Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
1616
 

Durgun derin su birikintisine bir taş atıldığında…

Durgun derin su birikintisine bir taş atıldığında…
 

Bebişlerin öğrendikleri ilk sözcük BARIŞ olursa; büyüdüklerinde ne olurlar? Resim int. alıntı


Durgun derin su birikintisine bir taş atıldığında…

Gözle görülen nedir?

Görevini ifa eden taş dibi boylamıştır. Taşın bu dalışı esnasında ardında bıraktığı; halka, halka dalgalanmalar:

Taşı atanın enerjisi; taşın büyüklüğü ve ağırlığıyla orantılı olarak yaygınlaşırlar.

Su birikintisi dediğimiz: Göl olur; deniz olur.

Hırçın dalgalıysa eğer; göller ve denizler…

Atılan taşlar avuç dolusu bile olsalar; pek fark edilmezler.

Türkiye: Mısır’da günlerdir süre gelen dengesizliklerden elbette etkilenecektir.

Global ticaretin Süveyş kanalına ihtiyacı var. Kısa yoldan uzak doğuyu batıya ulaştıran dar geçit; oradaki aksaklıklar beraberinde pahalılığı getirecektir. Petrol ve petrol ürünleri, ham madde, ithalat ihracat gibi sayısız örnekler vermek mümkündür.

Ticari zararlarla: Türkiye başa çıkabilir; sendelemez.

Bir çözüm yolu bulunur; hükümetin şimdiden elinin altında bir –B- planı bulundurması; hazır etmesi gerekir. Yumurtanın kapıya gelmesini beklemeden…

Politik açıdan Mısır: Çok kötü bir örnek olabilir.

Kaybedecek bir şeyi olmayan maceracı ruhlar: Türkiye’nin bağrında uzun vadeli tamiri mümkün olmayan yaralar açabilir…

Mısır ve benzeri ülkelerdeki olumsuz dalgalanmalar; yeni, yeni yeşermeye başlayan ülkelerin sahillerine ulaştıklarında; enkazlarını: Boca edebilirler. Etmeyebilirler de…

Mübarek yanlıları; Mübarek karşıtları dışındaki güçler: Huzursuzluk çıkarmak için her yola başvuran güçler: İşte onları ciddiye almak elzemdir.

Türkiye’nin bölgede kazandığı veya kazanacağı itibarı tehlike olarak algılayan ve yara deşen kanatanlar: Dünya’nın bu coğrafyasında oldukça sevimsiz; saldırgan politikalarının verdiği zararları örtbas etmek isteyenlerin başvurdukları bir yöntemdir.

İç savaşlarla ülkeleri dize getirmek… Eski ve bir o kadarda etkili bir taktiktir. Ne gariptir ki çoğu zaman; kardeş kavgalarını ateşleyenler başarılı olurlar.

Mısır’da ekmek yok; para yok, düzen altüst olmuş durumda…

Okullar hastaneler; çarşılar pazarlar…

Ülkenin en büyük geliri turistler…

Türkiye’yi politik açıdan etkilememeli; Mısır’ın düştüğü haller…

“Ne halleri varsa görsünler” demek olmaz.

Yakmaya yıkmaya imrenmek de olmamalı.

Kötü misal: Emsal olmaz.

Olursa…

O bükülen bel kolay, kolay doğrulmaz.

Hayırlı Cumalar.

Dünya ve Mısır için…

4.Ocak 2011 Cuma

Alev Meisel /İzmir

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne dersiniz suya atılan taş ürkütülen kurbağaya değer mi? Bu tabii ki işin şaka faslı. Sadede gelirsek önce Faruk kraldı o gitti, sonra Nasır kral oldu o da gitti, arkasından Mübarek kral oldu o da gitti. Bakalım yeni kral kim olacak. Benim kanaatimce her toplum layık olduğu kralına er ya da geç kavuşur. Kendinize çok çok iyi bakın

Matilla 
 09.02.2011 22:48
Cevap :
Merhaba Matilla, güzel bir sıralama...Mübarek'ten sonra gelecek olanlar( Geçici Kral'ı saymazsak) Müslüman Kardeşlerdir. Dolayısıyla...Aklıma bir şey getirdiniz sağolun...Belki bu konuyla ilgili...Her neyse gelelim taş- kurbağa ikilisine...Karada kurbağa ağır ölümcül yara alabilir. Su taşın hızını keser, kurbağa olmayan - yitirdiği- kuyruğunu az hasarla kurtarır. İnsan olmuş olsaydı; paçasını dememiz gerekirdi. Hoş bir yorum hoşuma gitti...Teşekkürler, gerçekten kendime iyi bakmalıyım, son zamanlarda ihmalkârlık aldı başını yürüdü...İyiki hatırlattınız. selamlar.  12.02.2011 1:45
 

Değerli Alev Meisel, Başkan Obama, 20 Ocak. 2009'da, Ortadoğu'da ne olacağını açıkça değil, çok açıkça ilan etti. Biz genelde, bize pişirelerek hazır sunulanları sevdiğimiz için çoğunluk olayları, vitrinin parlak ışıklarından takip ederek, soğan,çöp kokan! mutfağını geçerek öğrenmeyi düşünmez. Olay nedir? Batılı ülkelerin ekonomileri zor durumda, bu bilinir. İlk planda Uzakdoğuda üretim yaparak ve pazarlama ile kurtulmaya çalıştılar, her işte olduğu gibi burada da evdeki hesap çarşıya uymadı. Özetle, asker baskısı ile yönetilen ve 3-5 holdingin ülkenin kanını emdiği yerlerde, ekonomiyi büyütmek için orta sınıf çoğaltılarak tüketimde patlama yaptırmak, dünya ekonomisine nefes aldırmaktır. Acı bir gerçek vardır. Bilgi ve teknolojiyi üreten-kontrol eden batı tekelleşen medya ile aleme nizam verirken, bize de, manşetlere taşınanları sakız gibi çiğnemek düşmektedir. Sağlıcakla kalınız. Unutmadan, etkiler mi? O zavallılar etkilenmesin de, bize olanlar olmuş zaten! Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 09.02.2011 7:42
Cevap :
Merhaba Canmehmet Bey, değerli katkınız için teşekkürler. Bizlere ülkemize olanlar olduysa çok yazık olmuş demektir. Doyumsuzluk çağı, açgözlülük çağı...Ezelden beri böyle değil miydi? İnsanlık: İnsanlık dramının senaryosunu kendi yazıp kendi oynamıyor mu? Kendimizi bildik bileli savaşlar, kan dökmeler yağmalamalar hep gündemde...Yolunda gitmeyen ne varsa karşı koymalı doğrusu budur. Akıl erdiremediğim husus insana bahşedilen aklı kullanmamakta ısrar edilmesi. Bir düşünür: Her ne düşündüyse; devrimler kan dökmeden, güllerle de yapılabilir. Demiş. Tam anlamıyla ne demek istemiş? Taş atanlar oldukça gül atanların şansı ne olabilir? Batı dünyası buna Uzakdoğu da dahil, her ne pahasına olursa olsun bizim olsun mantığına kafalarını takmışlar. Her şey onların olsa da açlıklarını gideremeyecekler gibime geliyor. İşte bu yüzden sonu dünyanın sonunu hazırlamak için yılmadan savaşıyorlar, birgün kendi kuyruklarını da yemeğe başlayarak yok olacaklar onlarla birlikte geriye ne kaldıysa...Saygılar  09.02.2011 13:16
 

Türkiye'de tolu kalkışma olmaz. Hele seçimler de gündemde iken hiç olmaz. Diğer taraftan bizim toplumda böylesi bir isyan geleneği yoktur. Her türlü zam yapılsa dahi zam protestosu için bilr halk birlik olup protesto etmez. Eğer Mısır'ın cezayir veya Tunus'un geçen birkaç yulları gözden geçirilirse tüketim mallarına yapılan zamların protestosu için onbinler sokağa dökülmektedir. Sonra onların halkının bu davranışlara hakkı vardır ve haklılardır ama bizim muhalifların böyle bir lüksleri olamaz.

Nariçi 
 05.02.2011 16:14
Cevap :
Merhaba Nariçi; yeniden sayfama hoşgeldiniz. Bizim muhalifler, bizim muhalefet: Yaptığı plansız programsız rejimler yüzünden kilo verdi. Ne ideal boyutlara ulaşabildi ne de sağlıklı bir bedene sahip olabildi. Sağlıklı beden- beyin ilişkisi sürüncemede...Kendine hayrı olmayan: Nasıl olur da tavsiyelerde bulunabilir. Bana dokunmayan bin yıl yaşasın; yolunu kabullenmiş olmak...En arızalı en engebeli en kötüsü en çıkmaz bir yol seçeneği...Yıpratarak ilerlemek yıpratır. Yıpratıyor. Bir avuç nasibini alıyor olsada...Nasibine düşenin, haksızca edindiği ganimetler burnundan fitil fitil geliyor; onlar görmese de ardında bıraktıkları: Bedel ödüyorlar. Bir araya gelerek, doğrunun peşinde koşarken; top tüfek silah kuşanmadan; düşüncelerle düşünceleri karşı karşıya getirebilmek marifet...Yapamıyoruz; tekamülümüzün henüz tamamlanmamış olduğundan kaynaklanabilir mi? Diye düşünüyorum. Yüzyıllardır aynı hatalara düşmek; doğanın hangi türüne nasip olmuşturki? Gerçekten inanılmaz bir başarı...Saygılar  09.02.2011 13:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 831
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster