiyatı düşürüp sürümden kazanmak amacıyla o şaheser oluyor 200-300 sayfa. Bir başka çarpıcı örnek de Victor Hugo. Sefiller romanı özgün olarak 3 cilt ve sayfa sayısı hemen hemen Savaş ve Barış kadar. Ama bakıyorsunuz 120 sayfalık çocuk kitabı gibi bir şey. Fiyatı da tahmin edeceğiniz üzere "3 lira 5 lira...". Zaten yapılan çevirilerdeki mantık hataları saymakla bitmez. Şimdi düşünün Sir Arthur Conan Doyle'un Sherlock Holmes serisini okuyorsunuz ama kitabın içi "İnşallah, Allah'ın cezası, Allaha şükür" gibi ifadelerle dolu. Yapmayın lütfen bu romanlar Anadolu'dan veya Orta Doğunun müslüman ülkelerinden çıkan kitaplar değil. Yazarları ve kitaptaki kahramanlar müslüman değil. Bu ve bunun gibi noktalarda çevirmenlerin çoğunun işini "başarısızca" yaptığını düşünüyorum. Benzer durum yerli bir yazarımızın kitabında olsa bu ifadeleri fark etmem bile. Ancak bu Dünya Klasikleri'nde bu kadar aptalca çeviriler insanı gerçekten delirtiyor...

Yayınevlerinin çoğu zaten birinci amaç olarak ticari kâr ve sürüm amacı güder. Hatta kendi şahsi görüşlerini yeri geldiğinde kitaplara ucundan ucundan eklemeyi de ihmal etmez. Bu sanata ve kitaba yapılan bir haksızlık, bir hakarettir... Bir başka sorun ise İngilizce dışında özgün dilde yazılmış kitapların Türkçe'ye çevirilerinin İngilizce çeviriler üzerinden yapılmış olması. Kitap hangi dilde yazıldıysa oradan Türkçe'ye çevrilmelidir. Ancak o zaman yazarın gerçekten ne demek istediği, okuyucuya ne aktarmak istediği anlaşılabilir ve az önceki bahsettiğim aptalca çeviri hataları yapılmamış olur.

Bu yüzden siz değerli okurlara verebileceğim iki tavsiye var:

1- Elinizden geldiğince tam metin okumaya çalışın.

2- Çevirmen ve yayınevine dikkat edin...

Rıfat SOYDAN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Selamlar. Dostum, Dünya Klasiklerini insanlar bulabiliyorsa eğer 1940'lı yıllarda Hasan Ali Yücelin MEB bakanlığı sırasında çevrilmiş olanlarını okumalılar bence. Bunları bulmak güç ama 12-13 yıl evvel Cumhuriyet Gazetesi salı ve cuma günleri haftada 2 tane bunlardan gazete alana ücretsiz dağıtmıştı. Ben de alabildiğimi almıştım. Aşağı yukarı 80-90 tane vardı. Saygılarımla.

Rıfat SOYDAN 
 10.07.2014 16:58
Cevap :
Çok doğru. Zaten Yapı Kredi Kültür Yayınları ve birkaç benzeri yayınevi bu prensiple çalışıyor.  11.07.2014 23:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5091
Kayıt tarihi
: 16.06.12
 
 

27 mart 1989 yılında Konya'nın Ereğli ilçesine bağlı Zengen kasabasında doğdu. İki yaşına kadar B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster