Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '07

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
1332
 

Dünyanın en iyi hekimi...

Dünyanın en iyi hekimi...
 

"Bilge Konfüçyüs; Bize bu dünyadaki en iyi hekimin nerede olduğunu söyle..."

"Şu karşıdaki dağın ardında bir hekim yaşar; bir bakışta hastanın neyi olduğunu anlar..."

İyi hekimlik güçlü bir önsezi gerektirir... Bir bakışta olmasa da, hastanın şikâyetleri, muayene bulguları ile birleştiğinde olası hastalık sebeplerini en aza indirebilen hekim, yani tanıya yaklaşan hekim mesleğini iyi icra ediyor anlamına gelir... Önsezilerin yanında tecrübelerle pekiştirilmiş bilgiler, hekimi tanıya yaklaştıracaktır...

***

"Bilge Konfüçyüs; Bir bakışta hastanın neyi olduğunu anlayan hekim mi dünyanın en iyisi..."

"Hayır; Şu karşıdaki dağın, ardındaki dağın ardında bir başka hekim yaşar; bir dokunuşta hastasını iyileştirir..."

Doğruluğu kanıtlanan tanıya ulaşan hekim, çeşitli tedavi yöntemleri arasından hastasına en uygun olanını önerebildiği ölçüde iyi hekimlik uygulaması içinde bulunacaktır... Hekim hastası için tedavi seçenekleri sunarken, “önce zarar verme” ilkesinden ayrılmamalı, bu seçenekler için hastasını aydınlatıp onun onayını almalıdır...

***

"Bilge Konfüçyüs; Peki bir dokunuşta hastasını iyileştiren hekim mi dünyadaki en iyi hekimdir..."

"Hayır; Köyünüzde yaşayan hekim dünyanın en iyi hekimidir; çünkü o size nasıl sağlıklı kalacağınızı öğretir, sağlıklı kalmanız için çalışır..."

Hastalıkların hiç olmadığı hayalî bir dünyada yaşayamayacağımız kesin... Ancak önlenebilir hastalık nedenlerini en aza indirmek önemli bir hekimlik becerisine işaret eder... Tanı, tedavi ve rehabilitasyon hastalığın ortaya çıktığı aşamadan sonraki hekimlik uygulamalarının bir parçasıdır... Ancak hekimlik, işin bu kısmı ile sınırlanandan çok daha fazla sorumluluğu gerektirmektedir...

***

Bir hastalık toplumda mevcut iken, bunun sağlıklı insanlarda da ortaya çıkmasını önlemeye çalışmak iyi hekimlik uygulamasının önemli bir bileşenidir... Verem hastalığına yönelik koruma programları, yetersiz/kötü beslenmenin önlenmesine yönelik çalışmalar, kişileri kanserojen maddelerden, bulaşıcı hastalık etkenlerinden uzak tutmaya yönelik çalışmalar, bunlara ilişkin eğitim faaliyetleri, “Konfüçyüs” e atfedilen “iyi hekim” tanımının içini dolduran “koruyucu hekimlik” uygulamasına örnek olarak gösterilebilirler...

Bir hastalığın, sağlıklı bireyleri etkilemesini önlemeye yönelik bu çabalardan başka, hastalığın bireyde biyolojik olarak oluşmaya başladığı ancak henüz belirti vermediği dönemde hekimlik uygulamasının farklı bir yönelimini oluşturur... Toplumda çok görülen, sakatlıklara ve ölümlere yol açan hastalıklara yönelik erken tanı/tarama çalışmaları buna denk düşer... Örneğin tanısı konmamış ve dolayısı ile tedavi görmeyen yüksek tansiyon, kalp ya da şeker hastalarını tespite yönelik çalışmalar, henüz belirti vermeyen kanser vakalarını tespite yönelik tarama çalışmaları, hekimlik uygulamasının henüz hastalığın birey tarafından hissedilmeye başlamadan önce ortaya çıkarılmasına yönelik bölümünü oluşturur...

***

Gördüğünüz gibi, iyi hekimlik sadece hastaneye başvuran hastanın tanı, tedavi ve rehabilitasyonu ile sınırlandırılamayacak kadar geniş bir bakışı gerektirmektedir... Koruyucu ve tedavi edici çabalar bir arada yürütüldüğünde hekimlik layıkı ile icra edilmiş olacaktır ancak...

Vurguyu kuvvetlendirmek için kullandığımız Konfüçyüs anlatısında, belki de çağının gereği olarak, bir hekime yönlendirilmiş gibi gözükse de, modern anlamda “iyi hekimlik” bir sistem sorunudur aslında...

Hekimi, sağlık hizmetinin diğer bileşenlerinden(diğer sağlık personeli ve sağlıkla ilişkili diğer sektörler) ayrı düşünmek ve değerlendirmek doğru değildir elbette...

Hekimi, çağdaş sağlık anlayışına yönelik bir hizmet içinde konumlandırılmış, gereksiz olanlarla değil ama yeterli teknoloji ile donatılmış, yeni bilgiye ulaşma yönünde desteklenen bir yapı içerisinde ancak, değerlendirebileceğimizi düşünüyorum...

***

İyi hekimlik reçetesi*;

Rp

1- Sağlıklı yaşama hakkı

D: Bir ömür boyu

S: Her gün/her an


2- Hastalıklardan korunma hakkı

D: Sağlıklı çevre/sağlıklı bir evde oturma, yeterli ve dengeli beslenme, çalışacak iş ve insanca yaşayacak yeterli bir ücret

S: Sürekli


3- Sağlık hizmetlerinden eşit/ücretsiz/nitelikli yararlanma hakkı

D: Yeterli sağlık ocakları, sevk edildiğinde nitelikli sağlık hizmeti sunacak hastane, hekim ve diğer sağlık çalışanları

S: İhtiyaç üzerine kullanılacak


* Çağdaş Sağlık Anlayışı
http://www.bilkent.edu.tr/~bilheal/aykonu/Ay2003/kasim03/cagdassaglik.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Su an ulkemizin icinde bulundugu kafa yapisiyla, bu sistemin icinde en iyi hekimligin cogunluk tarafindan uygulanabilme kosullari oldukca zor gorunuyor. O yuzden yine umudunu ve inancini yitirmemis, tuccar kafali olmayan, insan sevgisini, onde tutan, bilimsel yeterliligini sorgulayan hekimlerin bireysel cabalari ile en iyi hekimlik uygulanabilecektir. Diger taraftan en iyi hekim olabilme durtusu sistem icinde cok farkli yerlere dogru cekiliyor. Hatta ben en iyi hekimlikten te vazgectim...insan sevgisi ile iyi hekim olabilen bile yeterli bu sartlarda. Biraz karamsar bir yorum oldu ama sisteme hem icinden hem de disindan bakabilen biri olarak yazmak istedim. Sevgi ve selamlarimla.

Biraz 
 14.11.2007 17:11
Cevap :
Sevgili Biraz, katkın için teşekkür ederim... Söylediklerine tamamen katılıyorum.. Sevgilerimle...  14.11.2007 19:13
 

Başlığı okuyup resime bakınca, çok güzel ve her zamanki gibi içerikli bir yazı olduğu anlaşılıyor zaten:) Yorumdan önce kısa bişey söyliyim (daha yorumu var ooo:)): En iyi hekim diyince aklıma, güleryüzlü ve empati yapabilen biri geliyor. Tıp fakültesine acaib bir idealizmle girdiydim. Okul bittiğinde koruyucu hekimliğin önemini arkadaş meclislerinde savunsam da, TUS denen sınava girmeden yap(a)madım. Hayalimde varolan koruyucu hekimlik kavramı gün geçtikçe dejenere oldu. Maalesef yakında satılığa çıkacak olan sağlık sistemiyle de bu konuya pek umutlu bakamıyorum. Bu konuda duyarlı olmak hepimizin görevi diye düşünüyorum. Siz reçeteyi de vermişsiniz ama bunu uygulayacak diğer fonksiyonel birimler ??? Umarım yazınız, mesajınız gereken yerlere ulaşır. Elinize sağlık, en içten sevgilerimle...

sevgiii 
 13.11.2007 12:11
Cevap :
Sevgili meslekdaşım, son derece haklısınız... İyi hekimlik bir sistem sorunu. Tek başına "hekim"in sorumluluğuna yüklenebilecek bir şey değil.. Bunu vurgulamaya çalıştım ben de... Güler yüzlü, hastasını dinleyen, empati yapabilen, hastalarına değer veren, onlarla foto çektiren:)), elinden geldiğince zaman ayıran bir hekim iyi hekimdir zaten.. Ama sistemin "iyi hekimlik" üzerine kurgulanması için bunlar yeterli değil... İyi bir sağlık sisteminden bahsediyorsak (hadi buna "sosyal sağlık" diyelim) iyileştirici ve koruyucu hekimlik uygulamalarının bir arada sürdürülmesi gerekir... Valla, bu mesajı o denli çok yerde ve asıl muhataplarına(sağlık politikaları yapan ve uygulanmasını sağlayanlara) meslek örgütlülüğümüz içinde ulaştırmaya çalıştık ki ben artık onlardan ümidi kestim.. Halkın ve bizler gibi meslek erbabının bu mesajı iyi alıp taleplerini sağlık sistemimizin bu yönde geliştirilmesi için güçle seslendirmeleri yapılabilecek tek şeydir diye düşünüyorum. Sevgilerimi yolluyorum..  13.11.2007 22:13
 

Konfiçyus bu noktada çok güzel konuşmuş serdar. Bunları psikologlar için de genelleştirebiliriz belki. Eline sağlık.

Kwan Yin 
 12.11.2007 18:35
Cevap :
Konfiçyüs anlatısına ait son paragraf değişikti alıntıladığım yerde; koruyucu hekim üç dağın arkasındaydı.Aslında en yakınımızda olduğunu anlatabilmek için revize ettim bir miktar.Gerçekten öyle değil mi.Bak, eski Türk filmlerinde çok görülürdü; çocuk ya da kadın umarsız bir hastalığa tutulur o fakir hali ile avrupaya gidebilmek için olmaz şeyler dönerdi filmde ondan sonra. Aslında bu 1 sefer görülüyorsa ülkemizde şu yüz bin sefer görülür; çocuk ishal olur en yakın sağlık ocağına götürülür oradaki hekim aileye hazır "tuzlu-şekerli-mineralli su" tozu verir böylece çocuğun susuz kalması önlenir. İshalden ölen o kadar çok çocuğun olduğu bu ülkede bu yeteri kadar trajik bir hikaye değilmi. Ama bize sundukları hikaye bu işte; "hasta ol, paran yoksa dilen, kendini sat, avrupaya git" Şimdiler farklı mı sanki hep tedaviye yöneliktir sağlığa ilişkin olumlu yada olumsuz haberler tv de.Ben şunu söylerim yinede "kapitalizm bizi hasta ediyor biyolojik manada, çünkü para eden sağlık değil sağlıksızl  12.11.2007 19:24
 

Umarım içindekileri ısrarla talep edecek bir çoğunluk olur Serdar... Elbette eczanelerden değil! Hekimliğin, sadece tanı ve tedaviye yönelik uygulamaları göz önündedir her zaman. Biraz da öyle olması istenmiştir zaten. Koruyucu hekimliğin var olduğu ve aslında ne kadar önemli olduğunu vurgulamak adına son derece önemli bir yazıydı arkadaşım... Yazan ellerin dert görmesin! Sevgiler...

Yeşim Özdemir 
 12.11.2007 17:47
Cevap :
Evet Yeşim, bireye ve çevreye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri hiç bir zaman para etmediğinden tedaviye yönelik hizmetler öncelenmiştir. Hatta korumayı bırak ben bilinçli olarak sağlığın bozulmaya çalışıldığına inanıyorum. Çünkü bu ortam "sağlıksızlıktan" para kazanma ortamı. Doktor/öğretmen yazımı okumuşsundur belki orda anlatmaya çalışmıştım bunu. Koruyucu hekimliği benim mesleki karakterimin bir parçası olarak görüyorum. Nasıl mı; muayeneye gelen her öğrenciye, yurtta, evde, çalışma ortamlarındaki risk faktörlerinden nasıl uzak duracaklarını anlatıyorum, aile sorgusu ile kalıtsal risk faktörlerini ortaya çıkarmaya çabalıyorum, tüm çalışma arkadaşlarımın bunu benimsemesi için çabalıyorum. İnanırmısın bir hasta ile 7-8 dakika muayeneye ayırıyorsam 15 dakika bunları konuşuyorum(valla, yoruluyorum konuşmaktan bazen:))... Bir de zaten yapmakta olduğumuz bireye çevreye yönelik rutin koruyucu hizmetler var... Var arkadaşım yapabildiğimiz sürece koruyucu hekimlik var. Sevgilerimle...  12.11.2007 19:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 303
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1434
Kayıt tarihi
: 17.11.06
 
 

Konuştuğum gibi yazmamalıyım... Yazmak, konuşmaktan farklı ve her zaman onun önünde benim için.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster