Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
158
 

Dünya neden kayıtsız kalmıyor?

Dünya neden kayıtsız kalmıyor?
 

Dünyanın gözü İstanbul'da, İstanbul'un gözdesi Kızkulesi.


İfade özgürlüğü anlamında yaşanan ve giderek artan çekişmeler Türkiye'de, küresel bir toplumun gelişmekte olduğunu gösteriyor. Toplumların birbirine bağımlılık durumunu değerlendirecek kurumlar oluşturmak, yeni yaşam biçimleri geliştirmek zorunluluğu her geçen gün giderek artıyor.

Dünya'nın herhangi bir tarafında olup bitenlere, kayıtsız kalamayacağımız gibi; Dünya da ülkemizde olup bitenlere kayıtsız kalmıyor.

Böyle yapmazsa Dünya, ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalacağını biliyor. Düşünün ki, örneğin ABD şirketlerinin gelirlerinin yarısı, ABD dışından geliyor. Öyle olunca bu ülkede ya da başka bir yerde ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün nasıl gelişeceğini ABD dikkate almak zorundadır.
 Eskiden “insan hakları” açısından ilgilenirlerdi ama şimdilerde buna “birbirine bağımlılık” sorunu nedeniyle yaşamsal bir konu olarak bakıyorlar. Pratikte ifadesi "Senin sorunun benim sorunum" olan ABD'de, basın özgürlüğüyle ilgili ilkeler bugün bu nedenle güçlüdür.

*

Küreselleşme olgusunu iyi anlamak istiyorsak, bugün Türkiye'de olup bitenleri doğru okumamız gerekiyor. Türkiye, dünya ekonomisi ve siyasetiyle tüm mekanizmalarla bütünleşmeye ve "elektrik devrelerinde" iletken olmaya hazır hale gelmiş bir durumda. Gelişmiş ülkelerle, gelişmekte olan ülkelerin ortasında bir yer; dünyanın hangi noktası bu kadar ilginçtir ki? ...

Şimdilerde gücün Batı'dan Doğu'ya kaydığından söz ediyoruz. Ülkemiz tam bu “kaymanın ya da değişimin gerçekleştiği” noktada diyebiliriz.

İstanbul için; Ortadoğu ve Arap ülkelerinde olup bitenleri, Afrika'daki gelişmeleri, Rusya'nın, Doğu Avrupa ülkeleriyle ve Kafkasya'nın kolaylıkla izlenebileceği bir “başkent” diyebiliriz.

Küreselleşmenin iki boyutu var. Biri ekonomik, yani pazarlar. Sınırlar kapitalizme açılıyor. Çin'de, Hindistan'da şaşırtıcı gelişmeler yaşanıyor. Türkiye'nin dinamik ekonomisi elbette dünyayı etkiliyor.
Diğer boyutu ise bilişim teknolojilerinin inanılmaz gelişimi...

*

Önümüzdeki on yıllarda çok ilginç şeyler yaşanacağının beklenen belirtileridir bunlar.

İddialı ekonomiler ve küresel güçler bu gelişmeleri incelemek, bu konuda düşünmek ve araştırmalar yapmak zorundalar.

Bu nedenle hiç de sürpriz olmayan ve Türkiye'de de gelişen olaylar; küreselleşmeyle devletin fonksiyonlarının azalmadığını ancak köklü değişimlerin yaşandığını, önümüzdeki günlerde de bu değişimlerin devam edeceğini göstermektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Öğretmenimiz Ahmet AK:Bizi koyun edip gütmek isterler düşünceyi,ifade özgürlüğünü silgi ile silerler,yok ederler. sessiz,çayırsız,çimensiz çorak yerlerde otlatırlar, süt isterler.Sessiz kuzular isterler,kuzular meee deyince biber gazı ile duman ederler.Henüz nebat olan, yeni,yeni filizlenen fikirleri zorla,cebirle yok ederler.Fikir bu topraklarda yeşermez.tomurcuk açmış fikirleri çabuk biçer öğütürler.Selam ve saygılar sunuyorum.B önemli yazınız için teşekkür ediyorum..

Mehmet Burakgazi 
 06.06.2013 19:10
Cevap :
Sevgili Burakgazi; George Carlin diyor ki: “Politikacıları unutun. Onlar önemsiz. Politikacılar size seçim hakkı tanındığı fikrini sürdürmek için varlar. Hakkınız yok. Seçim hakkınız yok. Sahipleriniz var. Size sahipler. Her şeye sahipler. Bütün önemli topraklara... Ticari şirketleri denetliyorlar ve sahipler. Uzun zamandır senato, meclis, hükumet binaları ve belediyelere sahipler. Hakimler arka ceplerinde. Bütün büyük medya ve haber şirketlerine sahipler. Her sene milyarlarca doları lobileşmek için kullanıyorlar. Onlar şunu istemiyorlar: "Eleştirel düşünen vatandaş" istemiyorlar. "İyi derecede bilgilendirilmiş ve eğitim görmüş insanlar" istemiyorlar. Çünkü onların çıkarlarına aykırı.”   08.06.2013 8:21
 

Var olunuz Ahmet Bey. Senin bu güzel ve bana göre çok soyut yorumlamana somut bir kaç olay ile 'nane limon' olayım dedim. Aklınızla bin yaşayınız. Ankara'dayım yine. Arada bir yazsam da bir yaşamöyküsü yüzünden ekonomi, çevre, vergi içerikli önemli yorumlarınıza yorum yazamadım. İleride inşallah... Her şey gönlünüzce olsun Sevgili Kardeş.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 04.06.2013 17:47
Cevap :
Çok teşekkür ederim, Ö.F.M.Yılmaz Hocam, iyi ki varsınız. Saygılarımla. A.AK  04.06.2013 19:40
 

Teknoloji yaratamayan,ithalata bağlı yatırım mallarına mahkûm,Osmanlı Devleti gibi yarı sömürgeliliğini devam ettirmek için her türlü teslimiyet ilmeğine boyun eğen bir TC daha bir küreselleşerek Batı'nın zenginliğine zenginlik katmıyor değil mi Ahmet Bey?Bu yüzden 'Bırakınız yürüsünler! Bırakınız daha özgür olsunlar!Yeter ki öldürme!'diyorlar bir de değil mi Ahmet Bey?Toplumun %15 ya da %20'si dışındakiler zar zor geçinen emekçiler,mevsimlik işçiler,öğrencilik ve askerlik yüzünden istihdamdan uzak turulan gençler,işsizler ve emekliler ordusu değil mi?Bu toplum sizin anlatmaya çalıştığınız 'köklü değişikliklerin yaşandığı' yoğun propagandalar ve gündem değişiklikleri ile olması gerekene evrilen 'küresel bir toplumun' olarak elbette 'küreselleşme ile devletin fonkfiyonlarının azalmadığı' nev mamül ABD malı BiberGazlı polislerin kitleleri sersemleterek dehşetengiz gözdağı uygulamalarının yaşandığı Orantısız Güç şampiyonu Ahtapot Devletin sömürgen Batı dönemindeki değişimi var Türkiye'de.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 03.06.2013 14:31
Cevap :
Sayın Ö.F.M. YILMAZ, katkınıza teşekkür ederim. Yorumunuza ve bakış açınıza "evet" diyorum. Güzel özetlemişsiniz ve aslında sorunun ne olduğunu iyi vurgulamışsınız. Epeydir nerelerdeydiniz? Yorumlarınızı özlemişiz, saygılarımla. A.AK  04.06.2013 14:47
 

Dünyaca tanınmış bilim ve tıp adamı Mehmet Haberalın 5 yıldır tutuklu yargılanmasına ses ve kulak vermeyen ABD, AB, İslam örgütü, Ammnesty, Mazlumder ve vesaire örgütlerin samimiyetine ve doğruluklarına güvenmiyorum. Saygılarla

Süleyman Akyürek 
 03.06.2013 12:25
Cevap :
Sevgili Süleyman Akyürek, yorumunuzu anlıyorum ilginize teşekkür ederim. Toplumların birbirine bağımlılık durumunu değerlendirecek kurumlar oluşturmak, yeni yaşam biçimleri geliştirmek zorunluluğu her geçen gün giderek artıyor. Bu zorunluluğun farkında olan Batı, 1950 ve izleyen yıllarda bizim şimdi yaşamakta olduklarımızı yaşadı ve 1960'tan sonra da "basın özgürlüğü" kavramını demokrasilerin dördüncü gücü olarak kurumsallaştırdı, özgür basını "dokunulmaz" hale getirdi. Şimdi artık bütün Dünyada gelişmiş ekonomiler "yanlı basına" insan hakları bakımından olduğu kadar asıl "birbirine bağımlılık" sorunsalında yeni yaşam biçimleri geliştirmek için "kendi varlığı" açısından şüphe ile bakacaktır. Elbette, 540 milyar lira "borç" verdiği Türkiye'de olup bitenleri doğru, yansız olarak öğrenmek ve objektif olarak değerlendirmek isteyecektir. Şu ya da bu sebeple para yatırdığı yerlere kim kayıtsız kalabilir ki? Yazılarımı okuyor olmanızdan ve katkılarınızdan hoşnudum, devamını dilerim. Saygılar.  04.06.2013 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1038
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster