Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '12

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1085
 

Dünya yarınki Nüfusu besleyebilecek mi ?

Dünya yarınki Nüfusu besleyebilecek mi ?
 

2050 lere de gıda gereksinimleri katlanıyor!


Artan nüfus, olumsuz değişen iklim, sınırları zorlayan enerji ve gen kaynakları karşısında insanoğlu yarınından endişelenmeye başlamıştır. Zaman zaman dünya gıda krizi dile getirilmekte, özellikle sivil toplum örgütlerince yönetici ve politikacılara “acil önlem” çağrıları yapılmaktadır.

Dünya Bankasınca da açıklandığı gibi, tarımsal ürün fiyatlarındaki artışın 44 milyon insanı aşırı yoksulluğa ittiği bir gerçek. Hatta 2008'de 30 ülkede gıda isyanlarının patlak verdiği hala hafızalardadır. Bu yılki ayaklanmalarda da asıl neden her ne kadar politik ağırlıklı ise de gıda fiyatlarındaki yükselmelerin olayın asıl tetikçisi olduğu yadsınamaz. BM Gıda ve Tarım Örgütü Mozambik, Uganda, Nijer ve Somali'nin, yanı sıra Asya'da Kırgızistan ve Tacikistan, Latin Amerika'da Haiti, Guatemala, Bolivya ve Honduras'ın artan gıda fiyatlarından dolayı istikrarsızlığa son derece açık olduğu uyarısında bulunuyor. Bazı ülkeler gıda stokluyor. Bazıları tarımsal ihracat yasakları getiriyor.

İklim değişikliğinin su, gıda, sağlık, üretim alanlarını ve çevreyi tehdit edeceği bir gerçek.  Bu konuda herhangi bir tedbir alınmadığı takdirde, önümüzdeki 50 yılda, 5-8 derecelik bir artış endişesi hâkim. Sıcak dalgası, sel, fırtına, buzulların erimesi gibi değişimlerin, özellikle tarımsal üretim alanlarını büyük ölçüde daraltacaktır. Artan nüfus, daha fazla günlük kalori gereksinimi gibi beklentileri de bu kısıtlara ekleyecek olursak, insanlığın kendi geleceği için bu konuda en küçük fırsatı değerlendirmesi beklenmektedir.

Daralacak üretim alanlarından artan nüfusu besleyecek,  fazla ürünü nasıl sağlayacağız?

Tarımın sera gazların artması veya eksilmesinde katkısı yönlendirilebilir mi?

İklim değişikliği ile oluşan koşullara uyabilen yeni çeşitleri geliştirilmesi olası mı?

Daralacak üretim alanlarından artan nüfusu besleyecek  fazla ürünü nasıl sağlayacağız?

İklim değişikliği ile oluşan koşullara uyabilen yeni çeşitleri geliştirilmesinde biyoteknolojinin katkısı nasıl olacak? Bir kilo çeltik için ortalama 5000 litre, bir kilo mısır için ise 630 litre su gerekir. Bu rakamlarda doğal olarak bir varyasyon beklenmelidir. Bu varyasyondan yararlanarak daha az su ile aynı kuru madde oluşturan çeşitler geliştirilebilir.

Şu anda ABD’de tescil işlemleri devam eden kurağa dayanıklı mısır çeşit adayları kavramın teoride kalmadığını gösteriyor.

Kurağın çok önem kazandığı Afrika, bu amaca yölnelik değişik araştırma modelleri ile adeta dünyaya örnek oluşturuyor. African Agriculture Technology Foundation (AATF)’un The Water Efficient Maize for Africa (WEMA) projesi ile çiftçiye ıslahçı hakkı ödemeden kurağa dayanıklı mısır çeşitleri geliştirmeğe başlamıştır.

Diğer taraftan Mısır’lı araştırıcılar kurağa dayanıklı buğday genotiplerini tarla koşullarında denemeye başladılar bile.

Yine Hindistan’ın “Rice Research Institute” (CRRI) sadece yağmurla sulanan koşullar için kurağa dayanıklı çeltik çeşitleri geliştirdiler.

Bütün bu değerlendirmelere göre, artan nüfus, olumsuz değişen iklim, sınırları zorlayan enerji ve gen kaynakları karşısında insanoğlunun elinde var olan bilimsel seçeneklerden yararlanarak, olası gıda krizlerini atlatabileceği beklenebilir.

Nazimi Açıkgöz 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 131
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 460
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

1964 yılında Ankara Üniversitesini bitiren Nazimi Açıkgöz, doktorasını 1972 yılında Münih Teknik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster