Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
258
 

Duruşma ve terör

Duruşma ve terör
 

İmralı,terör ve ergenekon duruşması


Ergenekon duruşmasına başlanılması ile beraber içeri alınmayan basının ve dışarıdaki halkın içinde bulunduğu ortam gözler önüne geliverdi. Ellerini yıkayacak çeşme, ihtiyaçlarını giderecek bir tuvaletleri bile yoktu. Yolların değiştirildiği uzatıldığı alt yapının hazırlanmadan binlerce insanın mağdur edildiği bir bozkırda yapılan cezaevi ve kurulan mahkeme belli ki tutuklananların hemen yan taraftaki cezaevine makilerinde zorluk yaşanmaması hesap edilmiş olabilir. Peki sormadan edemiyorum. İstanbul’da bu insanları yargılayabilecek onca mekan varken neden Silivri? Neden insanlara bu eziyet çektiriliyor?

Medya da yayımlanan iddianemeler doğrultusunda sorulacak muhtemel soruların belli olduğu bir mahkeme neden basına kapalı yapılır. Gözlerden kaçırılmak istenen nedir, bunlar hep merak konusudur. İçerde hal böyle iken, caddeler toz duman Türkiye’nin dört bir tarafında terör eylemcileri iş başında ve kundaklamalar, kırılan camlar, yakılan araçlar ve yasal olmayan nümayişler bu mudur yani istikrar iç huzur, gelişme.

Herkesin üzerine düşeni yapması gereken bir zamanda olaylara seyirci kalınmakta müdahale yapılamamaktadır. Müdahale sadece taşlı molotoflu saldırılara su sıkmak değildir. Bu olaylar ne ilktir bu gidişle ne de son olacaktır. Önlemler sadece savunma amaçlı düşünülmekte başka çareler aranmamaktadır. Halk tedirgin ve huzursuzdur. Başbakan üniversite kürsüsünde salon konuşması yaparken göremediği yada görmek istemediği neler olmaktadır. Fıratın ötesinde siyaset yapın diyenler salon köşelerinden öte geçememektedirler. Dışarda esnaf tam başbakanın Diyarbakır da olduğu gün kepenk kapatmıştır. Bu düpedüz devlete hakarettir. Bunda payı olanlar düşünmelidir.

Artık etkin önlemler hakkında fikirlerini söylemeye çalışan vatandaşlar bile, bu ülkede aman ha diyerek susturulmaktadır. Vatandaş huzursuzdur ve bu gidişatın durdurulması gerektiğini bilmekte ve istemektedir. Başbakan da böyle bir atmosferde sanki her şey sütlimanmış gibi İstanbul’un tüp geçidini anlatmakta 2023 te ülkeyi dünyanın ilk 10 ülkesi arasına sokmak hedeflerinde olduklarını söylemek gibi trajikomik bir açıklamada bulunmaktadır. Bu açıklamaların ne yeri ne de zamanıdır.

Ara bir not olarak şunu ifade etmek isterim.Kimi insanların acılara tepkisi farklıdır. Genellikle ağlansa da öyle insanlar vardır ki gülerek tepki verirler acı durumlara. Anlatmak istediğim “ güleriz ağlanacak halimize” durumu da değildir. Başbakanın yaklaşımı ve psikolojisi görmezden gelmek taşın altına elini sokmamak için dikkatleri başka tarafa çekmektir. Yoksa mikrofonun başında ağlamasını bekleyende yoktur zaten.

Kendimi sorgulamamız gereken bir süreçten geçiyoruz. Herkesin üzerine düşen görevi yapması bugünün küçüklerinin yarın bu süreçleri hatırladıklarında nasıl abesle iştigal edildiğinin bizlere söylenmesi, kalan yaşantımızda geçmişte ne kadar zaman kaybettiğimizi bize tokat gibi hatırlatacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1053
Kayıt tarihi
: 07.03.08
 
 

1957 Eskişehir doğumlu, Esk.A.Ü İşletme, İşbankası emeklisi, İstanbul Büyükçekmece de yaşayan, ST..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster