Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
517
 

Durdum...

Durdum...
 

Kendime bir vakit buldum da bu ara durdum. Zaman ilerlese de ben durdum… İçimden öyle geldi işte; zamanını sorgulamak bile istemedim. Fırsatını buldum ve durdum.

Bir söğüt ağacı gibi üstü kalabalık ve hareketli görünsem de hala uzaktan, yalnızlığım ve kendi yaprak hışırtılarım arasında rüzgârın getirdiği sesleri dinleyerek durdum.

Ürkütücü bir hali var derin seslerin aslında ama hepsini ayırt etmeye çalışıyorum tek tek ve bir kez daha korkusuzca durdum.

Kim hayata nasıl bakıyor, kimle aynı düşüncedeyiz, kimle aramızda dağlar var, kimle yol ayırır, kimle kavuşuruz bilemiyorum. Kimle mutlu olur da, kimle hayal kırıklığı bulurum, tüm bunlara dair düşünürken durdum.

Kim beni ben yapan yapraklarımı koparıyor, yerine başka bir şey koymaya çalışarak beni görmüyor, kim yaprak seslerimin ne ifade ettiğini anlıyor, kim benimle ağlıyor, kim benimle gülüyor, dinlerken ve beslerken kim samimi, kim değil onu da bilmiyorum. Cevapları alabilmek ve otuz beşten sonrasını teraziye yatırmak için bir kez daha durdum.

Daha da dururum… Hiçbir şey üretmeden, düşünmeden, acele etmeden, verimsizce, gerçeği bulana kadar, sağır dilsiz gibi, delinin boşluğa takılıp kaldığı gibi öyle seyreyler, öyle dururum…

Rüzgâr bazen tersten esse de, dallarımdan sağa sola çekiştirilsem de en fazla esnerim ama köklerim sağlam benim yine de ayakta dururum… Duyduklarım mutlu etmekten çok kızdırır belki ama nasılsa kendi gölgemde bir şekilde durulurum.

Bu rüzgârın hep söyleyeceği bir şeyler olacak elbet, hatta getirdiği sesler köklerim kuruyana kadar biliyorum hiç bitmeyecek. Kendiliğimden duyamayacağım veya duymazdan gelmek istediğim zamanlar da olacak kimi zaman ama şimdi durdum.

Gün bugün. Hala iyi işitiyorken, huzurum için tüm seslere yeniden kulak kesildim ve durdum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

fazla dalmamak kaydıyla. sevgiler...

Ruksan İLDAN 
 14.11.2008 22:57
 

İster evde elinizde bir çay, kahve fincanı ile bir koltukta, ister sarı kızıl renkli sonbahar yapraklarının hışırtısı arasında bir parkta ve bank üzerinde zaman zaman içe dönmek, düşünmek çok güzel; ruhun yıkanması, tazelenmesi gibi bir şey. Güzel ve sıcak yazınız için teşekkür eerim. Sevgi ve saygılarımla. Enfal Törün

Enfal Törün 
 12.11.2008 8:55
 

acele etmeden çabuk olmak gerekir, soruları sorduğunuza göre cevaplarınız da var. durup esas aldığımız yolda dik durabilirsek razı olmadan gelene kendimizi de geleni de daha olumlu etkileyebiliriz. İçimizdeki konuşma ancak kendimizi bildiğimiz de biter; kendi dışımızdan kendimize bakmak, bunu ilk önce becerebildikten sonra kendi üzerimizden ta ötekini de onun içinden anlayabiliriz; kendimizi çözdükten sonra ötekilerin tamamını hızla görmek anlamak çok kolay.. sonuç daha bir yanlızlıkta olsa daha hakikat.. sevgi ve saygılarımla..

Salih ERDAGI 
 11.11.2008 12:56
 

Durma Seyran'cım durma..Hoş sen dursan da hayatın akıp gittiği yollarda hep koşacaksındır ya.. :)) sevgilerimle...

Sehnaz Aysu Özer 
 10.11.2008 22:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 727
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1578
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Bir fikirden bir başka fikre, gerçeği bulana kadar bir halden başka bir hale geçip duruyorum. İnc..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster