Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '13

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
136
 

Dünya ve Türkiye ekseninde enerji

Dünya ve Türkiye ekseninde enerji
 

Enerji arzı ve güvenliği ülkelerin enerji üzerine odaklanmasını sağladı. Sanayi devrimden bu yana gündemde olsa bile birçok ülke bu konuda önemli bir adım atmadı. Yalnızca petrol ve kömür hammaddesi ve bunları işleyebilecek teknolojilere sahip olan ülkelerle yetinilmekle kalındı. 1973’teki petrol krizinden sonra bir ara yeni teknolojiler ve yeni enerji kaynaklarını kullanma amacıyla birçok proje başlatılmış olsa da, fiyat bakımından petrol fiyatlarının makulleşmesi bu projelerin birçoğunun yarıda kesilmesine neden olmuştur. Bu olay bile o zamanlar Dünya’nın daha yeni teknolojilere geçiş için hazır olmadığının göstergesidir.

Dünya’da 1990’lar, Türkiye’de ise 2000’li yıllardan itibaren “daha temiz” enerji teknolojilerine geçiş başlamıştır. Bu geçişteki en büyük etkenler Dünya’nın karbon salınımı nedeniyle küresel ısınma kavramıyla tanışması, petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip ülkelerin enerjiyi koz olarak kullanması, en büyük rezervlere sahip Ortadoğu bölgesinin sürekli olarak siyasi belirsizliği nedeniyle arz dalgalanmaları ve dolayısıyla fiyat değişimleri yaşanması ve petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip olmayan gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin artan enerji ihtiyacını ithalat ile sağlamanın getirdiği yüktür.

Teknoloji inovasyonuna sahip ülkeler büyük bir hızla doğadaki enerji kaynaklarını ısı ve elektrik enerjisine dönüştürmek için çalışmalar yapmaya başladı. Enerji kaynaklarını sıralayacak olursak, Güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, su enerjisi, dalga enerjisi, nükleer enerji, hidrojen enerjisi, jeotermal enerji, biyokütle enerjisi ve diğer fosil yakıtlı enerji türleri.

Öngörüler

Petrol, 40 yıl daha enerji ihtiyacı karşılama noktasında önemini koruyacaktır. 80 yıllık süreçte de petrolden elde edilen hidrokarbonlar kullanılmaya devam edecektir. Temiz kömür teknolojileri ile hidrokarbonların üretiminin ekonomik hale getirilmesi çalışmaları yapılmalıdır.

Doğalgaz, 2050’ye kadar kullanımı artarak devam edecektir. Bu durumu bozabilecek etkenlerden birisi kaya gazıdır. Özellikle Amerika’nın 10 yıl içinde Dünya gaz ihracatçısı olacağı sanılmaktadır. Diğer ülkelerdeki kaya gazı araştırmalarında ekonomik sahalar bulunursa ve bunların üretimi yenilenebilir enerjilerin maliyetlerinden daha düşük olursa Dünya’da gelecek 60 yıl gaz kullanımının enerji içindeki payı ilk sıraya yükselecektir.

Güneş Enerjisitüm Dünya’nın mutabık olduğu vazgeçilemez bir enerji kaynağı olarak enerji kaynaklarının tabiri caizse anasıdır. Tamamen teknoloji eksenli büyüyebilecek bir enerji kaynağıdır. Panel verimleri şu an %15-20 arasında değişmektedir. Yalnız gündüz elde edilen enerjinin depolanması ve bunun şebekeye aktarılması da bu teknolojinin kullanılamamasında büyük bir etkendir. Verim %50’lere çıktığı zamanlarda eğer ki maliyetler de karşılanabilirse ve depolama sistemleri geliştiği takdirde enerji kaynakları içinde ilk sıraya yerleşecektir. Türkiye için en uygun enerji kaynağıdır.

Rüzgâr enerjisinin büyümesinde Dünya rüzgâr enerjisi lobisinin etkisi büyüktür. Yenilenebilir enerji kaynakları içinde çok güvenli olmayan sistemlerdir. Bunun en büyük nedeni küresel ısınmanın getirdiği iklim koşullarının değişmesidir. Bugün çok rüzgâr alan yerler yarın rüzgâr açısından verimli olmayabilir. Türkiye için çok uygun değildir.

Biyokütleenerjisi hem CO2 salınımının azalmasında hem de atıkları aza indirerek çevre korunması gibi önemli etkilere sahiptir. Çok geniş hammadde çeşitliliği olan bu enerjide en yüksek elde edim yöntemi olan tarım ürünlerinden elde edilmesi yerine başka kaynaklara yönelmek gerekmektedir. Metan gazı üretimim için hayvan dışkıları, çöp gibi hammaddelerin yanında, biyodizel üretimi için de alglerin kullanılmasının araştırmaları devam etmektedir.

Jeotermal enerjide çevresel etkilerin iyi saptanması gerekmektedir. Yerin altındaki sıcak su kaynağının kullanılıp belli derecelere soğutulduktan sonra tekrar yeraltına verilmesinin sakıncaları göz ardı edilmemelidir. Yine de tüm etkiler incelendiğinde çevre zararı olan en az enerji kaynaklarından biridir.

Dalga enerjisi Türkiye gibi 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede adının en az geçtiği enerji kaynaklarından biridir. Okyanus kadar bir akıntı olmasa da Karadeniz bölgesi ve Ege denizinin güney batı kısmı bu enerji için çok elverişli olabilir. Bu konuda araştırmaların devam etmesi gerekmektedir.

Avrupa enerji ihtiyacını yerel ve yenilenebilir enerjilerden karşılayamadığı takdirde enerji ithalatı hızla artacak ve ülkelerin siyasi platformlarda güç kaybetmesine neden olacaktır. Ayrıca fosil kaynaklı enerjilerin fiyatlarındaki artış, fabrikaların Avrupa’da kurulmayıp enerji maliyetlerin ucuz olduğu ülkelere geçişi başlatacaktır. Bu ise Avrupa için kâbus senaryosudur.

İşin özü: Enerji üretiminde petrolün saltanatı bittikten sonra yeni enerji kaynağının tek kaynak olacağını beklememek gerekir. Hibrit sistemlerle birçok enerji kaynağının beraber kullanılabileceği sistemler geliştirilmelidir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 903
Kayıt tarihi
: 22.06.08
 
 

Ben ÖZGÜR YALÇIN. Kimya Mühendisiyim. Siyaset, Politika, Bilim alanlarında bilgi edinmeye ve bunu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster