Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '11

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1620
 

Düş Kırgınları - Mehmet Eroğlu

Düş Kırgınları - Mehmet Eroğlu
 

Amacım, öldükten sonra onunla konuşabilecek kadar yaşamak! Eğer cesetlerin tırnağı, saçı uzuyorsa bu neden mümkün olmasın? (sf 235) Bu sözleri, kaybettiği sevgilisinin kendisini ne denli sevdiğini algılayıp son pişmanlığı yaşayan Kuzey sarfeder. 

Kuzey ve Şafak arasında yaşanan duygu yoğun anların adını koymaya çalışan bir romandır Düş Kırgınları. Adı aşk olmuş veya sevgi olmuş, kimin umurunda? Önemli olan böylesine derin duyguları yedi rengiyle yaşayabilecek kadar şanslı olmak değil mi? 

En iyi şeyler küçük çıkınlarda taşınırmış!? Ben de küçük birkaç satırda yazar Mehmet Eroğlu'nun dilinden enerjiyi paylaşıyorum: 

Elini tutmadığım, öpmediğim, yatmadığım bir kadını susarcasına beklemek (sf 131) 

Dürüstlüğün aşık olduktan sonra yitirilen bir erdem olduğunu öğrenmek (sf 136) 

Aşk imkansızı istemek değil midir? (sf 142) 

Aşık olmaya hazır olmak ve fırsat çıkınca yazgıya teslim olmak (sf 161) 

Aşk bir erkekle bir kadının birlikte oluşturabilecekleri en görkemli şeydir, ulaşabilecekleri en yüce konum, gidebilecekler en uzak ülke, düşler ülkesi (sf 197) 

Yazarın kaleminden, insanın içini burgaçlayan duygu damlıyor. Satırlarda bekleyiş, yalnızlık, sabır, sarhoşluk, isyan, yakarış, ihanet ve göz yaşı var. İyilik, sadakat, dostluk, gerçeklik, dobralık ve pişmanlık var. İçi yaşam dolu bir gençlik ve kendine sırtını dönen bir orta yaşlılık var. 

Algıda seçiciliğimden mi bilinmez, "keşke" kelimesinde yoğunlaştım! Roman kahramanı orta yaşlı Kuzey "keşke kalbim de ben gibi kocasaydı da bu acıyla kıvranmasaydım" demiş midir? Yoksa çektiği acı ona gizliden zevk mi vermekteydi? Genç ve güzel sevgilisi Şafak zaten birkaç yerde kullandığı tek kelimelik cümlesi "keşke" ile yoğun hisleri ve çaresizliği okuyucunun dimağına zerk etti. Keşke birisi 20 yıl geç doğsaydı, ya da öteki 20 yıl erken!  

Düş Kırgınları duygu yoğun bir roman. Keyifle okudum. Aşk mı, sevgi mi, has sevda mı sorgulamasına karşıyım. Sözkonusu olan böyle yüce ve görkemli duygularsa, adlandırmanın ne önemi olabilir? 

Son tahlilde; her işin başı işte o güzelim duyguymuş! Aşksız, sevgisiz, sevdasız ateş bile beyhude dumanmış! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 2544
Kayıt tarihi
: 25.03.09
 
 

Gündeliğin akışını, yaşanmışı, gezilip görülmüşü veya okunmuşu paylaşmak istiyorum. Eleştirilerin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster