Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '16

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
554
 

Dünya Şampiyonu Birol Keçebaş ile Sporla Formda kalmanın sırları

Dünya Şampiyonu Birol Keçebaş ile Sporla Formda kalmanın sırları
 

Spor bir yaşam biçimidir. Türkiye'de tam anlamı ile sağlıklı ve bilinçli olarak spor yapıyor muyuz? Hayatımıza sporu ne kadar doğru biçimde adapte ediyoruz? Yaz ayları yaklaşıyor ve zayıflamak için neler yapmalıyız? Tüm bu soruları ve daha fazlasını bir bilene soralım dedik. Bu işi hakkı ile yapan deneyimli sporculardan ve eğitmenlerden birçok alanda dünya şampiyonu milli sporcu Birol Keçebaş ile konuştuk.

Öncelikle yaptığımız spor her ne olursa olsun dikkat etmemiz gereken en önemli nokta nedir?

İster amatör ister profesyonel olun eğer yaptığınız spordan randıman almak istiyorsanız disiplin sahibi olmalısınız. Eğer amatör olarak ilgiliyseniz keyif alarak yapabileceğiniz bir spor dalını tercih etmelisiniz ki yaptığınız spor sizin için bir eziyete dönüşmesin. Ama keyif alırken de disiplini kesinlikle elden bırakmamalısınız.


Türkiye'de sizce spor hakkında yeterince bilinçli miyiz? Yurt dışında birçok ülkede bulundunuz ve Türkiye ile aralarında ne gibi farklılıklar gözlemlediniz?

Maalesef hayır yeterli görmüyorum. Birçok farklılıklar var nerden başlasam. Öncelikle spor yapan kişiler bilgisiz bunun en baş sebebi de spor eğitmenlerinin ve öğretmenlerinin yeterli donanıma ve bilgiye sahip olmayışı. Burada gördüğüm kadarıyla birçok eğitmen internet üzerinden edindikleri yüzeysel bilgilerle hareket ediyorlar. Yurt dışında ciddi bir spor başarısı olmayan kişiler spor akademisine alınmıyor. Gerçekten yetenekliler seçiliyor. Türkiye’de maalesef daha basit yöntemlerle sporcu seçimleri yapılıyor adeta oyun parkındakilere benzer parkurlarda seçmeler yapılıyor. Sonrasında verilen akademik eğitim yetersiz, ezberci. Çok nadir bilinçli sporcu gençler kendilerini geliştirebiliyorlar birçok teoride başarılı ancak pratikte yetersiz sporcu akademiden mezun olurken, birçok daha pratikte başarılı ve yetenekli genç ilerleyemiyor.

Türkiye’de eksikliğini gördüğüm noktalardan biri de üniversitelerde spor bilimi ve araştırma bölümü yok. Yüksek Öğrenim Kurumu bu bölümü açmadığı sürece Türkiye den iddialı sporcular yetişebileceğini sanmıyorum. Yurt dışında Almanya’da, ABD’de, Çin’de yani sporda büyük başarılara imza atmış ülkelerde ki okullarda bu tarz eğitim veriliyor. Öğretmenler ve eğitmenler bilinçli olmalı ki doğru eğitebilsinler.
 

Türkiye'de  profesyonel sporcularımız ne gibi sorunlar yaşıyor?

Destekleyenler yok. Maddi destek eksik, sponsorluk yetersiz, devlet tarafından da yeterli desteği göremiyorlar ve kendi imkânlarıyla çalışıyorlar. Ancak beslenme ve ekipman açısından sağlam destek almaları çok önemli. Bunlar büyük masraflar ve başarının artmasında önemli faktörler. Oysa sponsorluk yapan şirketlerin bir kaybı yok nedense Türkiye’de pek tercih edilmiyor.

Diğer bir eksiklik de sporcuları eğitenlerin yetersizliği. Başarılı sporcuları iyi öğretmenler daha da başarılı hale getirir performanslarını en üst seviyeye çıkarabilir. Birçok iyi sporcumuz yetersiz ellerde ve yetersiz ekipmanla potansiyellerini de kullanamıyorlar ve uluslararası platformlarda başarı sağlayamıyorlar.


 

Türkiye’de birçok başarılı sporcumuz var ancak bu sayı yeteri kadar değil. Daha da başarılı olmak daha çok iyi sporcu yetiştirmek adına neler yapılmalı sizce?

Türkiye'de başarılı sporcular var ancak daha çok ulusal alanda diyebiliriz. Dünya çapında ki başarılı sporcumuz yüzde beşin altında kalıyor ne yazık ki. Uluslararası olarak dünya çapında daha fazla başarılı sporcu çıkarabilmek için eğitmenlerin geliştirilmesi çok önemli. Eğitmenlerin eğitimine devlet tarafından daha fazla destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum ancak çok ciddi bir şekilde kontrol sağlanması da lazım. Eğitimlerin disiplinli bir şekilde verilmesi açısından devletin tamamen kontrolü sağlaması şart. Eğitmenler öncelikle disiplinli bir eğitime tabi olurlarsa daha da başarılı sporcular yetiştirebilirler.

Tabi ki yurtdışına çıkacak eğitmenlerin yabancı dile de mutlaka hâkim olması gerekir tercüman ile yapılabilecek tarz bir iş değil bu iş. Yani bana göre en önemli faktör eğitmen. Kaliteli disiplinli ve donanımlı eğitmenlerle yola çıkıldığında uluslararası başarı da artış da mutlaka beraberinde gelecektir.

Bir ülkenin gelecekte dünya çapında sporcular yetiştirmesi için küçük yaşta daha ilkokul yıllarından itibaren spor eğitimlerine önem vermesi gerekli. Ama Türkiye’de beden eğitimi derslerinde öğretmenler sadece çocuklara top verip top peşinde koşturuyorlar. Bayramlar, özel kutlamalar için yapılacak gösterilerin çalışmaları yapılıyor ciddi anlamda bir spor eğitimi verilmiyor. Ama temeli sağlam kurmazsanız binayı nasıl yükselteceksiniz. Oysa ki küçük yaşta daha kaliteli spor eğitimi alan çocuklar daha başarılı genç sporcular olabilir ve ülkenin geleceğini daha iyi yerlere taşıyabilir.

Sizin eğitim verdiğiniz öğrencileriniz daha çok ne amaçla geliyorlar ya da tercih ediyorlar ve nasıl bir antrenman yöntemi belirliyorsunuz?

Gelen eğer sporcuysa performansını artırma amaçlı antrenman uyguluyorum. Zaten onlarda bunun için geliyorlar. Fit olmak ya da kilo vermek amacıyla gelen öğrencilerime daha farklı kişisel antrenman programları belirliyorum. Sonuçta kişilerin kilosuna, sağlık problemlerine, spor geçmişlerine (daha önce hiç spor yapmamış olabilir) fiziksel yapılarına, uygun olan programlarla başlıyorum. Gelişme kaydettikçe bu programlarda tabiî ki değişiyor. Ancak bana gelen kişiler sadece zayıflama amacıyla gelmezler. Öncelik her zaman sporu hayatlarına adepte etmektir doğru olanda budur. Zaten bu şekilde bir disipline kavuştuklarında sağlıklı ve kalıcı olarak formda bir vücuda da kavuşuyorlar.

Spor ve beslenme alışkanlıkları birbiriyle bağlantılıysa dikkat etmemiz gereken önemli noktalara değinir misiniz?

Fast food’tan kesinlikle uzak durun. İlla ki diyetisyene gitmeniz şart değil. Türkiye'de yaşanan diğer bir sorun bu mesela diyetisyenler spor eğitmenleriyle profesyonel anlamda kesinlikle beraber çalışmayı reddediyorlar. Birincisi, fazla kilolu insanlara diyetisyenler belirli bir kiloya düşene kadar kesinlikle spor yapmayacaksın diyorlar. Bu kesinlikle yanlış. Spor eğitmeninin de diyetisyenin programına göre spor yaptırmaması lazım. Çünkü verilen diyetlerde vücuda yeteri kadar besin dolayısıyla enerji girmiyor. Bu spor için yetersiz olduğu için vücuda zarar verebilir hatta sakatlığa sebep olabilir. Hem diyetisyenin hem eğitmenin beraber belirlediği bir program oluşturulması en sağlıklısı olacaktır.

Spora hayatını adamış bir sporcu olarak spor meraklılarına son ne söylemek istersiniz?

Spor sadece zenginlerin yapacağı bir aktivite değil. Herkes istedikten sonra spor yapabilir. Ne istediğinizi belirledikten sonra nerde isterseniz spor yaparsınız ki yapmalısınız da. Ancak gerçekten sporu hayatınıza adapte etmek istiyorsanız başta da söylediğim gibi mutlaka ama mutlaka bir disiplin oluşturmalısınız. Çalışmak çalışmak çalışmak her zaman her konuda başarıyı getirecek olan en önemli yöntemdir…

Birol Keçebaş kimdir?

Bir dünya şampiyonu. Almanya doğumlu ve uzun yıllar da orda yaşamış ve 10 yıl boyunca Alman milli takımında sporculuk yapmış. Yüzme, cross fit, box gibi spor dallarından tutun uzak doğu sanatlarında wushu, taichi ve kılıç sanatlarına kadar pek çok alanda uzmanlık sahibi. Uzun yıllar yurt dışında kaldıktan sonra şimdi vatanında birikimlerini ve bilgisini sporu ciddiye alan spora sevdalı genç yaşlı demeden herkese aktarmaya çalışıyor.

 

Röportaj: Anıl Sural

Twitter.com/AnilSural

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1537
Kayıt tarihi
: 20.02.16
 
 

11 Ağustos 1990 Amasya doğumludur. Diyarbakır, Karabük, Sakarya, Orlando - Florida, Trieste ve İs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster