Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
188
 

Dur yolcu!

Dur yolcu!
 

Çanakkale Geçilmez


Çanakkale Savaşları şanlı Türk tarihinde yeri apayrıdır. Çanakkale savaşlarında ne matematik, ne fizik, ne de coğrafya vardır. Başlı başına bir ruh vardır. Şanlı Türk’ün ruhu karış karış, motif motif işlenmiştir o topraklarda.

 Emperyalist-batılı güçler ve onların uşakları yaklaşık 250 bin askerle birlikte toplanmış, hasta adamı kuşatmışlar. O zamana göre üstün askeri donanımlarla birlikte daracık alanı adeta kuşatmışlar. Biliyorlar ki, buradaki direniş kırılırsa gerisi elbette gelecek. Osmanlı’da ise yokluk, perişanlık, yazın sıcağı, kışın soğuğu, hastalık ve bitlerle mücadele. Ancak düşman kuvvetlerde olmayan, şanlı Türk’te her zaman var olan ve olacak manevi ruh var. Çarıkları ile vatanı savunan şanlı Türk askerimiz. 100 yıl önce var olan ruhla neleri başarmış atalarımız? Size minnettarız ceddimiz, sizin bu özveriniz karşısında ne yapsak etsek de biliriz ki bizim yapacaklarımız hiç kalır.

 Çanakkale ruhu adına Mehmet Akif Ersoy’u anmamak ona büyük haksızlık olur. Şöyle ki; Birinci Dünya Savaşı yıllarında Hintli, Mısırlı ve diğer Müslümanlar İngiliz ve Fransızlar tarafından propaganda bombardımanına tutulmuştu. Alenen İngilizler tarafından kandırılıyorlardı, İngiliz propagandası bu Müslümanlara, Almanların Halife’yi esir aldığını, İttihat ve Terakki Partisinin buna göz yumduğunu, Padişah olan Halifenin zor durumda olduğunu ve kurtarılması gerektiğini söylemekteydiler… Bu propaganda biçimini Çanakkale’nin cephelerinde bile sürdürmüşlerdi…

 İşte Mehmet Akif devlet görevlisi olarak bu propagandaları çökertmek için karşı propaganda faaliyetleri için Almanya da esir edilen Müslüman üsera ile görüşmek ve İngiliz propagandalarının yanlışlığını anlatmak için Almanya’daydı…

 Halife’nin selamı ile söze başlayan Mehmet Akif, Vunsdof’da ki esir kampında Müslüman esirlerle bir dizi konuşma yapmıştı. Onun bir su gibi akan konuşmalarını dinleyen ahali, İngiliz ve Fransızların oyununa geldikleri için oldukça üzülmüştü. Akif’in konuşmaları o kadar etkili olmuştu ki bu konuşmaları plaklara dolduran Alman yetkililer, ülkenin diğer esir kamplarında yaşayan Müslüman esirlere de bu konuşmaları dinletmişlerdi…

 Merhumun, Almanya da iken, aklı fikri Çanakkale’deydi…

Almanlar, onu özel ve önemli bir misafir olarak ağırlamak adına bütün Avrupa’nın en lüks otellerinden biri olan Adlon Oteli’ni uygun görmüşlerdi fakat Akif, Adlon’un şatafatından ve lükslüğünden rahatsız olmuştu, Alman yetkililere, daha mütevazı bir yerde kalmak istediğini söylemişti…

 Alman yetkililer Akif’in bu ricası karşısında şok olmuşlardı, neden burada kalmak istemediğini sorduklarında ise:

 "…Benim burada temsil ettiğim milletin evladı olan Mehmetçikler, şimdi Çanakkale de kan ve can pazarında iken bu otelin şatafatı beni rahatsız eder, burada ki lüks bana batar…" cevabını almışlardı…

Ve yine Çanakkale destanı adına yazdığı şu mısralar ne kadar anlamlıdır:

 Sen ki son ehl-i salibin kırarak savletini
Şarkın en sevgili sultanı Salahattin’i
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran…
Sen ki İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi, göğsünde kırıp parçaladın,
Sen ki ruhunla beraber gezer ecramı adın
Sen ki a’sara gömülmezsen taşacaksın… Heyhat,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat…
Ey şehid oğlu şehid isteme bende makber,
Sana avucunu açmış duruyor Peygamber…

 Ya bugün hangi durumdayız. Ayaklarına giyecek çarık bulamayan şehitlerimiz, gazilerimizi düşünürken, gözümüzün önüne, Amerikan ayakkabılarını giymek için yarışan gençlerimiz, dört-beş ayakkabısı olduğu halde ayakkabı almaya devam eden genç kızlarımız aklıma geliyor da utanıyorum ecdadımızdan. Çanakkale ruhundan ne kadar uzaklaştığımızın en düşündürücü belgesidir bunlar. Çanakkale’de sırt sırta savaşmış bir milletin torunları sağ-sol, gibi sahte, yapay bölünmeler ile birbirlerine düşmüşler. Kimisi sokakta polise, askere taş atıyor. Kimisi diskolarda içkili ağızlara meze oluyor. Daha neler neler? Saymaktan utanıyorum. Biz bu vatana layık bir şekilde sahip çıkamıyoruz. Sizin adeta yüz yıl önce yaşamış olduğunuz mahşer gününde, nasıl hesap vereceğiz bilemiyorum?

 Ey Türk Evlatları; sahip olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcut. Silkelenin. ayağa kalkınız. Birlik olup ecdadınızın emanet ettiği esere sahip çıkınız.

Selam ve Dua ile…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 405
Kayıt tarihi
: 22.09.11
 
 

Merhaba. Adnan Menderes Üniversitesi'nde Öğretim Elemanıyım. Siyaset, spor, tarih ve bilim konula..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster