Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
393
 

Dürüst müsünüz?

Dürüst müsünüz?
 

Biri bana “Dürüst müsün?” diye sorsa, kafam karışır. Vallahi ben hemen “Gayet dürüstüm.”diyemem. Ya siz? Diyebilirmisiniz? Ya da dürüstmüsünüz?

Bence toplumda dürüst insan bulmak zor zanaat. Bulamasak da, siz yine de kendinize karşı dürüst olun. Kendi kendinizi kandırmayın. Bakın mutlu olacaksınız. Yalan söylemeyin. Ama bazı yalanlar vardır. Söylenmeden olmaz. Bunlara beyaz yalanlar deniyor. Mesela bir doktor, kötü durumdaki hastasının gözünün içine baka baka, kötü durumda olduğu bile, çok fazla ömrünün olmadığını göre göre, hastanın durumunun çok iyi olduğunu, çok fazla ömrü olduğunu söyler. Hastanın sahiplerine gerçek durumu, söylese de, bunu hastanın kendisinden saklar. Sanki hasta onu anlamaz.

Beyaz yalanlar aslında son derece masum, iyi niyetli yalanlardır. Beyaz yalan söylemezsek kötü durum olacağını düşünürüz.

Başka bir yalan da “Nasılsın?” diyene hemen hemen, her zaman, kötü durumda olsak da “iyiyiz” diye cevap verebiliriz.

Ya da bir arkadaşımız yeni bir elbise giyse yakışmadığını göksek bile “çok yakışmış, açmış seni” deriz.

Başka bir örnek, bir erkeksiniz, bir kızla çıktınız diyelim, hep hesabı erkek ödüyor. Erkek bunu kıza hatırlatsa, kız “sen erkeksin, kız olarak hesabı benim ödememden rahatsız olmazmısın?” demesi ne anlama gelir? Beyaz bir yalan mı gerçek mi?

Bu yalanlara çocuklukda alışıyoruz. Kardeşimiz olsa, “onu leylek getirdi” deriz. Leyleğin işi yok da, kardeşimizi getirecek hem nasıl onu nasıl taşıyacak? Bu yalan ne zaman bir evin damında leylek, görsek o eve o gün bir çocuk geleceği hissi uyandırırdı çocukluğumuzda.

Evde çocuk yemek yemese, doktor, hemşire gelecek, iğne yapacak, yemek yemezse deriz. Hem yalan söyleriz, hem korkuturuz çocuğu.

Tarifelerdeki aşırı zamlar, herkesin canını sıkıyor ya, geçenlerde telekom reklamında, (artık Türk Telekom diyemiyorum, çünkü başında yabancı bir adam var) Cem Yılmaz’a inandım. Mesaj şu idi. “Ev telefondan, iş telefonuna geçilir, karlı çıkılır.” Gittim sordum Telekom bayisine, nedir bu iş telefonu diye, bana bir broşür verdi. İş telefonu diye bir şey yoktu. Şirket hat var, galiba onu diyor, onunda 35 milyon kadar, aylık sabit ücreti var. Bu durumda nasıl karlı çıkılacak diye Cem Yılmaz’a sormak lazım.

Genelde dürüst olmayız. Beyaz yalanları, karşımızdakiyle yok yere çatışmaya girmemek, üzmemek ve sonra da kendimizin de üzülmemesi için söyleriz. Kolaya kaçmaktır bu, belki de biraz da kıvırtmaktır bence. Siz bunları yapmam gerçekten dürüsttüm diyebiliyormusunuz?


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çetere tutarım gün sonlarında;ne kadar dürüst oldum,ne kadar yalancı? Vicdanımı yoklarım; gün içinde ne kadar devrede?Önemli olan farkında olmak ve değişmeyi başarmak bence...

Münevver Saral 
 09.07.2007 22:33
Cevap :
değiştirimek zordur, değişmek daha kolaydır tabiki, ama yapabilirsek  09.07.2007 22:51
 

Efendim felsefem gereği ve iddia ederim ki insanların rengine, ırkına, inancına, partisine, görüşüne bakmam. Yeryüzünde 2 tip insan vardır. Dürüst ve dürüst olmayan. Yaşam bu kadar yalındır. Bir insan ya dürüsttür, ya da değildir. Saygılarımla.

Ömer ÖZDAMAR 
 07.07.2007 23:52
Cevap :
aynen sizin dediğiniz gibi teşekkürler  08.07.2007 5:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 1692
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 2734
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

Tıp alanında doktor olarak çalışmaktayım, beyin cerrahi uzmanıyım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster