Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
34
 

Duran adam destanı // Dip dalga

Duran adam destanı // Dip dalga
 

Mahşer Tufanı Destanının Kitabı


Tarihin adı Türkler destanların hem başlangıcı hemde devamıdır. Ergenekon destanı ile demiri eriten Türkler Gezi Eylemi ve Duran Adam Destanı ile zulmü eritmeye başlamıştır. Gezi eyleminin önlenme tarzı kanlı bitmiş ve polis devleti uygulamasına en bariz örnektir. Çünkü ağaçları korumak isteyen gençler hiçbir taşkınlık yapmamışlardır. Mahallelerde halk günlerce halk kongreleri yapmış, tencere ve tava çalarak zulme tencere tava aynı hava sözünü söyletmiştir.

Vekil asile tarihte ilk kez kurşun sıkıyordu.

14 yaşında Berkin Elvan vuruluyor aylarca hastanede yatmak zorunda kalıyor, 15 yaşına hastanede 16 kiloya düşerek hayatını kaybediyordu. 9 genç bir çocuk öldürüldü.

Geçtiğimiz günlerde halktan korkan Cumhurbaşkanı gezi fobisi sebebiyle gezi terörden daha tehlikelidir söyleyerek halkı terörden daha tehlikeli göstermiştir. Sosyal medya kendi işine yaradığı zaman yanlışını görmeyen Cumhurbaşkanı kendi işine gelmeyince sosyal medya terörden daha tehlikelidir demek zorunda kalmıştır. Sosyal medyanın fitne ve fesat üreten paylaşımlarına izin veren bir alan olduğunu ilk söyleyen benim. Nedense bu gerçekten sonra bu sosyal medya terörü de görülmüş oldu. Sosyal ağların doğru kullanılmasına terör demişse gezi eylemlerinde yaptığı yanlışa yine düşmüş demektir. Terörle mücadele yerine müzakere yapanların terörle ilgisi olmayanlara terörist demesi çok manidar bir tarihi yanılgı ve korkunun ifadesidir. Ergenekon kumpasına da terör diyenlerin sonunu gördük. Daha onun hesabını da verecekler.

Meşrutiyet ile 250 yıllık devrim tarihi olan Türk Milleti bu garabetin üstesinden de gelecektir.

Bu gaflet, delalet hatta ihanet garabeti sermaye derin devletinin gizli ilişkilerine göz yummuş milli ekonominin sonunu getirecek doksan yıllık birikimleri satmış, ekonomiyi üretmeden, ithalat, borç ve tüketim ile batırmışlardır. İnşaat+banka balonu patladığında ne yapacaklarını göreceğiz. 14 yılda işsizlik üretmişlerdir. İşsizlerin teröristler, Suriyeliler kadar değeri olmamıştır. Tarihe işte böyle yazılmışlardır.

Mobbing Bank Skandalbank’ın Skandalları Türk Fırtınası kitabımla MUHTIRA almışlardır.

Asil bu sefer vekile ihtar vermiştir.

Duran Adam Destanından sonra Mahşer Tufanı Destanının tarihi yazmaktayız.

Adam günlerdir durmuyordu ve aniden durmuştu,
Yerinde duramayan adam adeta tutukluk yapmış gibiydi,
Duran adama durup herkes bakıyordu,
Onun gözleri dalgalanan bayrağa ve atasının gözlerinin içindeydi,
Emanete sahip çıkıyorum der gibi duruyordu ve kararlıydı sürekli durmaya.

Karşı duruyordu aslında,
Zulme, gaza, suya, şiddete karşı,
Duran adamı duyan duruyordu.

İşi olan kendi yerine ayakkabılarını bırakmış,
Ayakkabıları ruhu yerine duruyordu,
Bu eşi benzeri görülmemiş tepki ülkeye yayılıyor,
Dünyaya yayılıyor, dünya duruyordu.

Zulüm ise yerinde duramıyordu,
Terse dönmüştü her şey,
Baş döndürüyordu!
Zulme karşı ise herkes duruyordu.

Dünya tarihinde bir ilkti duran adam,
Duran adamı durduran neden duruyorsun diye,
Tutuklamaya kalkıyordu,
Meydana çıkıp durmayanları da tutukluyor duranları da,
Zulüm böyle bir şeydi işte,
Zulme karşı olmak ise bir zekâ işiydi.

Duranları durduramıyorlar duramayan adamlar,
Şiir durmuyordu, söz durmuyordu, dil durmuyordu,
Zekâ durmuyordu, zulüm de durmuyordu,
Duran adam karşı duruyordu.

Zulmün karşısına dikilmişti,
Duramayanları bile durduruyordu.

Kimin durup, kimin durmadığı karışıyor,
Duramayan adamlar şimdi duruyordu,
Bir duruyor, bir durmuyor, bu durum aslında;
Zulmünde sabrını zorluyordu.

Birkaç gün önce duramayan adam,
Şimdi duruyordu!
Zulüm ise niye duruyorsun diye vuruyordu,
Dursan suç, dur masan suç oluyordu,
Duran adamı gören, duyan yine karşı duruyordu.

İnsanlar bu sefer durmasınlar diye,
Hayat duruyordu,
Zulmün kafası iyice karışmış olmalıydı ki,
Adeta aklı duruyor gibiydi,
Ne yapsa olmuyordu,
İnsanlar bir duruyor, bir durmuyordu.

Zulüm ne yapsın,
Bu zekâ karşısında akılları duruyordu.
Durmak yasak yasası mı çıkarsalardı acaba?
Ya sonra durmasalar diye zulüm korkuyordu.

Masum insanları, şairleri, yazarları, kırılmayan kalemleri,
Bu zulüm aslında gereksiz yere yoruyordu.

Hadi duran adamada gazını, suyunu,
Sık bakalım diyen duruyordu,
Oradan bir yabancı burası Ortadoğu gibi değil diyordu,
Ama İstanbul polis zulmü ile Beyrut gibi duruyordu.

Duran adam bir bakıyordun duran kadın oluyordu,
Duran genç, duran yaşlı, çocuk durur mu?
Duran çocuk oluyordu, çocukluk işte,
Ekmek almak için durmayan Berkin çocukken vuruluyordu.

Polis duran adamı üst araması yapıyordu,
Emri üstünden alıyordu belliydi,
Çünkü işimizi yapıyorum diyordu,
Görevi gereği neticede emir kuluydu,
Kendi kendine insan vurmuyordu,
Durursan tutuklarım diyen zulüm,
İnsanlara durmaması gerektiğini söylerken,
Kendisi durmuyordu.

Duran adamı bazıları,
Duruyor mu diye yokluyordu,
Duran adamları ve duramayan adamları,
Kimse durduramıyordu.

Şimdi duran adam akılda, vicdanda, tarihte,
En güzel örnek olarak duruyordu.
 
Önder Karaçay

Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 175
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 197
Kayıt tarihi
: 09.07.14
 
 

Türkçe'nin en iyi duygu dili olduğuna inanmaktadır.  Yazı ve şiirlerinde insanın bulunduğu toplum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster