Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
342
 

Durun! hemen sinirlenmeyin lütfen…

Durun! hemen sinirlenmeyin lütfen…
 

Toplumuzda süregelen bir namuslu kız çizgisi vardır ya hani, hani eline erkek eli değmeden evlendirmekten onur duyar bazı kişiler, ki çoğunlukla babalardır bunlar, nedeni de malumdur, kişi kendinden bilir işi, kim bilir kaç kızın canını yakmışlardır zamanında da, o nedenle korumak isterler biricik sevgili kızlarını…

Bir de namus faktörü vardır ki, ne gençlik tanır ne de hormonlardan haberdardır!

Beyler… Bayanlar… Lütfen bir dönüp bakın geriye…

Her şeye rağmen neler yapılmadı, yapılamayanlar ise az mı can acıttı?

Hiç flört yaşamadan evlenmiş kaç kişi memnundur hayatından?

Yok, bana ya da ona buna söylemeyin, yalnızca şöyle bir gerçeği düşünün, kandırmadan kendinizi…

Nice örnekler gördüm, erkek arkadaşlar edinmelerine kızlarının tavır koyan, bırakın flört yaşanmasını, o kızların arkadaşlığı deneyimleyemediklerinden, ya da o masum flört duygularını yaşayamamalarından kaynaklanan bir iç güdü, ya da başkaldırı ya da yasaklananın cazibiyetinden kapı aralıklarında seviştiklerini gördüm!...

Evliliklerinde, belli bir süre sonra farklı duygusal arayışlarına, bir deli cesaret ile neler yapabildiklerine tanık oldum!

Mutsuz evliliklerin çoğunun altında arkadaş, flört, sevgili aşamalarından zamanında geçememiş kadın ve de erkekler olduğunu düşünürüm hep, bir çok örnek de bu düşüncemi doğrular da nihayetinde…

Sağlıklı bir gelişim için lütfen erkek-kadın ilişkilerini yalnızca cinsellik olarak düşünüp de, o gencecik beyinlere böyle empoze etmeyelim…

Sağlıklı bir genç, ilk öğretimin sonlarına doğru karşı cinse ilgi duyacaktır, bunu iki artı iki eşittir dört olarak bilelim!

Sizin kızınız yapmaz mı?

Üzülün efendim o zaman, sağlıklı değil demek ki kızınız!

Bence, paylaşmasına izin verin, ya da acilen bir doktor, olmadı psikoloğa götürün!

Namus uğruna korurken güya kızlarımızı, erkek çocuklarımızı genelde desteklediğimiz için toplumca, onları biraz ayrı tutuyorum kızlarımızdan, ki Allah’ın yarattığı iki insan cinsini bu şekilde ayırmak asla ve asla içime sinmiyor, ancak gerçeği de görmemezlikten gelmek de absürd olur, ne ateşlere attığımızı, ne çileler çekmelerine neden olduğumuzu ah bir görsek!...

Sonra o mutsuz evlerde büyümeye çalışan başta sağlıklı olup da gülmeyi unutarak sağlıksız büyümek zorunda kalan nesiller…

Dedeleri, nadir de olsa anneanne ve babaanneleri, boşuna üzülüyorsunuz torunlarınızın durumuna, ne ekiyorsak onu biçiyoruz sonucunda…

İki artı iki eşittir dört, efendim…

Gülgün Karaoğlu

Aralık, 01/07

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

iyi yazmışsın ablam eline sağlık.

Sokrates 
 04.12.2007 15:46
 

Yazınıza katılıyorum. Yapamadıgımı, yaşayamadıgımı yaşatmam diyenlerin çopunlukta olduğu toplumlar ve artan bireysel mutsuzluklar. Normal gelişim sürelerlinde kalan eksiklikler yaşamın ilerlyen yıllarında kimsenin tahmın edemediği bir anda bir sorun bir eksikli olarak mutlaka ortaya çıkacaktır. Güzel yazı ve okunması gerekir ve tavsiye edilmeli.

Güngör Şekeroğlu 
 02.12.2007 0:24
Cevap :
Teşekkür ediyorum... Zamanında yaşanmamış nice eksiklikler yaşamın bir yerlerinde tamamlanmaya çalışılsa da, ne mümkün!... Hep o yaralar ve yaralara yama aramalar... Sevgilerimle...  02.12.2007 13:10
 

Selamlar, Bir kız babasıyım. Size açık yüreklilikle katıldığımı ifade edebilirim. Ben flört değil paylaşım diyeceğim. Birşeyleri paylaşması gerekir. tanıması için. Farklı kültürlerde yetişmiş ikmi insanın, bu paylaşım sürecinde birbirlerini daha iyi tanıyacaklarına inanırım. Ortak yaşam alanındaki deneyimlerin gelecek için vereceğin kararlarda etkili olacaktır.Birlikte geçirdiğiniz süreçteki paylaaşımların artı ise elbette evlenme kararı alabilirsiniz birlikte. sevgilerimle

Yapukay 
 01.12.2007 22:30
Cevap :
Tebrikler... Önemli olan çocuklarımızın özgürce tercihlerini yapabilmeleri ve sağlıklı ilişkilere dayalı evlilik yapıp, mutlu olmalarıdır... Sevgilerimle...  02.12.2007 13:07
 

Sindire sindire iki kere okudum yazınızı. Kendimizce koyduğumuz kuralların işlediğine ne kadarda güveniriz. Hep bizim zamanımızda diyerek başlarız söze. Oysa kırdığımız cevizlerin haddi hesabı yoktur. Nasılda kılıflar uydururuz masumca. Tabiki uyarılarımız olacak yavrularımıza. Ama onları nefessiz bırakmadan lütfen, Nefes almalarını engellemeden. Onlarada şans tanıyarak, yaşamın engebeli yollarını tanımada. Ağzınıza sağlık. Sevgilerimle

Metin Özkaya 
 01.12.2007 17:17
Cevap :
Şunu çok severim ve olabildiğince çeşitli alanda kullanmaya çalışırım: Kuşu avucunuzda çok sıkarsanız ölür, çok gevşek tutarsanız kaçar... Bu arada, yanlışlıkla iki kez kopyalamışım yazıyı, ikincisini de okuma nezaketinize ayrıca teşekkür ederim. Sevgilerimle...  02.12.2007 13:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1319
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster