Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '16

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
338
 

Dünya Sınav Merkezi; Afrika

Dünya Sınav Merkezi; Afrika
 

Dünyada Afrika'dan ders alınamıyorsa hiçbir ülkeden ve olaydan ders alınamaz. Afrika kara derili insanların yani zencilerin veya siyahîlerin yaşadığı bölgedir. Yıllardır atılan nutuklara rağmen fakirlikleri günden güne artan, sefaletleri günden güne katlanan ve gittikçe boşalan bir kıtadır Afrika. Sefaletleriyle gözlerimizin önünde yaşayan insanlar ve modern dünya dedikleri dünyanın değerli madenlerini ve petrollerini ellerinden aldıktan sonra adeta ölüme terk ettiği, canlı kobay olarak kullanılan kara kıta modern insanoğlunun yüz karasıdır.

Hemen her ülkede Avrupalı, Amerikalı Rus ve Çinli kelle avcılarının kiminin melek, kiminin şeytan rolünde "safari" avına çıktığı ama gerçekte avın çoğunlukla gösterilmediği bir dünya. Diğer üçüncü dünya ulusları kendi kaderlerini söz konusu milletlere emanet ettiklerinde karşılaşacakları tek şey ihanet olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Türk ulusunun ihanet edilmeye fazlaca ihtiyacı yoktur. Türk ihaneti tarih boyunca önce kardeşinden, kendisinden, mertliğinden, Çinli prenseslerden öğrenmiştir ihaneti. Daha sonra da Müslüman gibi görünen Arap kardeşlerinden yaşamıştır en acı tecrübeleri. Türkün kötü bir özelliği de çabuk unutmasıdır kendisine yapılan her kötülüğü. Türk kendisine yapılan ihanetleri tez unuttuğu ve bağışlayıcı olduğu için de sürekli olarak ihaneti tekrar yaşamak zorunda kaldı. Ancak bu asır diğerlerinden çok farklı bir asra dönüştü. Öyle ki Türk hem bu asırda örfünü kaybetti, hem de en zeki adamlarının devşirilmesine izin verdi. Cumhuriyet ve demokrasi dedikleri bu olsa gerek. Irakta Türk askerinin başına çuval geçirirken, Türk'ün başında nöbet tutmak zorunda kalan, Giresunlu er Ahmet oğlu Mehmet. Giresunlu Mehmet'in silahı Hintli, Japon, Türk insanlarının Amerika'nın bir eyaletinde ürettikleri en son teknoloji silahları kullanıyorlar. Öyle ki; bir zamanlar Osmanlı devlet erkânı özellikle Osmanlı'nın son zamanlarında çocuklarını gayrimüslim okullarına gönderebilmek için nasıl yarışıyorlarsa günümüzde de farklı değil. Hatta eğitim programları dahi 1950'li yıllardan itibaren onlara havale ettiği ve o tarihten sonra da dünya çapında bir bilimadımı yetiştirilemediği, yurt içinde işbirlikçilerin geldiği önemli görevlerden zeki insanların bilinçli olarak yurtdışına sürüldüğüne dair iddialar var. Elinde bastonuyla futbol oynayan sözde futbolcular ve futbol adamlarına (Aragones'i herkes tanır. Jhon Benjamin Toshack veya Capello. Bu arada Capello Orduspor'u çalıştırmıştı. Orduspor ligden düştü ve bir daha ne zaman geri döner Allah bilir.) gösterilen ilginin yarısı bilim adamlarına gösterilseydi, bu ülke bilim ve sanayide, tohumculukta, savunma sanayide çok daha önemli yerlerde olabilirdi.

Modern dünya işte böyledir. Belçika kadar bir ülke Afrika'nın tüm değerli taşlarına sahip olur, tarımına sahip olur. Kendi halkları zenginlik içinde yaşarken, Afrikalıya mısırdan vazgeçtik, mısırın püskülü hatta su bile kalmaz da kırım kırım kırılır açlıktan susuzluktan. Güney ve Kuzey Amerika yerlilerinin sayısı gerçekte ne olmuşsa Afrikalıların sayısı da o olmuştur. Savaştırılan kardeş kabileler, hırsına yenik düşen aç gözlü yerli işbirlikçiler. Sonuç; Afrikalıya mısır püskülü, kan ve gözyaşı. Avrupalı avcılar işbaşında. Çalışmayana ölüm. Kaçana ölüm. Hatta ölülerini bile getirmeye gerek yok. " Kaç kişi öldürdün. Öldürdüğün her insanın kanıt olarak sağ elini kes getir deniyor"  ve gelen eller bir müddet sonra küçülmeye başlıyor, küçülüyor, küçülüyor. Sonunda anlaşılıyor ki ödül avcıları artık bebek eli getiriyorlar. Ne de olsa el başına bin dolar ödül var. Bir medeniyet yaklaşık yüz yıldır bir yöne gidiyor ve hiçbir şeye ulaşamıyorsa, ya yol yanlıştır. Ya da rehber yanlış. Bundan bin bin beş yüz önce Çin'in ipeklileri bizleri nasıl hayallere daldırmışsa aynı hayallerdeyiz. Bu hayaller de bir gün bitecek. Hayaller sona erdiğinde ne alınan küçük rüşvetler, ne para, ne pul değerli olacak. Paranın kâğıt, insanın asil olduğunu tekrar tekrar göreceğiz. Dilek acıları yaşamadan rüyalardan uyanmaktır. Acılar çok yaşandı. Binlerce yıldır. Yüzlerce cephede.

Birkaç Afrika atasözü;

"Bilge her şeyi bilmez, sadece ahmaklar her şeyi bilir."

"Sular yükseldikce balıklar karıncaları yer,sular çekildikce de karıncalar balıkları yer. Kimse bu günkü üstünlüğüne gücüne güvenmemeli... Çünkü,kimin ,kimi yiyeceğine,suyun akışı karar verir."

"Afrika'da her sabah bir ceylan uyanır, en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini; yoksa öleceğini bilir. Afrikada her sabah bir aslan uyanır, en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilir. Aslan ya da ceylan olmanızın bir öne."

"Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1366
Toplam yorum
: 244
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 197
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster