Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '19

 
Kategori
Gezi Rehberleri
Okunma Sayısı
70
 

Dünyanın Rotasında Dubai

  Orta Doğu denilince akla ilk sırada gelen Birleşik Arap Emirlikleri oluyor. Bu Arap yarım adasında yer alan Dubai çokça merak ettiğim bir yer olmuştu son zamanlarda ve gitme fırsatını bir şekilde bulup hemen soluğu 45 derecelik sıcak çöl ikliminde buluverdim... Yaklaşık 4.5 saatlik bir uçak yolcuğunun sonunda nefes kesen Dubai'ye varıyorsunuz. 90 milyonu geçkin yolcuyu ağırlayan  2 adet havalimanı bulunmakta. Bunlardan biri sık kullanılan Dubai Uluslararası Havalimanı diğeri ise ismini emirliğini yapan El Maktum'dan alan El Maktum Uluslararası Havalimanı.

  Ben yolculuğumda Dubai Uluslararası Havalimanını kullandım. Avrupa ülkelerinde de gördüğüm gibi havalimanı kapasitesi İstanbuldakilerle kıyaslanınca oldukça küçük.  Şehir merkezine giden servisler taksiler ve de özel araç kiralama imkanları mevcut. Ama burada taksi ulaşım için biraz pahalıya geliyor. Neyse ki havalimanı merkeze yarım saatlik uzaklıkta. Benim gitme imkanı bulduğum ay Ağustostu ve haliyle 45 derecelik bir sıcağın alnında gezdim. Burayı gezmek için en ideal aylar genelde Aralık - Nisan arası, sıcaklık öyle bir hal alıyor ki gölge de 45 dereceyi hissederken güneşte 50 ve üzerini görebiliyorsunuz ee durum böyle olunca Dubai için geçim merkezi haline gelmiş bazı fuar ve festival alanları gezmeye kapalı oluyor. 

  Emirlik baştan aşağıya en'leri ve ihtişamı oynuyor. Dünyanın en büyük alışveriş merkezi Dubai Mall, en yüksek gökdeleni Burj Khalifa,  geniş palmiye şeklini almış yapay Palmiye Adası (Palm Jumeirah Island), dünyanın ilk yedi yıldızlı oteli Burj Al Arab ve liste daha birçok kategoride böyle devam ediyor. En en en... Durmuyorlar yine birçok farklı projeleri var bu Arap yarım adasındaki emirliğin.

  Tabii yapıların gösterişi kadar yapılış aşaması, ardında sakladığı hikayeleri de oldukça ilginç. Mesela Jumeirah adasında yer alan şu meşhur 7 yıldızlı otel Burj Al Arab... Rehberler ve yerel halktan (lokaller) öğrendiğim kadarı ile yapımını hristiyan olan Tom Wright üstlenmiş ve ortaya şimdiki yelken şeklindeki otel çıkmış. Ancak ilginçlik bunun yelken şeklinde olmasında değil bakın öğrenince ben de çok şaşırmıştım. İlginç olan otelin denizden bakınca bir haç şeklinde olması. İş böyle olunca  oteli denizden görüntülemenizde emirlik tarafından yasaklanmış. Sırf bu yüzden Burj El Arab'ın görüntüleri  sahilden ve yan çekimdir genelde. Bunu öğrenene kadar bende dikkat etmemiştim açıkçası yan mı, denizden mi çekilmiş otel diye. Jumeirah olarak geçen yerleşim yeri İstanbulun Nişantaşı modunda, kapalı çarşısı, lüks otel ve restaurantları sıralı burada. Gökdelenlerin ağırlıkta olduğu yer Marina olarak geçiyor. Sakin ve elit tabakanın hat safhada olduğu bir yer, gerçi elit olmayan bir tarafı yok denecek kadar az buranın. Burada yer alan stüdyo dairelerin bile aylık kirası neredeyse 10 bin Türk Lirasına karşılık gelmekte.  Bir de yerli halkın (ki onlar kendilerine lokal demekte) oturduğu lüks villalar mevcut. 

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 63
Kayıt tarihi
: 31.05.19
 
 

Her birimizin mutlak bir enlem ve boylam sınırı içinde yaşadığı yeryüzünde, sanırım en değişken ş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster