Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
96
 

Dünya Sistemi ve 2. Sanayileşme

Dünya Sistemi ile tarihi 5.000 yıllık bir bütün olarak ele alan tüm modelleri kastediyoruz.

2. Sanayileşme ile 1950-2200/2250 arasında gerçekleşmekte olan, gerçekleştikten sonra 1. Sanayileşme ile birleştirilerek Sanayileşme olarak anılacak olgular toplamını kastediyoruz.

Dünya sisteminin zamansal ve mekansal haritalanması temelde tamamlanmış durumda.

1950-2000 arasında yaşanan ve 9 öncü altkültürde yoğunlaşan 2. Sanayileşme süreçlerini de temelde biliyoruz.

Şimdiye dek, bilindiği kadarıyla geçmişbilim-gelecekbilim sentezini / praksisini deneyen çıkmadı. İki disiplin de çokdisiplinli olduğu için, daha çok çok disiplinli biri henüz yetişmemiş olabilir, en azından 1. Dünya’da / G-8 ülkelerinde.

2. Sanayileşme tamamlandığında, tamamlanmış sayılan 1. Sanayileşme gibi, global nüfusun ancak belli bir kesri için geçerli / hükümlü olacak. Yine onun gibi, kendisinden önceki kültürel modlarla girişim saçakları oluşturacak.

Gelelim saptamalara:

Sanılacağının tersine, 1980’lerde yükselmeye başlayan neo-globalizmin ve neo-liberalizmin bu model üzerinde yapıcı değil, yıkıcı etkisi oldu. Bunun bir kanıtı, intereneti yaratıp, denetimlerinden çıkınca, onu boğmaya çabalamaları. Nasıl ki Eski Yunan gerçek demokrasi peşinde değil idiyse, Soğuk Savaş dönemindeki Özgür Dünya da, gerçek özgürlük peşinde değil idi: Katliamları ortada.

Dünya sistemi 2. Sanayileşme’nin biraz da sistematik kaydedilmesine yardımcı olacak.

2. Sanayileşme ise, dünya sistemi modelini daha açıkseçik (tarihsel  verilerle daha çok donatılmış) duruma getirecek.

Toplamda bu tümleşik model, insanların gelecekteki yollarını seçmeyi daha kolaylaştıracak. Sonuçta, aşağı yukarı hangi yolun sonunda ne olacağı şimdiden belli. Bugüne kadar insan tarihte karanlıkta el yordamı ile ilerliyordu. Şimdi tam bilginin ışığı var, en azından belli bir yüzde için.

Buraya kadar girizgahtı. Asıl vurgulamak istediğimiz bir durum var:

Geçmişbilim ve gelecekbilim karşılaşınca, biri geleceğe doğru, biri geçmişe doğru etkileşime başlar. Yani; bir, tarih geleceği belirler; iki, elcek geçmişi / tarihi belirler / yorumlar / yeniden yazar.

Burada; bir, dilsel etkileşim vardır; iki, ontik değişim vardır.

Dilsel etkileşim şöyledir: Her dönemin tarih söylemi vardır ve kurulacak geometrki modeli doğrudan etkiler.

Ontik değişim şudur: Tarihin gelecekten etkilenmesi, tarihin içerdiği geleceksel potansiyellerin gelecekbilim olmadan tarihte kullanılmaması ile ilgilidir. Geleceğin tarihten etkilenmesi, tarihi nasıl yorumladığımızla ilgilidir. Başkalarının hümanist saydığı, bizim antropomorfik saydığımız epistemolojide insan-dışı evrim yoktur. Oysa, şu yeranki tarih momentinde meta-hüman olan çok öğe var. Onların ontik olarak tarihi yeniden yazması sözkonusu. Örneğin, ancak o zaman, milyonda bir yaratcılıraı çıkarınca, insan türünün bittiğini değil, hiç başlamadığını görüyoruz. Yani, gelecekbilimin bakış açısından, 100 milyarın biyografisi, birkaç satırlık özetten ibarettir.

Eğer, zamanı ‘geçmiş-şimdi-gelecek’ analitikliğinden çıkarıp, ‘sentetik-topolojik-plastik’ bir duruma dönüştürürsek; hem tarihi, hem geleceği yeniden yazma olanağımız ortaya çıkar. Bu metnin sergilemeye çabaladığı da budur.

O durumda, geçmiş, şimdi ve gelecek ontik açıdan birarada / içiçe varolabilirler. Zaten ontik olarak öyledir, biz epistemolojik olarak bunu anlatmaya uygun bir söylem arıyoruz yalnızca.

Ancak o durumda, gereçek demokrasi ve özgürlük olabilir, insanlar yatıklarının sorumluluğunu taşırlar.

Ancak o durumda, gelecek geçmişten özgürleşir. (Şimdiye dek ki tüm gelecekbilimler geleceği belirlemeye çabalardı, bizim ki öyle değil.)

Ancak o zaman, birden çok tarih ve gelecek evrenleri varolabilir. İsteyen istediğine gider.

Bu konunun yazımı ilk kez başladı ama son yazımı hiç olmayacak, insandan değil, zekadan ve canlıdan sonra da sürüyor olacak. Geçmişbilim-gelecekbilim sentezi bunu imlesin, şimdilik yeter.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 501
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster