Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '10

 
Kategori
2010 Dünya Kupası
Okunma Sayısı
1079
 

Dünya Kupası ve ekonomi

Dünya Kupası ve ekonomi
 

Dünya Kupası ve ekonomi

1930 yılında Uruguay’da başlayan dünya kupası coşkusu tüm heyecanıyla finale yaklaşiyor. 1990 yılından sonra profosyonelleşen FIFA aynı zamanda yayın haklarından ve sponsorlarından sağladığı gelirleri de arttırdı. Sadece yayın haklarından 2.3 milyar dolar gelir elde etmesi beklenen FIFA’nın kasasına 1 milyar dolar girmesi bekleniyor. Şampiyon milli takımın kasasına 30 milyon dolar girecek, Dünya Kupasına katılan her oyuncu için FIFA kadroda yer aldığı gün başina 1600 dolar ödeyecek. Organizasyona katılan, gruptan çikan, çeyrek finalden şampiyonluğa kadar her aşamada başarılı olan takımların kasasına milyon dolarlar girecek.

FIFA, 2006 Almanya Dünya Kupası’ndan sonra Amerika, Avrupa ve Asya arasında mekik dokuyan heyecanın 2010 yılında Afrika kıtasında başlayacağını duyurmuştu. 2004 yılında 14 oyla ev sahipliğini göğüsleyen Güney Afrika yarışı kazandı. Güney Afrika yaklaşik 10 yıl bu organizasyonu üstlenmek için mücadele verdi…

Tarihi açıdan Güney Afrika…

İlk olarak tarihi zaviyeden bu ülkeyi kısaca hatırlayalım. Güney Afrika’yı yabancıların keşfetmesi 15. Yüzyılın sonlarına kadar dayanır. İlk Hollanda kolonisi 1652’de ismini verdiği Cape Town’a yerleşti. İngilizlerin ümit burnuna gelmesiyle Hollandalılarla rekabet başladı ve Hollandalılar kuzeye doğru kaydı. Fakat bu göçüş Hollandalılar için faydalı oldu, altın ve elmas madenlerini keşfettiler. Bu rekabet 1900’lerde savaşa dönüştü. Güney Afrika, İngiliz Uluslar Topluluğun bir üyesi olarak 1961 yılına kadar devam etti. Cumhuriyet ilan edilmesine rağmen apartheid olarak ifade edilen ırk ayrımcılığı devam ediyordu. Beyazlar iktidarda zencilere ise baskılar devam ediyordu. 1994 yılında zenci muhalefetin liderliğini yürüten Nelson Mandela mücadelesinin sonucunu alarak zencileri iktidara taşidı ve seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı seçildi.

Irk ayrımına dayanan bir geçmişten sonra birçok soruna rağmen ırk ayrımının son bulması ve dünya kupasınında misafirliğin Güney Afrika’ya verilmesi beyaz-siyah ayrımcılığın tarihe gömülmesi ve tüm ırkları bir potada buluşturma adına sevindiri gelişmeler…

Kupanın Güney Afrika ekonomisine etkisi…

Adını Afrika kıtasının güneyine uzanmasından alan yaklaşik 50 milyonluk nüfüsa sahip, gelişmekte olan ülkeler sınıfında bulunan Afrika ev sahipliği yapacağı dünya kupası maçlarına 2004 yılında hazırlıklara başladı. Nüfusunun yüzde 40’ı yoksulluk sınırında bulunmasına rağmen yaklaşik 1.2 milyar doları stadyum inşaatı harcamalarına, 960 milyon dolara yakın alt yapı harcamalarına bütçe ayırdı. Son hesaplara göre Güney Afrika sadece stadyum inşaatı için 1.75 milyar dolar harcadı. Bu ayrılan bütçe yapılan ilavelerle 2.5 milyar dolara ulaştı. FIFA ise organizasyon için yapılacak 1.2 milyar dolar harcamanın 700 milyon dolarını Güney Afrika’da yapacağını taahhüt etti.

Statların yenilenmesi ve yeni statların yapılması ve ulaşım için yapılan harcamalarla elbette iç piyasaya canlanma olarak inceden inceye yansıyacak. Öncelikle ihaleleler olacak. İhaleye katılan firmalar malzeme tedariki için iç piyasadan mal alımına yönelecek. Taşeron firmalara iş düşecek. İstihdam ivme kazanacak. Dolayısıyla bir canlanma yaşanacak ve bundan herkes faydalanacak. 328 milyar dolar GSMH ve kişi başına 6.650 dolar gelire sahip Ülke, bu canlanmayla yüzde 2.8 büyümesi beklenirken kupanın etkisiyle ekonomi tahmini yüzde 3.5 büyüyecek. Yüzde 24 lerde olan işsizlik bu canlanmanın etkisiyle düşecek. Ve en azından bu rampa atlamada istihdamın büyük bir kısmı kalıcı olacak.

Öte yandan maçları izlemeye gelen taraftarlar turizme hareketlilik kazandıracak. Kupadan önce gelmesi beklenen tahmini 350 bini askın turistin hamlesiyle oteller doluluk oranlarını yükseltecek, yine bu turizm hareketliliğiyle gıda, giyim ve ulaşım harcamaları büyüme ve istihdama ivme kazandıracak. İfade edilen hesaplamalara göre bu harcamalar istihdama yaklaşık 150 bin kişilik kalıcı bir katkı sağlayacak. Hesaplamalara göre her turistin 4-5 bin dolar harcamasıyla ekonomiye yaklaşık 1.2-1.5 milyar doları aşkın bir gelir kalacak. Kupa geliri olarak ise ne kalacağı tamamıyla belli değil ama dünya kupası için yüksek harcamalar yapan 2002 ve 2006 dünya kupası ev sahipleri Güney Kore’ye 140 milyon dolar, Japonya’ya 46 milyon dolar, Almanya organizasyon komitesine ise 92.2 milyon dolar kaldığı ifade edilmişti. Hatta kupa geliri yanında tüm diğer gelirlerle birlikte 1994 yılında ev sahipliği yapan Amerika’ya 4 milyar dolar ek gelir sağladığı öne sürülmüş, bir danışmanlık şirketi ise Güney Afrika’nın bu etkinlik sonucunda 6.6 milyar dolar bir gelir elde edeceğini bekliyor.

Türkiye ekonomisi ne kaybetti…

Türkiye kupadan elense dahi bu küresel etkinliğin olumlu yansıması oldu. Türkiye’de üretim yaptıran Spor markalarının etkisiyle hazır giyim sektöründe yüzde 10-15’lik bir büyüme olduğu ifade edildi. Hatta röportajlarda söylendiği kadarıyla 2009 yılında ihracatlarda düşüşler olmasına rağmen hazır giyim sektöründe büyük ithalat yapan Afkika’ya ihracatta artış yüzde 20’leri aşmış… Türkiye dünya kupasında elenmeseydi tabiki hazır giyimde bu büyüme kat be kat fazla olacaktı. Özellikle forma, atkı, şapka ve bayrağa olan talep artacak bu da tekstil sektörümüze ve istihdamımıza olumlu yansıyacaktı. Reklam, sponsor ve yayın gelirlerinin yanında iletişim teknolojisinden de elde edilecek gelirlerle yapılan hesaplamalara göre 2006 yılında kupaya katılamayışımız 200-250 milyon dolar, 2010 etkinliklerine katılamayışımız ise bizi 400 milyon dolar gelirden etti.

Euro 2016 fırsatını da maalesef bir oyla kaçırdık. Ne diyelim! Birçok ülkeninin milli gelirini geride bırakarak 100 milyar doları aşan spor ekonomisinin dünya çapında ayrı bir endüstri haline geldiği, her ülkenin bu tür etkinlikleri üstlenmek için girdiği yatırım ve rekabet ortamı bize çok şey anlatıyor. Rekabet artık sadece sanayide değil. Bu noktada bu tür organizasyonları üstlenme adına her girişime katılan ülkemize düşen rol daha da büyüdü. Sadece taraftarlık ve eğlencenin ötesinde bu etkinlik küresel bir finans hareketine de dönüştü.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 836
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

Yeni Asya ve Sentez Haber sitelerinde ekonomi yazıları yazıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster