Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '15

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
232
 

Dur başörtülü!

Dur başörtülü!
 

Her fırsatta benimle sohbet etmekten kaçınmayan müdürüm ile geçtiğimiz akşam yine bir konu hakkında hasbihal ediyoruz. Laf lafı açtı ve konu son zamanlarda benimde aklımın bi kenarında irdelediğim "tesettüre" geldi.
 
Kıymetli müdürüm tesettürün şuan ki durumundan pekte memnun olmadığını söyledi. Söylediği bazı hususlarda aynı fikirde olduğumuzu fark ettim. Uzun süredir aklımda olan fakat yazamadığım o yazı bugüne nasipmiş..
 
Türk siyasi hayatında büyük yaralara sebep olan, hâlen daha kanamaya devam eden bir sorundan bahsediyoruz; başörtüsü! Bir kaç yıl evveline kadar ikinci sınıf muamele gören başörtülü insanların kısmende olsa refaha kavuşmasında hiç şüphesiz -en büyük- öneme sahip parti: Adalet ve Kalkınma Partisidir!
 
28 Şubat da dönemin İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Nur Serter'in mimarı olduğu "İkna Odaları" geliyor aklıma. Binbir türlü zorluklarla Anadoludan gelen kızlarımızın başlarını açması için o odalarda baskı yapıldığını duyuyoruz. Başörtülerini açmayı kabul etmeyen ablalarımızın eğitimine engel olan, yaz günü başlarını örtmek için atkı, bere vb. takmalarına sebep olan sözüm ona -laik kesimin- yüzlerce insanın hakkına girdiği dönem. Başörtüsü yüzünden İstanbul Üniversitesi'nin kapısında hamile iken polisler tarafından jop ile darp edilen ve bunun sonucunda karnında ki bebeğini kaybeden Nuray Canan Bezirgan geliyor aklıma.  Bu zulümleri yaşayan bir nesil var geçmişimizde. Bu yaşananlara rağmen yinede okullarını yıllar sonrada olsa bitiren öğretmenlerimiz, doktorlarımız, mühendislerimiz var hamd olsun. Bir tarafta böyle bir tablo varken, diğer tarafta ise gittikçe tehlikeli bi hâl alan sözüm ona "tesettür modası" var. Nur Suresi 31. Ayetin de "Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar." kapanmanın ölçüsü açık olarak belirtilmiştir. Bu ayeti göz önüne alınca etrafımızda ki kimi "tesettürlü" insanların bu ayete riayet etmediği maalesef ki ortadadır. Bir şal modasıdır ki almış başını gidiyor. Daracık kıyafetler, yırtık jean pantolonlar da artık "kapalıların" vazgeçilmezleri arasında yer almış durumda. Söylemek isteyip de bir türlü kelimelere dökemediğim husus şudur ki; Kapanmak yada bir diğer söylemiyle tesettürlü olmak nefse hakim olmak kolay değil. Fakat burda söz konusu Farz olan kapanmak ise bi zahmet bunu adabında ve usulünce yapın! Sadece başı bir eşarp ile örtmekle kapalı olunmuyor. Gözlerimle başı kapalı bir bayanın AVM içinde mini bir etek ve kısa kol ile dolaşırken gördüm. Anladım ki bir zamanlar zulüm gören başörtülüler di şimdi ise zulüm gören başörtüsü oldu. Duyunca büyük hayal kırıklığına uğradığım sözler geliyor aklıma; "Bunlar kapalı ise benim eşim, kızım, kardeşim asla kapanmayacak." Korkarım böyle giderse fazla değil bir kaç yıl sonra etrafımızda -kapalılar- ile -açıkları- ayırt edecemeyeceğiz. Sakın ha! Açık derken, açıklara farklı gözle baktığım, onların imanını sorguladığım anlamına gelmesin. Hâşâ! Nice -açıklar- gördüm ki dinine bir o kadar bağlı -kapalılardan- 40 gömlek üstün. 
 
İşin birde maalesef ki siyasi boyutu da var ki oda; "Sadece AK Partililerin kapalı olabileceği" yargısı.
 
Her Müslüman bireye başörtüsü farz kılınmıştır. Bu ayet sadece AKP ve SP mensup olan bireylere değil; CHP, MHP, HDP, BBP vb. partilere mensup bireylere de indirilmiştir. Her başı kapalı AK Partiye oy vermemekte özgür olduğu gibi her başı açıkta CHP'ye oy vermemekte özgürdür. Her başı kapalı evde sarma sarıp, yirmisine geldiğinde evlendiriliyor zannetmeyin. Onlarda  vakıflarda, derneklerde görev alıp, akademik kariyerine devam ediyor. TV sunuculuğu, milletvekilliği yapabiliyor. 
 
Başörtülü olanlara karışıldığı, eğitim hakkının elinden alındığı, ikinci sınıf muamele görülen günlere umarım bir daha geri dönmeyiz. Bırakın insanlar Ayet-i Kerime de belirtildiği gibi kapansınlar. Bırakın insanlar ibadetlerini özgür bir şekilde yapsınlar, onlarda büyük dünya markalarında çalışsınlar. Ayeti örtüsünde taşıyan kızların göz yaşlarının aktığı günler geride kalsın. Kapalılara cemaatçi, tarikatçi, yada -şu- siyasi partiye mensuptur gözüyle bakıldığı günler bitsin. Tez zamanda bu hususun iyileştirilmesi elzemdir. 
 
O halde son sözüm şudur ki; Bırakın kıymetli büyüğüm eşleriniz, evlatlarınız kapanmak istiyorlarsa kapansınlar. Allah'ın emrine uysunlar ki hesap günü geldiğinde ter dökmeyesiniz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 128
Kayıt tarihi
: 29.12.14
 
 

Genç bir Anestezist. İstanbul doğumlu. Aslen Erzurum'lu. Cumhurbaşkanı'nın  uzak mesai arkadaşı. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster