Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1341
 

Dünya Şiir Günü - Şiir ve Felsefe

Dünya Şiir Günü - Şiir ve Felsefe
 

Şairim, zifiri karanlıkta gelse şiirin hası, ayak seslerinden tanırım. Ne zaman bir köy türküsü duysam şairliğimden utanırım… B. R. Eyüboğlu

21 Mart Dünya Şiir Günü…

     Herkes, az çok yaşamının bir döneminde şiire bulaşmıştır. Okul yıllarında en azından bir kez Cumhuriyet, Atatürk, 23 Nisan şiiri okumuştur. Günlüğüne, karalama defterine âşık olduğu zaman bir şeyler karalamıştır. Üzüntülü, sevinçli günlerinde doğaçlama olarak, güzel deyişler dökülmüş dillerinden. Savaş olmuş, kıtlık olmuş, hastalık olmuş, içlenmiş ve yüreğinden dökülmüş deyişler. Ağıt olmuş, Türkü olmuş, oyun havası olmuş, süzülüp gelmiş çağlardan... Kimin ne zaman söylediği belli olmayan Türkülere dönüşmüş ve günümüze dek gelmiş...

     Şiir nedir demek oldukça zor bir sorudur. Şiirin tanımlara sığmadığını düşünenlerdenim. Şiir her şeydir aslında… Şiir muhalefettir, muhalefete de muhalefettir. Bu yüzden şiir hiç bir zaman iktidar ol(a)maz. Şiirler, yalnızca iktidarları korkutmakla kalır. Şiir bir rüzgârdır, bir akımdır, bir sabah yelidir, bir meltemdir, bir fırtınadır. Bazı da rüzgârlara, fırtınalara karşı bir kaledir. Bazı zaman da, rüzgâra karşı işeyen asi bir çocuktur. Şiir sudur. İçtiğimiz, çimdiğimiz, boğulduğumuz sudur. Bir köy çeşmesidir, sevgilisini bekleyen bir pınardır, bütün ruhları okşayan bir çağlayandır. Bir seldir, basacağı, vuracağı yeri bilen. Bir yağmurdur, çiselemesi, sesi, aşk davetiyeleri yazan... Borandır, kardır, çamurdur, tozdur, gelin gibi nazlı nazlı akarak kıvrılan bir nehirdir. Denizdir, deryadır, ummandır. Bir buluttur, ağladı ağlayacak, dağ başında bir dumandır dertlere çağrışım yapan... Kısacası şiir sudur.

     Şiir soluduğumuz, zehirlendiğimiz, rahatladığımız, boğulduğumuz, üşüdüğümüz, terlediğimiz havadır. Hem boştur, hem doludur. Hiç bir şeye değişmediğimiz bir ilkbahar sabahıdır. Soğuktur, sıcaktır, serttir yumuşaktır, yiğittir, kalleştir. Havalı bir kızdır, havası sönmüş bir balondur. Hava atan, ava yatan bir gençtir. Şiir havadır!..

     Yandığımız, yakıldığımız, ısındığımız bir ateştir. Bir kordur, bir alevdir, kıvılcımdır tutuşacak. Bir bedendir aşk ateşine tutulmuş, bir volkandır püskürmeye hazır, bir dudaktır tenlere dokunan...

     Şiir, sözün hasıdır, sözün özüdür, sözün süsüdür. Şiirin dili sözcüktür, sözcüklerle oynamayı çok sever. Sözcüklere rol verir, görev verir. Sözcükleri yerine o koyar, o alır.

     Şiir ağıttır. Kopup gelir yüce dağlar başından, sevinçler dönüşür birden ağıda... Ölmekten değil, ağıtsız ölmekten korkar insanlar... Doğaçlamadır, figandır, haykırıştır. Şiir ağıttır.

     Şiir ormandır. Nazım'ın dediği gibi bir ağaç gibi tek ve hürdür, bir orman gibi kardeşçesinedir. Doğadır, dosttur, oksijendir.

     Şiir topraktır. Anadır, yârdir. Alandır, verendir. Son mekândır. Sadıktır, dosttur. Çiçektir, ağaçtır, yiyecektir. Evdir, okuldur, mezardır.

     Kısacası şiir her şeydir. Yaşamdır, aldığımız soluktur. Yaşamın olduğu her yerde vardır.

Şiir hiç bir kalıba uymaz. Heceymiş, aruzmuş hepsi hikâye...

Şiir sınır tanımaz, ırkçı değildir, ulusu da yoktur. İnsanın olduğu her yerde vardır.

Şiir matematik bilmez. Şiir matematiktir diyenlerin inadına matematiği öğrenmemiştir. O bir hesabın peşinde değildir.

Şiir her coğrafyanın içindedir, kendine yer yurt edinmemiştir.

Şiir her dili bilir, her dilde en iyiyi bulur. En iyi dilci odur. Dillere bir güzellik ve ahenk verir.

Şiir dostluk elçisidir, ulusları birbirine yaklaştırır. Küslüğü, düşmanlığı sevmez. Şiir müziktir. Müziğin anamalıdır. Şiirsiz müzik olmaz. Sestir soluktur, havadır, tempodur.

     Şiir hakkında ilk felsefi düşüncelere Platon’da görüyoruz. Platon’a göre sanatçılar her hangi bir şeyin taklidini o şey hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadan yapan kişilerdir der.  Bir şair erdemler, cesaret, güzellik hakkında bilgi sahibi olmadan şiirler yazabilirler. Bunlar sadece görüntülerden hareket ederek bir taklit ortaya koyarlar… Platon, Tanrıları insani özellikler içinde tasvir ederek onlara olan saygıyı azaltan şiirler yasaklanmalıdır da der…

Aristoteles ise sanat konusunda Platon’dan farklı düşünür.  Sanatın dünya hakkındaki algılarımızı değiştirebileceğini ve anlamlandıracağını ve farklılık yaratacağını düşünür…

Şiir üzerine açıklamalarında yer aldığı Poetika adlı eserinde Platon’un Devlet adlı eserinde şiir eleştirisine de bir cevap verir ama o da şiiri destan, trajedi, komedi, flüt ve kitara gibi taklide dayandığını ileri sürer… Tüm bunlara rağmen şiiri, tek tek olanı, geneli ve olması gerekeni anlattığı için felsefeye daha yakın bulur…

     Ortaçağda Kilise Babalar döneminde Augustinus’a göre; taklit, komedya, şiir yalanlarla doludur.  

İbn Sina, şiir üzerine yazdığı eserinde, şiirin estetik değerinin yarattığı hazzın, memnuniyet ve mutluluk yarattığını belirtir. Sanatın temelinde var olan taklidin çocukluktan itibaren insan doğasının bir eğilimi olduğunu belirtir…

Kant, “Zevkler ve renkler tartışılmaz der. Beğeni yargısının öznel olduğunu belirtir.  Kant, her ne kadar beğeni yargısının öznel olduğunu belirtirse de, herkes için geçerliliği olan bir genelliğinin de olduğunu belirterek, adına “evrensel öznellik der… Kant, beğeni duygusunu güzel ve yüce kavramları arasındaki bir ilişki olarak görür. Bir doğa manzarası bizde yücelik duygusunu ortaya çıkarırken, sanat güzelliğinin olanağı öncelikle dehayı gerektirir der…

Hegel’e göre ise, sanatsal güzellik her zaman doğal güzellikten üstündür. Çünkü sanatsal güzellik tinden doğmuş bir güzelliktir…

Alman Schelling, ise sanatın kendi dışında bir değerinin olmadığını, sanatı bir zevk veya eğlence aracı olarak görmeyi de barbarlık olarak değerlendirir…

Tolstoy’a göre sanat bir duygu aktarımıdır amacı ne güzellik ne de hazdır.

Heidegger ise Platonun iddaa ettiği gibi sanat gerçekleri kopyalamaz, sanat sadece gerçeği sanat eserinde gerçekleştirir ve ortaya koyar. Heidegger, tüm sanatların içinde edebiyatın özel bir konumunun olduğunu belirterek, sanat edebiyat olarak gerçekleşir der…

     Yazımın başında da belirtmiştim şiirin tanımlara sığmadığını…İlkçağ flozoflarından günümüze uzanan filozoflar da şiir konusunda hem fikir değiller…

Şiir belki de taşı gediğine koymak, ya da sözün kısası ve özüdür… Şiirin öznelliği yanında evrenselliği de önemlidir… Dünya’nın ünlü şairlerinin her ülkede okunması da bu yüzdendir…

Şiir gününüz kutlu olsun… Şiir yazın, şiir okuyun ve şiirsiz kalmayın…

Şiir üzerine yazdığım bir şiirimi sizlerle paylaşıyorum…

ŞİİR:

Sesimin ahengi

Sözümün mihengi

Gözümün banyosu

Kulağımın pası

Gönlümün de yarası…

Ve “Ockham’ın usturası”

Yine de tanımlara sığmaz kendisi…

Erdoğan Şahin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Erdoğan bey, soluk almanın bile zorlaştığı, yüzlerin gülmediği böyle bir ortamda şiiri tüm değer ve güzellikleri ile hatırladığınız ve hatırlattığınız için size teşekkür ederim. Selam ve saygılar.

Enfal Törün 
 05.04.2016 12:06
Cevap :
Teşekkür ederim Enfal Bey.  06.04.2016 16:41
 

Acımasız yasamin incittiği yüreğimizin içli ve lirik sesidir siir. İnsanın has olanina yakışır! Zaten ancak öylesi insanlar bilebilir bunun değerini ve anlar önemini...Siz de onlardan birisiniz. Nice siir günlerine... Direnerek, umut ederek, daimi esenlik icinde...

Ersin Kabaoglu 
 23.03.2016 0:00
Cevap :
Teşekkür ederim.  23.03.2016 9:56
 

Şiir hiçbir kalıba uymaz.. Heceymiş, aruzmuş hepsi hikaye.. Çok doğru ''şiir kalpten gelir'' ve duyguların mucizesidir.. Ne mutlu şiirle yaşayanlara ne mutlu size.. :) Sevgiler, selamlar..

Selda Çakmak 
 21.03.2016 15:15
Cevap :
Teşekkür ederim.  21.03.2016 16:30
 

"Öyle bir yürek ki sevgiyle-Arkadaşlıkla, mutlulukla dolsun-İsterse ondan sonra-Bütün şairler ölsün" demişti CAHİT KÜLEBİ...:)))...saygıyla...

nedim üstün 
 21.03.2016 13:22
Cevap :
Teşekkür ederim.  21.03.2016 16:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1374
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1018
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster