Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
579
 

Dünyayı anlamak

Dünyayı anlamak
 

www.milliyet.com.tr


Dünü hatırladı. On altı saat boyunca kısa aralıklı molalar ile sakin bir tempoda yürümüşlerdi. Altı kişilik yürüyüş ekibi, sabah başladıkları yürüyüşte bir dağı aşıp, öteki yamaçlarındaki köye varmış ve doktorlardan ümidini kesmiş halde bahçesindeki çardağında yatan, ihtiyar adam ve eşini ziyarete gitmişlerdi. Yaşlı karı koca, çocuklarıyla haberleşememekten yakınıyorlardı. Hepsi şehire yerleşmişlerdi. Eskiye göre artık seyrek olarak gelip gidiyorlardı. Ekip iki yaşlı insanın dertlerini dinlemiş ve biraz olsun onlara moral vermeye çalışmıştı. Komşu bahçe sahibi kadında onları ziyarete gelmişti. Yaklaşık bir saat kaldıktan sonra ekibin kampa dönüşü gece yarısını bulmuştu. Dere kenarındaki kamp yerinde bugün, dünün yorgunluğunu, atmaya çalışıyorlardı.

Oturduğu büyük çınar ağacının altında, uykulu ile uyanık arasında bir şekilde vadiyi seyrederken düşüncelere dalmıştı.

" Seni anlamaya çalışıyorum."

" İşin çok zor, anlamak için nereden, kimden ve hangi olgudan çıkış noktası bulucaksın. "

" Evet doğru."

" Bir yerden başladın diyelim anladığına karar verdin, nasıl emin olacaksın bundan. "

" Seni anlamak için bir çok çıkış noktası başlangıcı almam gerekiyor. "

" Ya peki doğru başlangıç noktası insan zekâsı üstünde ise. "

" Önce elimdeki olanakları kullanırım, bir yerden başlamalıyım. "

" Başla bakalım."

..........

" Varlık olgusundan başlıyorum, varlığını korumak istiyorsun "

" Neyden korunmam gerekiyor varlığımı "

" Öncelikle güneşten, onun yakıcılığından ve onunla çarpışma tehlikesinden "

" Bu konuda yalnız değilim, tabiki diğerlerinden niye farklı olayım."

" Farkın, üzerinde canlı barıdıyor olman "

" Devam et "

" Kendini korumak için atmosferi kullanıyorsun. Güneşten yeterince enerji alıp, fazlasından korunuyorsun "

" Mmmm..."

" Büyümek istiyorsun, göktaşlarını ufaltarak kendine katıyorsun."

" Peki atmosferin oluşumunda bitkilerin rolü büyük değil mi ?"

" Evet öncelikle bitkiler ve onlardan yararlanan diğer canlılar, güneşten gelen enerjinin geri dönüşümünü azaltıp bünyelerine katıyorlar, sonra da hepsini sana veriyorlar."

" Sonra "

" Bu bitkiler katmanlar halinde temel enerjin olan çekirdeğe doğru yaklaşıyor. Dış katmanını genişletmeye çalışırken, ara katmanlarda enejini sıvı ve katı olarak yedekliyorsun."

" Başa geliyoruz, bu savlarından emin olamayacaksın, çünkü şu anda belki rüya görüyor veya delirme belirtileri gösteriyor olabileceğinin, tahmin biçiminin seni bu düşünceler ile yanıltabileceğinin de olası hesaplarını gözardı edemiyorsun."

" Varlığını koruman için güneşten enerjiyi katı veya sıvı hale dönüştürüp merkezine götürme savım eğer doğruysa biz insanlar onu senden çalıp kullanıyoruz ve atmosferi kirletiyoruz. Ve sistemlerdeki diğer gezegenlerde daha önce hayat olmuşsa bunu onların ara katmanlarında bulabiliriz. Merkezine ulaştı anda onlardan hiçbir iz kalmayacak demektir."

" Sen, canlıya göre, ben cansızım ve siz canlılar gibi bir varlık nedenlerim olmaz."

" Evet bizim mantığımıza göre cansızlar, evrende var olan kanunların etkisiyle hareket ederler, biz canlılar kendi varlık nedenlerimiz için hareket ederiz. Evrenin kesin kuralların bizleri olumsuz olarak etkilemesini en aza indirmeye çalışırız."

" Şu an ki sesim senin savlarının sesi ve beni anlamaya yeterli değil "

" Evet tek bir akıl yeterli olmayabilir, daha fazla akıl ve bilgi gerekiyor, belki de bu savım tümden yanlış. Peki neden böyle bir sav ortaya koyma isteğim oldu."

" Bir yerden başlıyorsun, tabiki. Düşün, düşün, sonunda ulaşacaktır, doğruya veya yanlışa fikrin."

Oturduğu yerden hâlâ vadiye bakıyordu. Saatine baktı alışkanlıkla. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştı düşüncelere dalmışken. Kamptaki yapılacak işlere yardım etmek için yerinden kalktı ve yürürken "Sonuçlanması zor savları ele almaya çalışmam belki de geleceğe dair arayış ve yaşama isteğimin hep canlı tutmak istememden olabilir. Bitmiş amaç ve planların sonunda kısa süren sevinçlerin ardından yıkıcı bir boşluk geleceğinden korkarım hep, uzay gibi büyük bir boşluktan." diye düşünüyordu.

(Bilge ve Dahi - 2. bölüm ve Son)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 168
Toplam mesaj
: 72
Ort. okunma sayısı
: 1126
Kayıt tarihi
: 30.05.07
 
 

"Yazıyorum o halde düşünüyorum" diyen, güncel gelişim ve değişimleri takip ederken anlam ve kavramla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster