Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '09

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
11371
 

DÜNYADAN EĞİTİM YENİLİKLERİ 1: Eğitimin Harikalar Diyarı Finlandiya

DÜNYADAN EĞİTİM YENİLİKLERİ 1: Eğitimin Harikalar Diyarı Finlandiya
 

Finlandiya, dünyada eğitim problemini en erken çözmüş ülkelerden biri. Dünyanın en başarılı okullarından bir kısmı bu küçük İskandinav ülkesinde yer alıyor. Nokia’nın diyarı Finlandiya, dünyada okuldan mezun olanların oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri. Okuma yazma oranı ülkede yüzde yüze çok yakın ve dünyada birinci. Ülkedeki üniversite mezunlarının oranı yaklaşık yüzde 65. Ayrıca, burası, OECD eğitim raporuna göre 15 yaşındaki okullu gençlerin Matematik problemlerini çözmede dünyada en iyi oldukları ülke. Eğitim ve okul kalitesi denince Finlandiya, dünyanın örnek ülkelerinden İngiltere’yi, Amerika’yı, Çin’i ve Japonya’yı sollamış durumda. Kısacası Finlandiya, eğitimde mükemmellik modeliyle ve kaliteli devlet okullarıyla tüm dünyaya örnek oluyor.

Ev gibi sıcak, oyun alanı gibi eğlenceli, kampüs gibi esnek okullar

Finlandiya’da öğretmenlik mesleği en saygın mesleklerden biri ve öğretmen olabilmek herkesin harcı değil. Finlandiya’nın okullarını incelediğimizde çarpıcı bazı özellikler gözlemliyoruz: Öğrenciler ayakkabılarını okulun kapısında bırakıyorlar ve halı kaplı sınıflara evlerine girer gibi giriyorlar. İngilizce öğretmeni Riitta Severinkangas “<ı>Biz okulun soğuk, resmi ve yasakçı değil, eşitlikçi ve ev gibi/aile gibi sımsıcak bir ortam olması gerektiğine inanıyoruz. Her Kuzey evinde çocuklar ve büyükler ayakkabılarını kapıda bırakır. Biz de okullarımızda bunu yapıyoruz. Kucaklayıcı ve sevgi dolu bir atmosfer oluşturmaya çalışıyoruz” diyor.

Başarısız öğrenci yoktur. Her öğrenci başarılı olur!

Finalndiya’daki okulların özelliği, en başarılı öğrenci ile en başarısız öğrenci arasında fazla fark olmaması. Yani başarısız öğrenci diye bir şey yok. Burada öğrenciler birbirinin rakibi olarak değerlendirilmiyor. Öğrenciler birer istatistik olarak görülmüyor. Rekabetçi başarı cetvelleri ve tablolar asla kullanılmıyor ve öğrenciler birbirleriyle kıyaslanmıyor. Zorluk çeken öğrenciler için bütün eğitimciler seferber oluyorlar. Öğrencilerden geri kalanlara ve öğrenme güçlüğü çekenlere özel dersler veriliyor ve onlara özel hocalar tahsis ediliyor. Ancak onlar düzenli eğitim sisteminden ve sınıf hayatından koparılmıyorlar. Sistemde her öğrencinin özel olduğu, özel ihtiyaçlarının ve yeteneklerinin olduğu vurgulanıyor. Öğretmenler öğrencilerle birebir ilişki kuruyorlar ve usta çırak ilişkisi içinde beraberce öğreniyorlar. Okullarda ezber yok. Ders kitapları nadiren kullanılıyor. Öğrenciler bol bol yazıyor, okuyor, düşünüyor, üretiyor ve sunum yapıyorlar. Her öğrenci öğrendiklerini kendi hayatına yansıtıyor ve uyguluyor. Onur sistemi uygulanıyor, öğrenciye sonuna kadar güveniliyor. Öğrenciye yetişkin ve profesyonel bir birey gibi davranılıyor.

Okul 2.0: Kişiselleştirilmiş Kreatif Yetenek ve Tasarım Atölyesi

Okulların tasarımı müthiş yenilikçi. Okullar dört duvar ve koridordan oluşmuyor. Okullarda spiral merdivenler, açık kafeteryalar, minderli oturma, dinlenme ve oyun odaları, rengarenk sınıflar, multimedya merkezleri, dijital kütüphaneler görmek sizi şaşırtıyor. Okulların kulüpleri çok aktif, çeşitli ve çekici. Haftalık müfredatın içinde bol bol müzik, sanat, ve spor aktiviteleri var. Okullar, bir yetenek atölyesi gibi çalışıyor. Her öğrenci hayal gücünü sonuna kadar kullanıyor. 13 yaşındaki çocuklardan kendi hikayelerini, şiirlerini, hatta romanlarını yazanlar ve kendi bestelerini yapanlar var. Her öğrenci ilgi alanlarını kendisi seçiyor ve bu alanlarda erken yaşlarda mükemmelleşiyor. Her öğrenci kendi üniformasını kendisi tasarlayabiliyor. Öğrenciler saç modellerini ve giyim stillerini kendileri belirliyorlar. Okullar öğrencilerin hepsine sıcak ve lezzetli öğle yemekleri sağlıyor. Her gün okul saatleri gayet kısa ama dolu dolu. Okulların yaz tatili 10 hafta sürüyor.

Müdür yok; baş eğitimci veya baş öğrenen var

Okul yöneticilerinin rolü baş eğitimci (chief education officer) ve baş öğrenen (chief learner) olmak. Ana hedefleri eğitimin kalitesini geliştirmek, her öğrenciye ulaşmak, her öğrencinin yeteneklerini keşfetmek ve işletmek, ve okulu daha yenilikçi bir okul haline getirmek. Yani, eğitim yöneticileri eğitim öğretimden asla kopmuyorlar. Yöneticiler kendilerini bir öğretmen olarak görüyor ve zamanlarının çok büyük çoğunluğunu öğretmenler odasında geçiriyorlar.

Başarının Sırrı: Yetkilendirilmiş İdealist Öğretmenler

Dünyanın pek çok yerinden gelen uzmanlar Finlandiya’nın eğitim sistemini incelemek için Helsinki’ye geliyor ve okulları yerinde ziyaret ediyorlar. “Başarınızın sırrı nedir?” diyenlere “Öğretmenlerimiz” cevabını veriyorlar. Öğretmen olmak için müthiş bir rekabet var ve en iyi öğrenciler öğretmenlik mesleğini tercih ediyorlar. Öğretmenlerin yaşam şartları ve imkanları çok çok iyi. Bütün karar mekanizmaları ve yetkiler öğretmenlere emanet edilmiş durumda. Otoriteler onlara her tür özgürlüğü, yetkiyi ve sorumluluğu vermiş: “Siz mükemmelliği yaklayın. En iyi çözümleri ve yöntemleri siz bulacaksınız. Bütün yetkiler sizin. Yeter ki öğrencilerin tümü başarılı olsunlar.” Finlandiya’da eğitim, bir bilim olarak değerlendiriliyor. Beş yıl öğretmenlik yapan ve başarılı olan genç öğretmenlere master derecesi veriliyor. Meslek içi öğrenme ve profesyonel gelişim Finlandiya’da çok güçlü. Usta öğretmenler yeni öğretmenlere bizzat yardımcı oluyor ve koçluk yapıyorlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 279
Toplam yorum
: 169
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 2410
Kayıt tarihi
: 09.09.06
 
 

Dr. Fahri Karakaş, Londra’da University of East Anglia’da görev yapmaktadır (Norwich Business Sch..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster