Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '17

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
333
 

Dünyanın yarısı yangın yeriyse, o 'ateş' öteki yarıyı da yakar!

Dünyanın yarısı yangın yeriyse, o 'ateş' öteki yarıyı da yakar!
 

tr.euronews.com'dan...


Mart 2017 itibarıyla, devletlerin ve toplumlarının en önemli meselesi “mülteci”, “sığınmacı” gibi kavramlarla anılan göçmenler!

Mesele, her geçen gün biraz daha büyüyor. Büyüdükçe çözümü de zorlaşıyor.

Dünyaya şöyle bir göz atmakla, yarısının yaşanmaz halde, “cehennem gibi”, diğer yarısının ise, neredeyse “cennet gibi” olduğunu görürsünüz!

Doğal olarak, “cehennem”den “cennet”e bir kaçış var…

Afrika’nın hemen tamamı, petrol zengini Körfez ülkeleri hariç Ortadoğu, Afganistan, Bangladeş, Pakistan gibi kalabalık Asya ülkeleri yaşanılır olmaktan uzak… Aynı şekilde, Güney Amerika kıt’asının hemen tamamında problem var… Başta Meksikalılar olmak üzere, Güney Amerika’dan Kuzey’e kitleler halinde göç var. ABD’deki sadece Meksikalı sayısı 30 milyonun üzerinde… Onun içinTrump sınıra duvar örüyor.

Mesele, duvarlarla falan çözülecek gibi değil. Afrika’yla Avrupa arasında duvar yok ama binlerce duvar büyüklüğünde ve genişliğinde koca Akdeniz var, göçü engelleyebiliyor mu?

x   x   x

FAKİR GÜNEY, ZENGİN KUZEY

Yerkürenin güney kesiminde bulunan Afrika, Güney Amerika ve Güney Asya ülkeleri fakir ülkeler… Kuzey Amerika, Avrupa zengin, Asya’nın kuzeyi de güneyine göre, nispeten daha iyi durumda…

Güney ülkeleri sanayileşememiş, sömürülmüş vs. sebeplerden dolayı geri ve yoksul kalmış. Güneyin büyük bir bölümünde açlık, hatta kıtlık var.

Açlık ve kıtlık yetmiyormuş gibi bu ülkelerin çoğunda birbirleriyle savaş veya iç savaş var. Hal böyle olunca, hayat çekilmez oluyor. Kaçabilen bir dakika durur mu? Durmaz, durmuyor! İnsanlar hayatları pahasına, yollara düşüyor, derme-çatma gemilerle engin denizlere açılıyor.

Dün yine Libya açıklarında iki “göçmen gemisi”nin battığı haberi geldi. Her iki gemide de en az 100’er yolcu bulunduğu bildiriliyor. (BBC Türkçe, 24 Mart 2017)

x   x   x

YAPTIRIM DEĞİL YATIRIM YAPIN!

Yaptırımlarla, yasaklarla, günübirlik tedbirlerle “göçmen” meselesinin çözülemediği ortada!

Problem kaynağında çözülmeli…

Bikere, savaşlar, iç savaşlar derhal durdurulmalı… Sonra, bu ülkelerin kalkınmalarını, gelişmelerini sağlayacak teknik ve malî yardımlar, yatırımlar yapılmalı. Her ikisini yapmaya da Batı’nın gücü yeter.

Yeter ki istesin!  

x   x   x

TARTIŞ-MA

Amerikalı yazar Allen Klein’in, “Mizah’ın İyileştirici Gücü” adlı kitabından (Epsilon yayınları) bir Amerikan atasözü öğrendim.

Yararlı olabilir diye paylaşıyorum:

“Domuzla güreşmeye kalkarsan ikiniz de çamura bulanırsınız… Bu da domuzun çok hoşuna gider.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Biz göçmenlere set çekmek yerine destek olsak AB biraz durumu anlasa olmaz mı? Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 26.03.2017 18:30
 

Sevgili arkadaşım duygularınız duygulandırdı beni de... Bir gerçek var ki "Seyrekleştirme politikası" daha uzun sür sürecek... Vadedilmiş topraklarda kalabalık var bu da Yahudi soyuna ağırlık olacak... Onun için Güneyanadolu ve Kuzey Irak ve de Suriye'nin kuzeyi alabildiğine seyrekleştiriliyor... Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 26.03.2017 11:45
 

İsmail Bey,doğru dersin.Dünyanın yarısı yangın yeriyse diğer yarısına sıçraması kaçınılmazdır.Yangın,hep yoksul,geri kalmış ülkeleri sarıyor.Kapitalizm doymak bilmediği için savaşlar bitmiyor.Esenlikler dilerim.

Hüseyin Başdoğan 
 25.03.2017 13:53
 

Evet, yakar ve daha yakacağı geride, eğer insanlık bu olup bitenlerden doğru bir sonuç çıkaramazsa. Bu arada paylaştığın Amerikan atasözü de oldukça önemli. George Orwell’in ‘Hayvan Çiftliği’ romanının şu son cümleleri kadar: “On iki ses hiddetle bağırıyor ve on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzüne ne olduğunu sormaya lüzum kalmamıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzdan bir insana, bir insandan bir domuza, gene bir domuzdan tekrar bir insana baktılar. Fakat hangisinin domuz, hangisinin insan olduğunu bilmek imkânı kalmamıştı.” Son yıllarda insanlık yeni bir ses arayışında, on üçüncü sesin arayışında, diğer bir ifadeyle yeniden insan olmanın arayışında. Görüşmek üzere, dostça selamlarımla.

Rıza Üsküdar 
 25.03.2017 10:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1417
Toplam yorum
: 4699
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1144
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Anadolu Üniversitesi, Uluslararası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster