Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '18

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
526
 

Dünyadaki Önemli Kanallar ve İstanbul Kanalı Projesi

Dünyadaki Önemli Kanallar ve İstanbul Kanalı Projesi
 

Kanallar, köprüleriyle, çevresiyle bir bütündür.


Seçimlerde büyük projeler tartışılırken 2011 yılında tanıtılan İstanbul kanalı projesi gündeme geldi. İstanbul kanalı projesi için bir değerlendirmede bulunmadan önce  Süveyş kanalı, Panama kanalı, Kiel kanalı, Baltık Denizi/ St. Petersburg - Beyaz Deniz (White Sea)/ Arkangelsk şehri kanalı projelerini özetledim.

Süveyş kanalı projesi: Avrupa ve Asya -Hindistan, Çin arasında ticaret yolunun kısalması için ihtiyaç olduğu çok önceden görülmüş bir projedir. Mısır; Avrupa, Anadolu, Suriye,  Kuzey Afrika ticareti için bir geçiş kapısı rolü üslenmiş ve bu rolünü uzun yıllar devam ettirmiştir.  Dört (4)  bin yıl önce eski Mısır’a hükmeden krallar bu ihtiyacı karşılamak için çalışmışlar, Akdeniz- Kızıldeniz irtibatını doğrudan yapamasalar da  Nil nehri -Kızıldeniz kanalını oluşturarak dolaylı bir şekilde Akdeniz-Kızıldeniz yolu ihtiyacını karşılamışlardır. Napolyon Mısır’ı işgal edince Süveyş kanalı yapılabilirliğini inceletmiş (1799), teknik ekip raporunda Kızıldeniz’in Akdeniz’den on (10) metre daha yüksek olduğunu belirtince projeden vazgeçilmiştir.  Takip eden yıllarda bu yükselti farkı rakamının hatalı hesaplama sonucu olduğu görülmüştür. Kanal, Hollanda Rotterdam – Basra körfezi Suudi Arabistan şehri Ras Tanura arasını 7 500 km yakınlaştırmaktadır. Özellikle sanayi devrimiyle ham madde ihtiyacı ve ticaret hacmi artınca,  kanala olan ihtiyaç zaruri olmuştur.   

Süveyş kanalı yapımı için Fransız diplomat-mühendis Ferdinand de Lesseps 99 yıl sonra iade kaydıyla  izin alıyor. Lesseps uzun yıllar süren çabaları sonunda 1854 yılında Said paşadan  99 yıllık işletme hakkı ve takiben kanalı, kontrolü ve gelirini, Mısır’a iade kaydıyla izin alıyor. Proje  bir Fransız şirketi ile 1858’de başlıyor. Şirket  O zamanın parasıyla  260 m$  günümüz 2018 dolarıyla 5 milyar $ harcıyor. (2018 rakamıyla 2018-1869= 149 yıl, ortalama %2 $ enflasyonuyla 149 yıllık denklik 19.1 kat, 260x19,1= 5 milyar $).  İşçilerin hastalanması, aşırı sıcaklık, politik engeller maliyeti iki kat artırıyor. İnşaat dönemi on yıl sürüyor (1859-1869). Kanal 17 Kasım 1869’da açılıyor. Ticari donanmanın işinin azalacağını düşünerek, kanala başta karşı olan İngiliz Hükümeti, kanalı yapan şirketin Mısıra sattığı  %44 hisseyi 4 milyon sterline satın alıyor (1875). Bugünkü 2018 doları olarak 572 milyon $ (1875’in 1 £’ini 2018’in 110 £’e denk sayabiliriz.110sterlinx1.3$x4 milyon =572 milyon $). Benim hesabımca Mısır borç içindeyken %44 hissesini sattığından İngilizler hisseleri ucuza almış diye düşünüyorum çünkü maliyetin %11 civarı 572/5000=%11.

Süveyş Kanalı 1. ve 2. Dünya savaşları dahil 1956 kanal krizine kadar aksamadı, iyi çalıştı.  Ortadoğu petrollerine erişimi de kolaylaştırdığından, kanal işletmesi İngiliz-Fransız beraberliğinde devam etti. Aswan barajı finansmanında kullanmak amacıyla Mısır’ın Dünya Bankasından  istediği  200 milyon $ için ABD ve İngiltere’den destek bulamayan Nasır, 1956 yılı 26 Temmuz’unda kanalı millileştireceğini ve gelirine el koyacağını söyledi. Süveyş krizi ABD, Sovyetler, İngiltere Fransa, İsrail ve Mısır’ı farklı tutumlarda olmak üzere karşı karşıya getirdi. Kanal, İngiliz-Fransız-İsrail birliklerince bir yıl kadar açık tutulması amacıyla işgal gördü. Mısır ise 40 gemi batırarak kanalı tıkadı.  Daha sonra kanala Birleşmiş Milletler askerleri geldi (Mart 1957). Uzun dönemde Mısır, işletmeci şirkete gerekli ödemeleri yaptıktan sonra (1962), kanal ve geliri Mısır’ın oldu. İsrail Arap savaşı (1967) ve krizler (1960-1970 yılları) kanalın tam kapasite kullanımını engelledi. Uzun yıllardır kanal kesintisiz çalışıyor ve çalışmada aksama yok.

Süveyş Kanalı Dünya’nın en uzun,  193 km uzunluğunda, kazası nadir olan, gece ve gündüz kullanılan, zaman içinde genişlik ve derinliği artırılan, bakım kontrol tesisleri, radar şebekesi  ile desteklenen, 2018 yılı  itibariyle şimdi taban genişliği 121 m, yüzey genişliği 313 metre ve derinliği 11 m olan gemilerin geçişine imkan vermektedir. . Günümüzde Süveyş kanalı üzerinden Dünya deniz ticaretinin yaklaşık yüzde on’u (%10), Dünya ticaretinin %8’i,  geçiyor.  Yapılan son geliştirmeler kanaldan geçiş için bekleme süresini 11 saatten 3 saate azalttı. Kargo-yük gemileri kanalı kullanabiliyor. Sisi’nin 8 milyar $’ı aşan modernizasyon sonrası günde 100 adete yakın büyük yük gemisi geçişine uygun oldu. Kanal yükselti ayar  havuzu içermiyor. Alınan ücret ton başına 5.5 $.  Günde geçen gemi sayısı yüz (100) adete yakın. Yıllık gelirin 2023’e kadar artacağı, gelirin  5-13 milyar $ bandında olacağı belirtiliyor.  Kanalın artısı demir yoluna göre 3.5 kat, karayoluna göre 7 kat, hava yoluna göre 22 kat ucuz olması. Gaz, petrol, kömür, tahıl ve diğer tüm maddeler iki yönde aktarılıyor.

Panama kanalı projesi: Pasifik Okyanusunu - Karayib Denizine ve Atlantik Okyanusuna  bağlayan 77 km uzunluğunda, 70 metre genişliğinde, aktarma havuzları içeren bir  su yoludur. Güney Amerika rotasını 12 875 km kısaltmaktadır.

Bu günkü Panama yerinde  İlk kanal isteğini 1534 yılında bir  İspanyol bürokrat yapıyor. Zaman geçiyor. 1850-1875 döneminde uygun rota araştırmaları yapılıyor. 1876  yılında uluslararası bir şirket kurularak Kolombiya Hükümetinden kanal yapma imtiyazı alınıyor. 1899 yılında Amerikan Kongresi kanala alaka duyuyor. Başkan Theodore  Roosevelt (Dönemi 1901-1909)  “Pasifikteki donanmayı gerektiğinde Atlantikte kullanmalıyız” diyor. Bir savaş gemisinin Güney Amerika rotası sebebiyle 64 günlük gecikme, bekleme süresini güvenlik önceliklidir diyerek kabul etmiyor.   

Süveyş kanalı inşasında çalışan şirket (The Lesseps Company) kanalda kullanılmak üzere varlıklarını 40 milyon $’a ABD Hükümetine satmayı teklif ediyor. Panama şerit bölgesi satın almalar yoluyla 10 mil genişlikte oluşturuluyor ve bağımsızlığı ABD tarafından garanti ediliyor. Kolombiya’ya tazminat ödeniyor ve oluşturulan Panama devleti için Kolombiya bir şey yapmasın diye savaş gemileri bulunduruluyor.

1906’da kanal yapım kararı veriliyor ancak işçi kalma ve sağlık tesisleri inşası, rota incelemeleriyle üç yıl gecikiliyor ve yapıma 1909’da başlanıyor. 1914 yılında, beş (5) yıl inşaat sonrası, kanal açılıyor. Kanal yapımında 71 bin kişi çalışıyor. 7400 kişiye üstün gayretlerinden dolayı madalya veriliyor. Maliyet 337 milyon $ günümüz 2018 dolarıyla 7.3  milyar $ oluyor.  (337x21.6=7.3 milyar $, 2018-1914=104, 104 yıllık $ enflasyonu ortalama yılda %3 hesapla, 1.03 üstel 104 yıl=21.6 kat). Ayrıca, 1955’te Pasifik tarafında kanal üzerine yüksek bir köprü yapıldı. 2014’de ikinci köprüye başlandı. 2018’de 3. Asma köprüyü Çin  Atlantik tarafında yapmakta. .

Panama kanalı ABD’nin teknolojik ve parasal gücünü gösteren bir projedir. Sıtma, sarı humma gibi tropikal hastalıklarla mücadele, çok nemli bir ortam olması, makine gücünün etkin kullanılması, su havuzlarının 25 metreye kadar yükseltilmesi, dinamitlerin aşırı sıcakta istenmeyen patlamalara sebep olması kanal yapımında görülen önemli olaylardır. Kanal yapımı ile Karayip Denizi seviyesinin Pasifikten 20 cm daha aşağıda olduğu, iki tarafın gel gitlerinin (med cezir) farklı olduğu, Kanalın yatağının 26 m daha yüksekte devam ettiği, geçiş süresinin 13 saati bulduğu görülmektedir.

Kiel kanalı projesi: 160 m metre genişlikte, 11 metre derinlikte 98 km uzunlukta, üzerinde yüksek seviyede yedi (7) köprü içeren Kuzey Denizi ile Baltık Denizi arasında geçiş sağlayan Almanya üzerindeki kanaldır. 460 km’lik bir su yolu kısaltması olduğu, Jutland Danimarka yarımadası üzerinden, hesaplanmaktadır. İki deniz girişlerindeki kiitlenebilir kapılar med ceziri azaltmak içindir. ABD için güneydeki Panama kanalı neyse, Almanya için Kuzeydeki Kiel kanalı aynı önemdedir. Ayrıca Baltık Denizi ülkeleri için ücretli bir geçiş kapısıdır.

Kanal 1887-1895 yılları arasında yapılmıştır. 1895 yılı ilk maliyeti 10.1 milyon $’dır. 2018 dolarıyla 278 milyon $’dır. (1895’in 1 $’ı 2018’in 27.5 $’ına denk. Bu günkü değeri 10.1x27.5= 278 milyon $). Bu maliyete sonradan yapılan geliştirmeler, masraflar dahil edilmemiştir. İlk yıllardaki kanal gelirinin, yapılan harcamanın yüzde birinden (%1) daha az olduğu biliniyor. 1896 geliri 65 bin $. Kiel kanalı ilk yapıldığında stratejik önemi vardı,  Kuzey Denizi Almanya donanması ile Baltık Denizi Almanya donanması entegrasyonu, deniz entegrasyonu ön plandaydı. Kanalda 1895'ten sonra çok sayıda geliştirmeler yapıldı.

Baltık Denizi/St. Petersburg-Beyaz Deniz/Arkangelsk kanalı: Arktik şartlara yakın olan Beyaz Denizi, iç deniz, (White Sea) ve Arkangelsk şehrini, Onega gölü, Lodega gölü ve su yolları üzerinden Baltık Denizi ve St. Petersburg’a bağlayan kanaldır. Uzunluğu 227 kilometre, insan yapımı kısmı 37 km’ dir. Başlangıçta derinliği 6 metre yerine 4 metre yapılmıştır. Kanal kağıt yapımında kullanılan Sibirya ağaçlarının yoğun olarak naklinde kullanılmaktadır. Kanal üzerinde  beş (5) elektrik santralı toplam üretimi  240 MW’dır.

Stalin’in emriyle 1930-1933 yıllarında, planlama sonrası, 20 ayda 100 bin üzerinde Gulag mahkümu işçi ve sınırlı mühendis kadrosuyla yapıldı. Açılış tarihi 2 Ağustos 1933.  İnşaat çalışanlarının her ay %10’unun öldüğü veya vurulduğu yerine yeni mahkumların sevk edildiği, 200 bine yakın ölüm olduğu, ölümlerin gıdasızlık ve kötü yaşam şartları nedeniyle olduğu bilinmektedir.  Esasen el emeği, sınırlı makine gücü ile yapılan bir kanaldır.  Siyasilerce takvimi kararlaştırılan, aceleye getirilen, yeterince mühendislik icra edilemeyen ve sonradan tekrar yapılan projelerin iyi bir örneğidir. Kanalın keresteden yapılan kilitleme aç-kapa kapıları sonradan çelik kapılara dönüştürülmüş, tahta destekli kanal yan duvarları sonradan betonla kaplanmış, derinlik ve genişliği artırılmıştır. Kanal komünist sistemin kollektif çalışma, ilk beş (5) yıllık plan başarısı, Sovyetlerin endüstrileşmesi olarak Dünya’ya reklam edilmiştir.

İstanbul kanalı projesi: 2011 yılı açıklamalarına göre kanal 45-50 km uzunlukta, 120 metre dip genişliğinde, 150 metre yüzey genişliğinde  ve  25 metre derinlikte olacaktır. Kanalın amacı; İstanbul boğazından geçecek ham petrol, LPG, kimyasal patlayıcıların geçişini sıfırlamak veya  asgariye indirmektir. Boğazdan yılda 56 bin deniz aracı, 300 milyon tonluk gemi geçişi olmaktadır. Bunun 10 bin adedini ham petrol tankerleri oluşturmaktadır. 2023 hedefi olan projenin 10 milyar $ maliyeti bulacağı hesaplanmaktadır.

Cevaplanacak sorular:

Birinci soru Çevreyle ilgili hususlar: İstanbul kanalının yapılacağı bölgenin İstanbul su ihtiyacının %40’ını karşıladığı belirtilmektedir. Suyun en pahalı hali yok halidir. Bu konuya nasıl bir çözüm planlanmaktadır. Ayrıca, Boğazdaki gibi Karadenizin suyu üstten Marmara’ya, Marmara’nın tuzlu suyu alttan Karadenize akacaktır. Marmara denizinin olumsuz etkileneceği, İstanbul civarının Hidrojen Sülfid kokusu etkisine gireceği ve bunun geri dönüşsüz olacağı söylenmektedir. Böyle bir tehlike var mıdır? Varsa önlemi nedir?

İkinci soru  Montrö anlaşması geleceğinin ne olacağıdır?  Montrö Anlaşması ticari gemilerin barış zamanında, gündüz ve gece, bayrağı ve yükü ne olursa olsun, hiçbir işlem olmaksızın Boğazlar'dan geçiş ve gidiş-geliş özgürlüğü belirtilmektedir. Türkiye savaşmıyorsa, savaşta da gemilerin bu özgürlüğü devam edecektir.

Savaş Gemileri barış zamanında; Türkiye’nin haberdar edilmesi kaydıyla  Karadeniz'e kıyıdaş Devletler, yaptırdıkları veya mevcut denizaltılarını, deniz üslerine katılmak üzere tamir dahil  Boğazlardan geçirme hakkına sahiptir. Savaş gemilerinin Boğazlar'dan geçmesi için, Türkiye’ye Karadeniz ülkeleri 8 gün, diğer ülkeler 15 gün önce haber vermektedir.  Boğazlar'dan geçişte bulunabilecek bütün yabancı deniz kuvvetlerinin en yüksek toplam tonajı 15.000 tonu aşmayacaktır.

20 Temmuz 1956'da sözleşmenin süresi bitmiş ancak yeni bir girişim sonuçlanmadığından sözleşme devam etmektedir. 2018 itibariyle Bulgaristan, Romanya, Türkiye NATO üyesidir. ABD, Ukrayna’ya, Gürcistan'a  arka çıkmak amacıyla, Karadeniz’de daha güçlü bir donanma bulundurmak istemektedir. Rusya ise bu ABD, NATO varlığına karşı çıkmaktadır. Boğaza paralel insan yapımı bir kanal yaptığımızda geçiş şartları sadece para ödenmesi midir? Montrö sözleşmesi ne olacaktır.

Üçüncü soru: Boğazlardan geçiş hangi şartlarda sınırlanacak? Belirtilmeli ve uzlaşılmalıdır.  Uluslararası Deniz Hukuku kuralları ve Fesih şartlarında belirtildiği gibi gemilerin transit geçiş hakkı gereği Montrö sözleşmesinin değişmesi durumunda dahi Türk Boğazlarından geçecek hiçbir gemiden zorunlu ücret talep edilemeyecektir. Türkiye ücretleri güncellemiş ton başına altın frank değerini artırmış, daha sonra bunun dörtte birine razı olmuştur. Ülkeler Boğazların bedava ve serbest geçiş yolu olmasını istemekte, yapılan ödemelerin trafik ve kaza kontrol amacına uygun olarak yeterince harcanmadığını belirtmektedir. Boğazların korunması ile ilgili tehdit ve risklerin açıklanıp, İstanbul boğazı trafiği sınırlanması, geçişlerin yasaklanması konusunda Karadeniz kıyıdaşı ülkelerle anlaşmadan İstanbul kanalına başlamak doğru mudur?

Türkiye kanalı yaptı diyelim, Boğazlardan geçişi sınırlayabilecek midir?  Kanaldan ülkeler para ödeyerek geçmeye razı olacak mıdır? Kanaldan para ödeyerek savaş gemileri iki yönde de hangi tonajda olursa olsun geçecek midir?

Sonuç: Tüm kanallar (Süveyş, Panama, Kiel, …) karşılanamayan ihtiyaca cevap için yapılmıştır. Türkiye İstanbul boğazı trafiğini azaltmak, İstanbul’u tehlikeden korumak  amacıyla alternatif geçiş olarak İstanbul kanalını yapmayı planlamaktadır. İnsan yapımı bir İstanbul kanalı, işletmesi, bakımı doğal bir boğaz su yolundan daha pahalı ve ömrü kısa olacaktır. Müşteri garantiye alınmadan, müşteriyle anlaşmaya varmadan kanal yapılırsa zarar edebiliriz. Kullanıcılar Boğazı tercihe devam edebilir.

Bu kaynak, 5 milyar $, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerin yeraltı metro sistemleri ve yağmur-sel kanalizasyon projeleri için kullanılabilir mi? Yerin altında yeni bir İstanbul, Ankara, İzmir ulaşım sistemi kurulsa şehir içi otomobil kullanımı azalır ve tasarruf sağlanabilir mi? Şiddetli yağışların sebep olduğu sel zararları önlenebilir mi? Bu konuda Londra, Şikago gibi şehirler incelendi mi?

 

Kaynaklar: Süveyş krizi, Sues crisis by Lauric Milner, Last updated 2011, History

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1741
Kayıt tarihi
: 14.10.12
 
 

Elektronik Y.Mühendisiyim. Teknik alan dışında Tasarruf ve tutumlu yaşam, Kişisel Finans Yönetimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster